Kadın - Aile
'Depresyon'la depresif hissetme' farklı şeyler
Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa, 2020 yılında dünyanın en büyük sağlık sorununun depresyon olacağını belirtiyor.
Depresyon ve depresif hissetme arasında hayli fark var. "Modern Yaşam" denilen illet insanlara ve özellikle hanımlara ruhî açıdan hayatı zehir ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa, 2020 yılında dünyanın en büyük sağlık sorununun depresyon olacağını belirtiyor.
İnsanların çoğu, bazı takıntılı düşüncelerinden veya davranışlarından bahsedebilir. Bu durum bir hastalık düzeyinde olmasa da birçok insanın karar verme mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor.
Bu kişilerin bir kısmı, çocukluklarından itibaren psikiyatrik bozukluk yaşamış olan grubun içindedir. Ancak bu, herkesin mutlaka hasta olacağını göstermez.
Aynı şekilde depresif hissetme ile depresyon oldukça farklıdır.
Depresyon
Hayattan zevk almama, gelecek umudunun kaybolması, enerjinin azalması, uykunun bozulması gibi sorunlar 2 haftadan uzun sürerse, kişinin işyeri ve evdeki işlerini yapamayacak hale gelmesinin depresyon yönünde araştırılması gerekir.
DEPRESİF HİSSETME
Depresif hissetme ise, gün içinde birkaç saat sürer veya olumsuz bir olaydan sonra ortaya çıkar yani kısa sürelidir. Öte yandan depresyon, serotonin eksikliği olarak bilinse de son zamanda depresyonun eksikliğe bağlı değil serotonin fazlalığı olduğuna dair bilimsel yayınlar çıkmakta..
İLAÇ TEDAVİSİNİN BAŞARI ORANI DÜŞÜK
Depresyon ve şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklarda, ilaç tedavisinden elde edilen sonuçların başarı oranı maalesef çok düşük. Buna rağmen hanımlar durmadan hekim tavsiyesine de aldırmadan konu komşu, arkadaş duyumlarıyla ilaç almakta.
Psikiyatrik hastalıklardan depresyon ve şizofreni gibi hastalıkların yüzde 35'i ilaçlardan yarar görünce ilaçsız tedavi yöntemleri ile ilgili çalışmalar arttı.
İLLA HASTANE Mİ?
"Sağlık Bakanlığı tarafından 2011-2023 tarihlerini kapsayan "Ruh Sağlığı Eylem Planı" hazırlandı.
Türkiye'de Mart 2011 itibarıyla aktif olarak çalışan bin 625 ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunuyor. Psikiyatrik hastalara ayrılan yatak sayısı toplam 7 bin 356.
Bütün mesele hasta olup hastanelere düşmemekte. Önleyici tedbirler almakta. Bunun için özellikle ailede eşlerin birbirlerine yardımcı olması gerekiyor. Anlayışlı, gerginlikten uzak, hoşgörülü, karşılıklı konuşarak sorunlarının üstesinden gelebilen aileler bu tür tehlikeden uzaklaşıyor.
"ULAN AKŞAMA KADAR.."
Fakat büyük şehirlerde iş hayatının gerginlikleri ne kadar çaba sarf edilse de eve yansıyor. Eğer her iki eş de dışarıda çalışıyor, eve yorgun argın dönüyor ve işlerindeki sorunu gergin bir şekilde yuvalarına taşıyorsa, bu defa kendi aralarında kavgalar patlak veriyor.
Hiç değilse, hanımların iş hayatından çekilerek, evde eşini güler yüzle beklemesi ve onun gerginliğini azaltacak huzurlu bir yuva ortamı sunması tarafları depresyondan kurtaracak en etkili çözüm.
Tabii bu arada kocanın da "Ulan akşama kadar eşşek gibi çalışıyoruz. Sen ise evde akşama kadar uzanıp yatıyorsun!" diye başlayan çirkin, hor görücü, eşini aşağılayıcı üsluptan uzak durması şart!