Kadın - Aile
Kelimeleri değiştirin hayatınız değişsin
Olmasını istemediğiniz şeyleri, dualarınızda ve dileklerinizde de anmayın. İstemediğiniz şeyleri sıralamayın.
"Ben hasta olmak istemiyorum" yerine,
"Ben sağlıklıyım."
"Yaşlanmak istemiyorum" yerine,
"Şükürler olsun, elim ayağım tutuyor; güçlüyüm, dinçim!" deyin.
"Yaşlanmak istemiyorum" diyen insanların oradaki odağı yaşlanmaktır. Sonucunda yaşlanmak kaçınılmazdır.
Beyin, olumsuz her sözü de gerçek olarak algılar. Hatta mesela siz "unutma" dediğinizde onu "unut" olarak algılar.
Olumsuzun yerine "aklımda bulunsun" demek daha doğrudur.
Birisine "panik yapma" dediğinizde daha fazla panikler. Bunun yerine "sakin ol" demek daha uygundur.
Yani ne yapmak istemediğimizi değil, istediğimizi söylemeliyiz!
Birisi size "hasta gibi görünüyorsun" dediğinde eğer siz buna inanır ve onaylarsanız bu beyninizi olumsuza şartlar ve çok fazla sürmeden hasta olabilirsiniz!
Hastalık demişken bazı insanlar var, hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkan...
"Benim şekerim var!"
"Benim tansiyonum var!"
Bu kadar sahip çıkarsanız o hastalık da sizi hayatta bırakmaz! Çünkü dille sahiplenilen her cümleyi bilinçaltı da sahiplenir ve emir kabul eder.
Bazıları tuhaf bir psikolojiyle mazlumu oynamayı sever ve bundan hoşlanır. Çünkü o "hastayım" diye sızlandıkça çevresinden ilgi görüyordur.
Bu yanlış ona pahalıya patlar!
Eskilerin çok söylediği bir söz vardır.
"Bir şeyi kırk kere söylersen olur"
Doğrudur. Çünkü dil neyi çok söylerse bilinçaltı onu gerçek kabul eder, beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer.
Olumlu konuşmak ve düşünmek işte bu yüzden çok önemli..
Dr. Andrew Newberg şöyle diyor:
"Olumlu kelimelere odaklanarak ve bunları yansıtarak genel sağlığınızı iyileştirebilir ve beynimizin işlevselliğini artırabiliriz. Kelimelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin."
Sözlerinizle birlikte davranışlarınız da değiştiğinde siz değişmeye başlarsınız. Hayatınız olumlu yönde değişir.
Bazı kadınların kuruntuları
Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt, kadınların iç kuruntuları ile kendi kendilerini sabote ettiklerini belirtiyor:
Diğerlerinden farklıyım, onlar daha akıllı.
Ben zaten her zaman geriden giderim.
Güzel değilim.
Keşke bu kadar aptal bir kadın olsaydım.
Ben beceriksizin tekiyim.
Hafızam pek iyi değildir.
İsimleri aklımda tutamam.
Benden bir şey olmaz.
Sinirliyim, dengesizim.
Korkağın tekiyim...
Çocukluktan itibaren kendi kendimize yaptığımız olumsuz iç konuşmalar zaman içinde otomatikleşir. Psikolog Yeşilyurt, kendi içimizde gerçekleşen bu olumsuz iç konuşmaları değiştirmenin mümkün olduğunu söylüyor.
İçimizdeki kinden, nefretten, intikam duygusundan yükselen eksi elektrik, beynimiz kadar dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor.
Yaratılan her şey karşılıklı etkileşim halindedir; tıpkı zihinle beden gibi.
Zihindeki olumlu duygular, vücutta mutluluk hormonu salgılatır. Bu sayede kişinin ruhsal ve fiziksel sıkıntıları azalır. Araştırmalarda ağrının az şiddetli olmasını bekleyenlerin ağrıyı az hissettiğini gösteriyor.