AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Çocuk mu bağımlı yoksa siz mi, hiç düşündünüz mü?

Sakın ömür boyu yaşanacak bir travmayı siz tetikliyor olmayasınız...


Anneler çocuklarını kendisinin birer uzantısı gibi görür. Onları biz doğurduk, bizim eserimiz olmalı… Bizim gibi düşünmeli, bizim gibi hissetmeli… “Bağımsız, özgüven sahibi bir çocuk olsun” deriz, bireyselliğini destekler gibi görünürüz ama farklılaşmaya çalıştığında hemen tepki gösteririz.

Onlar için her zaman en doğrusunu biz biliriz sanırız, “onun iyiliği için” deriz.

Benden daha iyi kimse bakamaz çocuğuma diye düşünürüz… Babalardan hiç çocuğuyla ilgilenmiyor diye hep şikayet ederiz ama babalara bebeği iki saat emanet edemeyiz.

Hatta bazen abartıp “çocuğum en çok beni sevsin” isteriz.

Anneler niye böyle davranıyor?

Bütün bunların altında yatan asıl sebep, çocuklarının ondan kopuşunun getirdiği dayanılmaz acı ve buna bir şekilde karşı koyma isteği..

Bebeğimiz başkasının kucağında olduğunda içimiz bir “cızz” eder.. şöyle boğazımızdan karnımıza doğru inen tanımlayamadığımız bir duygu…

“Hayır, elimi bırak, ben kendim merdivenden ineceğim” dediğinde aynı cızz…

O yıl okulun ilk günü için artık anne-babanın gelmesini istemediğinde aynı cızz…

Sokağa çıkmak istediğini söylediğinde de…

Hatta büyür dışarıya okumaya gitmek istediğinde de aynı cızz…

Oysa anne çocuğun kendisinden ayrılması için önce kendisinin buna izin vermesi gerektiğini anlamalıdır. Ayrılamayan çocuk söz konusu olduğunda, anne çocuktan ayrılamıyor demektir.

Annelerin kabul etmesi ne kadar zor olsa da bu tartışmasız bir gerçek. Eğer annede bu farkındalık oluşursa problemin büyük bir kısmı hallolmuş demektir.

Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren anneye (annenin yokluğunda kendisine bakan kişiye) bağlanmaya başlarlar. Bebek ihtiyaçları karşılandıkça yavaş yavaş kendisini güvende hissetmeye ve kendisini anlayan, ihtiyaçlarını karşılayabilen anneye sağlıklı bir şekilde bağlanmaya başlar.

Anneyle güvenli bağlanma ve sağlıklı ilişki bütün yapı taşlarıyla oluşamadığında (çeşitli faktörler dolayısıyla-annenin depresyonu, bebeğini ve anneliğini tam olarak kabul edememesi, bebeğin ihtiyaçlarına cevap verememesi, vs..) çocukta temel güven duygusunun oluşması zor olur. Dünyayı tahmin edilemez, belirsiz, güvensiz ve tehlikelerle dolu bir yer olarak görür.

Anne yanında değilken çocuk kendisini çırılçıplak tehlikede hisseder.

Anne çocuktan uzak kaldığında çok kaygılı olduğu için çocuk bunu elbette ki hisseder; en çok da ayrılık saniyesinde.. Demek ki korkacak bir şey var diyerek anneden ayrı kalmak her anlamda kendisini huzursuz eder. Çocuk anneden kopamadıkça anne daha çok kaygılanır, çocuk bu duyguyu hisseder daha çok kaygılanır. Bu kısır döngü şeklinde devam eder.

Bazı anneler hem “çocuğuma en iyi ben bakabilirim, benden başka kimse bakamaz” diye yanlarından ayırmazlar ve çocuğu kendilerine bağımlı yaparlar; hem de zaman zaman bu bağımlılık onlara da çok fazla gelir, “yeter artık” diye çocuğu itmeye başlayabilirler.

Bu itme davranışıyla ilgili bir suçluluk duygusu yaşamaya başlar. Bu sefer de çocuğun sevgisini kaybetme korkusuyla onun her dediğini yapar olur. Böylece çocuk sınırlarını yitirmeye başlar ve bir duygu karmaşasına kapılır. Annesi kendisini istiyor mu, istemiyor mu; seviyor mu sevmiyor mu tam olarak anlayamaz.

Bu da çocuğu anneye daha da bağımlı yapar.

Annelere Öneriler

• En baştan itibaren ufak ayrılıklara alışmak gerekir.

• Bebeğin ilk yoğun bakım ayları geçtikten sonra anne yavaş yavaş bebeğini başkalarına emanet etmeye başlamalı ve başkalarına güvenmeyi öğrenmeye çalışmalıdır.

• Ayrılma korkusu oluşmuş çocuklarla belki yarım saatlik minik ayrılıklarla başlanabilir. Çocuğun annenin rahat bir şekilde gülümseyerek çıkıp gittiğini ve daha sonra geri geldiğini defalarca tecrübe etmesi gerekebilir..

 

Yorumlara Git

Zelenskiy, Trump'ın gözüne girmek için çabalıyor! Dronlara karşı yöntemlerini övdü

İran kilit ismin öldürüldüğünü doğruladı

Siyonistler mazlumları yerlerinden ediyor! Yeni karar aldılar

İşte Türkiye'den İsrail'in uykusunu kaçıran haber

Bakan Güler'den "Terörsüz Türkiye" mesajı: "Şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyeceğiz!"