Kadın - Aile
Antibiyotikleri leblebi gibi tüketmeyin!
Florokinolon türevi antibiyotikler hala Türkiye'de yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Kinolon grubu antibiyotikler uykusuzluk, huzursuzluk, havale hatta psikoz gibi yan etkilere sebep olabiliyor. Hamileler, epilepsi hastaları, merkezi sinir sistemi lezyonları, iltihabı olanlar, felç geçirmiş hastalara, atlet ve sporculara verilmemeli. Onlar da kullanmamalı..
LEBLEBİ GİBİ KULLANILIYOR
Prostat iltihabı, böbrek iltihabı, idrar yolları enfeksiyonları, zatürre, bronşit gibi solunum yolları enfeksiyonlarında, mide bağırsak ve yumuşak doku enfeksiyonlarında kullanılan florokinolon türevi antibiyotikler hâlâ Türkiye'de yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Sağlık Bakanlığı'nın reçetesiz antibiyotik satılmasını engelleyen uygulamasının ardından gereksiz antibiyotik kullanımının %20 azalsa da florokinolonlar leblebi gibi kullanılıyor.
Antibiyotikler en çok solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır fakat bunların %90'a yakını virüslerin yol açtığı enfeksiyonlardır.
VİRÜSE ÇARE DEĞİL
Virüs sonucu oluşan hastalıklarda antibiyotik kullanımının bir faydası yok. Ayrıca florokinolon grubu antibiyotikler, gereksiz kullanıldığında dirençli bakterilerin de oluşmasında etken antibiyotikler. UYKUSUZLUK, HAVALE VE PSİKOZA SEBEP OLABİLİR.
Kinolonların yan etkileri özellikle tendon, kas, eklem, sinir ve santral sinir sistemiyle ilgili ve bunlar kalıcı da olabiliyor.
Risk 60 yaşın üzerinde olanlarda, erkeklerde, önceden bir eklem hastalığı olanlarda, aktif kişilerde ve kortizon kullananlarda daha fazla..
Uykusuzluk, huzursuzluk ve ender de olsa havale ve psikoza yol açabilir.
Bulantı, kusma ve ishal gibi mide-bağırsak belirtileriyle, baş ağrısı ve uykusuzluğa da sebep olabilir.
Diyabetli hastalarda kan şekerinde tehlikeli iniş ve çıkışlara, ritim bozukluklarına yol açabilir.
Sadece kinolonlar değil tüm antibiyotikler bağırsaklardaki bakteri dengesini bozarak başta obezite, diyabet, kanserler ve kalp hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın temel sebebi olan enflamasyonun oluşumunda da rol oynuyor.