AKİT MENÜ

Kadın - Aile

El-ayak-ağız hastalığı

Hem hava değişimleri hem de okulların açık olması çocukların daha fazla bir arada bulunması, bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkarıyor.

El-ayak-ağız hastalığı 2-10 yaş arasındaki bebek ve çocuklarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Coxsackie adı verilen virüsün yol açtığı belirtilen hastalık, suçiçeğine benzer belirtiler sergilemesi nedeniyle anneler tarafından sıkça karıştırılmaktadır.

El-ayak-ağız hastalığının en belirgin belirtileri; ağız içerisinde, el ve ayakta ve popo bölgesinde oluşan içleri su dolu kabarcıkların oluşmasıdır. Yüksek ateş, iştahsızlık, boğaz ve karın ağrısı, vücutta döküntü gibi belirtilerle kendini gösteren hastalıktan korunmak için gereken tedbirleri almak büyük önem taşıyor.

GEÇMEYEN ATEŞE DİKKAT!

El–ayak-ağız hastalığında, kişinin bağışıklık sistemine göre hastalığın seyri değişkenlik gösterir.

Yüksek ateş, bademcikte kızarıklık, ağız içinde aft ve ciltte döküntü halinde kendini gösteren el-ayak-ağız hastalığı, çocukların el, ayak ve bileklerinin neredeyse tamamını kırmızıya boyamaktadır.

1-2 günlük ateşli dönemi takiben ya da ateşle beraber; el ve ayak içleri, ayak tabanları, bez bölgesi, gövdede ayrıca ağız içinde ortaya çıkan ağrılı ve kaşıntılı olabilen içi sıvı dolu kırmızı döküntüler görülür.

Pütür pütür olarak tanımlanan bu kırmızı döküntüler, kasıklarda, kalçada, dizlerin arkasında ve genital bölgede de görülebilir.

Döküntüler ve ateş, 5-6 gün sürebilir ve 38° ila 40° arasında değişkenlik gösterebilir. Ağız içinde oluşan aftlar sebebiyle yutma güçlüğü ve beslenme isteksizliğiyle sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Döküntüler kaşıntılı ve ağrı verici olabilir.

El Ayak Tırnaklarında Dökülme Görülebilir

Söz konusu döküntüler tırnaklarda da görülebildiği ve tırnakların genellikle düşmeyeceği belirtilirken, bazı bebek ve çocukların el ve ayak tırnaklarında dökülme olabilir.

Bir ila üç gün süren çok yüksek ateş, burun akıntısı, halsizlik, öksürük, ishal ve kusma sonrasında hastalık belirtileri 1 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşerek iz bırakmadan kaybolacağı ifade edilirken, döküntülerin mikrop kapması durumunda iz bırakabilir.

Yeterli miktarda sıvı alımına dikkat edilmeli

Hastaların çoğu kendiliğinden iyileşme gösterirken, beslenme güçlüğü ve ateşin geçmediği hastalarda yatarak sıvı tedavisi gerekebilir.

Özellikle uygulanan bir tedavisi olmayan ve kendi kendini sınırlayan hastalık, 1 hafta kadar süreyle bulaşıcılığını sürdürür.

Bu hastalıkta ateş ve ağrı giderici olarak parasetamol ve ibuprofen içeren şuruplar önerilir.

Döküntüler kaşıntılı ise, kaşıntı giderici losyonlar fayda edebilir.

Ilık sabunlu suyla yıkanmanın zararı yoktur.

Yutma güçlüğü olan çocukların muhallebi, yoğurt, çorba gibi ılık ve yumuşak besinlerle beslenmesi ve yeterli miktarda sıvı alımının sağlanması için bol bol su içmeleri gerekir.

HASTALIKTAN KORUNMAK İÇİN DİKKAT EDİN

El-ayak-ağız hastalığına karşı en etkili yöntem hijyen kurallarına dikkat edilmesidir. Alınması gereken önlemler şöyle sıralanabilir:

Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durun.

Özelikle 1 hafta boyunca kreş – anaokulu ve benzeri kalabalık ortamlardan çocuğu uzak tutun.

Çocukların ortak oyuncaklarla oynadıkları alanların düzenli şekilde dezenfekte edilmesine özen gösterin.

Çocukların ellerini düzgün şekilde yıkadıklarından emin olun.

Bebeklerin bezini değiştirdikten sonra ellerinizi yıkayın.

Tabak, bardak, çatal, kaşık, havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanımından kaçının.

Hastalarla öpüşme ve sarılma gibi yakın temasta bulunmayın.

Asla antibiyotik vermeyin çocuğa banyo yaptırmayın

El-ayak-ağız hastalığı tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.

Hastalığın virüs yoluyla bulaşması sebebiyle ANTİBİYOTİK KULLANILMAZ. Annelerin unutmamaları gereken önemli konu hastalığın tedavisinde kullanılacak ilaçların mutlaka doktor tarafından verilecek olduğudur. Doktor dışında hiç kimseden antibiyotik ve benzeri ilaçlar almamalı, kullanmamalısınız. Hastalığın tekrarlanma ihtimali vardır ve çocuklardan büyüklere de bulaşabilir. Gebelere bulaşması, riskli olur.

Uzmanlar, döküntülerin oluşmaya başladığı ilk 3-4 gün içerisinde çocuğun özellikle lifli bezlerle yaralarına temas edilerek yıkanmaması gerektiğini belirtiyor. Hastalık süresince banyo yaptırmak yerine, temiz bir şekilde yaralara dokunmadan su dökerek temizliği yapılmalıdır.

Yorumlara Git

Nükleer için kolları sıvadılar: Türkiye'yle birlikte çalışmak istiyoruz

Tahran’da "Besic" depremi! Komutan Gulam Rıza Süleymani füzelerin hedefi oldu!

Kuşadası'nda "rüşvet" depremi! Belediye Başkanı Ömer Güncel görevden uzaklaştırıldı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye tepki: Füzeler uçuşurken beyefendilerin uğraştığı şey...

Hürmüz’de trafik çöktü! 3 günde sadece 15 gemi geçti