Kadın - Aile
Hamile, dişçiden ilk ve son 3 ay uzak durmalı
Hamileler ilk 3 ay etkili diş tedavisinden kaçınmalı.. Tedaviler 2. üç aya; yani 4-5-6. aylara ertelenmelidir. Son 3 ay da oldukça önemlidir, acil olmayan tedaviler doğum sonrasına bırakılmalıdır.
Bebeğin diş gelişimi de anne karnında başlar. Hamilelikte bebeğin diş gelişimi 5. ve 6. haftalarda başlamaktadır. Bu dönemde anne hem kendi sağlığı hem de bebeğinin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmelidir.
Kalsiyum kaynaklarının doğru oranda tüketilmesi gibi bazı kurallara dikkat etmek, ağız ve diş problemlerinin önüne geçerek sağlıklı bir doğum sürecine katkıda bulunuyor.
Bazıları hamilelik döneminde diş ve diş eti sorunları ile karşılaşmakta ve bunu da genellikle hamilelik sürecine yormaktadırlar. Halbuki bu dönemde dikkat edilecek bazı noktalar ile ağız ve diş sağlığını korumak mümkün..
Bunların başında da anne adayının kalsiyum kaynaklarını doğru tüketmesi yer almaktadır.
Ağız ve diş sağlığı açısından tüm hamilelik döneminde A-C-D vitaminleri, fosfor ve kalsiyumdan zengin temel yiyecekler olan meyve ve sebzeler, tahıl, süt ve mandıra ürünleri, et, balık ve yumurta dengeli olarak alınmalı..
Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200-1500 mg kalsiyum alması gerekiyor.
Anne adayları bu dönemde süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyum bakımından zengin gıdalar tüketmelidir.
Hamilenin tükürük asidi artar dişi çürütür
Hamilelik döneminde tükürükteki asit miktarı artmakta ve dişler çürümeye yatkın hale gelmektedir. İlk aylarda görülebilen kusma sonrasında, gebelerin ağız hijyenine dikkat etmemesi de çürük riskini arttırmaktadır. Bunun için diş etlerinde sorun olan anne adayları ağız hijyenine mutlaka dikkat etmelidir aksi takdirde hormonal değişime bağlı olarak dişeti sorunları artar. Dişetleri kanayan anne adayları ise dişlerini fırçalamaktan kaçınabilir. Bu durum, dişlerde daha fazla bakteri birikmesine, dişetlerinde şişliğe, kızarıklığa ve daha çok kanamaya sebep olur.
Şunlara dikkat
Tatlı yedikten belirli bir süre sonra dişler fırçalanmalı.
Kusma durumlarından sonra ağız bakımı yapılmalı, en azından ağız çalkalanmalı..
‘’Diş etlerim kanıyor’’ düşüncesiyle dişleri fırçalamadan kaçınılmamalıdır.
Günde en az iki kez diş fırçalama, diş ipi kullanma ile etkili diş bakımı yapılmalı ve plak birikimine engel olunmalı..
Hamilelere uygun ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.
Kalsiyum alımına özen gösterilmeli..
Zorunluluk yoksa röntgen çekim işlemleri doğum sonrasına ertelenmeli..
Ağrı kesici ya da antibiyotik kullanımı doktor önerisi alınarak yapılmalı..
Kalsiyum depoları
Kalsiyum ihtiyacı her gün yiyecek ve içeceklerle doğal yollardan karşılanmalıdır. Kalsiyum haplarını yutmaktan daha akılcı ve etkilidir. Bu hapların çoğu “kalsiyum karbonat” içeriyor, size karbonat değil kalsiyum gerekli..
Peynirlerin her çeşidi tam bir kalsiyum deposu.. Yoğurt da tıpkı peynir gibi en güçlü kalsiyum kaynaklarından biri. Bir su bardağı yoğurt ortalama 300-350 mg kalsiyum içerebiliyor.
Ayran, hem sağlıklı, hem de kalsiyum zenginidir. Hiçbir içecek ayran kadar bol kalsiyum içermemektedir.
Yatarken bir bardak süt için, kahvaltıda da bir bardak süt..
Somon ve sardunya balıklarının güçlü birer kalsiyum kaynağı olduğu biliniyor. Kılçığıyla birlikte tüketilebilen hamsi de öyle..
Özellikle yeşil ve posası bol sebzelerde, en çok da lahana, karnabahar, ıspanak ve pazıda kalsiyum bulunuyor.
Kalsiyumdan en zengin meyvelerin başında da incir var. Tabii ki bir tanesinin bile neredeyse 10 gram fruktoz ve de 40-50 kalori içerdiğini unutmamanız günde 1-2 incirle yetinmeyi bilmeniz gerek.
Badem, yer fıstığı, antepfıstığı, fındık, cevizle kıyaslandığında kalsiyum bakımından birincidir. Badem, mükemmel bir posa, bitkisel protein ve magnezyum kaynağıdır.