AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Zehir akıyor farkında mısınız?

Tam da "kendim ettim kendim buldum!" dünyasında yaşıyoruz..

Zararlı kimyasalları tamamen hayatımızdan çıkaramayabiliriz. Ama bazılarını da öyle kolay çıkarabiliriz ki, sadece kararlı ve bilinçli davranın yeter.

İşte o zehirlerden bazıları:

Oda kokuları:

Evimiz, arabamız güzel koksun diye gidip çarşıdan bir sanayi ürünü satın almak herkes için sıradan hale geldi. O ürünlerin içinde ne kadar çok toksin olduğunu bilseniz, kokuyla beraber onları da solumak sizi ürkütecek, tiksindirecektir.

Onların yerine kurutulmuş otlar, yapraklar ve meyvelerden bir karışım hazırlayabilir, üzerine de birkaç damla uçucu yağ serpebilirsiniz. Tarçın, gül, lavanta, karanfil, biberiye, adaçayı, turunçgiller bu maksatla kullanılabileceğiniz malzemeler olabilir..

Çamaşır yumuşatıcıları:

Bunlar uzun vadede çamaşırların üzerinde bir tabaka oluşturup çamaşırı sertleştirdiği gibi, içlerinde bol miktarda da sentetik kimyasal koku maddesi bulunur.

Sadece bir kere deneyin bir daha kesinlikle dışarıdan yumuşatıcı almayacağınıza eminiz. Ne mi yapacaksınız? Çamaşırınızı yıkadıktan sonra yumuşatıcı yerine bir çay bardağı kadar elma sirkesi koyun. Makineyi çalıştırın. Sonucu görün!

Bu işlemi bulaşık makinesinin parlatıcı kısmında da uygulayabilirsiniz.. Pırıl pırıl olur her şey..

Tekstil ürünleri:

Biz kolay kolay leke tutmayan, ütü istemeyen tekstil ürünlerine “dertsiz” diyeduralım.. Onlar aslında dertsiz olmaktan bir hayli uzak. Onlara bu özelliklerini veren, tabii ki sentetik malzemelerden yapılmış veya zararlı kimyasallardan oluşan bir tabakayla kaplanmış olmaları. Almayın.. Kullanmayın.

“Konvansiyonel” elma ve şeftali:

Ne saçmalık! Olması gerekene “organik”, olmaması gerekeneyse “konvansiyonel” dememiz ne yaman çelişki! Elma ve şeftali, üzerinde en fazla pestisit kullanılan meyvelerden. Ya almayın, ya da üzerlerini kazıyın, soyun öyle tüketin. Kurtlu filan bile olsa organik olanını satın alarak bile vücudumuza giren böcek ilacı miktarını bir hayli azaltabiliriz.

Naftalin:

Evet, hep ninelerimizin yöntemlerini övüyoruz, ama onların da yanlış yaptıkları şeyler var. Anneanne/babaanne evlerine kendine has kokusunu veren en önemli maddelerden biri naftalin değil mi? Güveyle savaşmak için kullanılan naftalinin içinde kansere yol açan kimyasallar var. Pire için yorgan yakmak gibi bir şey yani bu.

Halbuki sedir ağacı yongaları veya lavanta kesecikleri de aynı işi görüyor. Yonga keseciklerine lavanta yağı da damlatabilirsiniz. Hatta kışlıkları bildiğimiz kalıp beyaz sabunla kaldırmak da iyi sonuçlar veriyor.

Parfümler:

O albenili şişelerin içinde yüzlerce sentetik koku maddesi bulunuyor. Bunlar cildi ve solunum yollarını tahriş edebiliyor, üreme sorunlarına bile yol açabiliyor. Uygun bir sabit yağın içine damlatılmış birkaç damla uçucu yağla, kimsede olmayan bir parfüme sahip olabilirsiniz.

 

Yorumlara Git

Barış Yarkadaş'tan Özgür Özel'e yaylım ateşi! "Kendi vekilleri bile iddialarına itibar etmedi!"

ABD ve NATO arasında büyük çatlak! Trump'tan zehir zemberek sözler

Bilal Erdoğan'dan korkutan sözler

Hakan Fidan’dan Kanada ile ortak deklarasyon! "Gazze durmadan Orta Doğu’da huzur hayal!"

Bakan Kacır'dan Rize'de "Teknoloji" muştusu! "Neyi esirgedilerse daha iyisini yaptık, yerli ve milli devrim bitmeyecek!"