Yerel
Müzeler şehri Gaziantep
Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen Gaziantep; şehrin kimliğini yansıtan müzelerle, müzeler kenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Türkiye’de ve hatta Dünya’da keşfedilmesi gereken şehirler listesinde ilk sıralarda yerini alan Gaziantep, turistlerin vazgeçilmez uğrak yeri oldu. Yurt içinden ve yurt dışından gelen turistlere kaldığı süre içerisinde şehrin kimliğini yansıtan müzelerle, kentin tarihini ve kültürünü anlatan şehir, müzeler kenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Kentin en canlı noktaları
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, müzeleri klasik müzecilik anlayışından çok, yaşayan müze anlayışını benimsedi, çeşitli etkinlikler düzenleyerek vatandaşların ilgini çekmeyi başardı. Büyükşehir Belediyesine bağlı Kendirli Gazi Kültür Merkezi, Hamam Müzesi, Bayazhan Kent Müzesi, Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep Kalesi ve Kahramanlık Panorama Müzesi, Atatürk Anı Müzesi, Oyun ve Oyuncak Müzesi, Ali İhsan Göğüş Müzesi ve Gaziantep Araştırmaları Merkezi ile 15 Temmuz Demokrasi Müzesi, kentin en canlı noktası oldu.
İlk 4 ayda 400 bin ziyaretçi
2017 yılında 800 bin kişi tarafından ziyaret edilen müzeler, 2018 yılının ocak, şubat, mart ve nisan aylarını kapsayan 4 aylık döneminde, bu sayının üçte birine yaklaştı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yönetiminde her geçen yıl, hedef büyüten Müzeler Kenti; Gaziantep, şimdiden 2018 yılının ilk dört ayında yaklaşık 400 bin ziyaretçi sayısına ulaştı.
Gaziantep Kahramanlık ve Panorama Müzesi’nde Gaziantep’in mili mücadele dönemi anlatıldı. Hamam Müzesi, Gaziantep’in hamam kültürünü tanıtırken, kentin yöresel mutfağının ve mutfak eşyalarının gösterildiği Emine Göğüş Mutfak Müzesi dikkati çekiyor.
Şehrin kültürünü anlatıyor
Dünya’nın birçok ülkesinden 1700-1970’li yıllara ait oyuncakların sergilendiği, Türkiye’deki oyuncak müzeleri içinde Dünya Çocukları Galerisi’nin bulunduğu mağaralı tek Oyun ve Oyuncak Müzesi, küçük büyük herkesin ilgisini uyandırdı. Türkiye’nin ilk Turizm ve Tanıtma Bakanı Ali İhsan Göğüş’ün kişisel eşyalarının bulunduğu Ali İhsan Göğüş Müzesi ve Gaziantep Araştırmaları Merkezi, özellikle yurt dışından gelen turistlerin ilgi odağı oldu. Şehrin kültürünü anlatan Bayazhan Kent Müzesi ile Bey Mahallesi nüfusuna kayıtlı Atatürk ve Cumhuriyet dönemindeki kenti tasvir eden, Atatürk Anı Müzesi yakın tarihe ışık tuttu.
“Müzede ders var”
“Yaşayan müze” bakışını müzelere yansıtan Büyükşehir, Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde her yaş grubuna uygun atölyeler açtı. Oyun Atölyesi, Oyuncak Atölyesi, Çömçe Gelin Atölyesi ve seyirlik oyunlarla eski masalların anlatıldığı masal atölyeleri dikkati çekti. Gaziantep Atatürk Anı Müzesi’nde “Müzede Ders Var” etkinlikleri, Hamam Müzesi’nde Geleneksel Damat Hamamı günleri, Emine Göğüş Mutfak Müzesi’nde ziyaretçilere özel yemek ikramlarıyla müzeler, yaşayan müzeye dönüştürüldü.
Dünyanın ilk açık hava müzesi: Yesemek
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce, Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesinin Dünya Mirası Geçici Listesine eklenmesi amacıyla hazırlanan başvuru dosyası, 13 Nisan 2012 tarihi itibariyle listeye eklendi. Gaziantep’in tarihi değeri, değerine değer kattı. Yesemek tarihte ilk defa 1890 tarihinde, Zincirli’de Alman Doğu Araştırmaları Kurumu adına kazı yapan Felix Von Luschan tarafından keşfedildi, bilim dünyasına tanıtıldı. Buradaki sistemli araştırma ve kazı çalışmaları 1957-1961 yıllarında Prof. Bahadır Alkım başkanlığındaki ekip tarafından yürütüldü, 200’e yakın heykel taslağı çıkartıldı. Arkeolog İlhan Temizsoy tarafından yapılan arkeolojik kazılarda toprak altında kalan heykellerin gün ışığına çıkarılmasıyla 300 adet yontu ve heykel taslağına ulaşıldı, söz konusu alan, Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından çevre düzenlemesi yapılarak Açık Hava Müzesi haline getirildi.