Kadın - Aile
Evlilikte muhabbet çok önemli
Eşler arasında böyle rutin konuşmalar, yuvanın duvarlarının nem almaya başladığının işaretidir.
Bu iletişim tarzı "eşinin sürekli aynı cevabı verdiğini ve ona hiçbir şey anlatmadığını" söyleyen eşlerin sızlanmasına yol açar.
Arkadaşlar arasında telefon mesajlaşmalarında bile bundan fazlası var. İmojiler, gülüyor, ağlıyor, kızıyor; binbir ruh halini anlatıyor. Tek kelimelik cevapların altını dolduruyor.
Sizde bu bile yok! Birbirinize karşı hep aynı surat!
Kardeşim siz galiba bezmişsiniz birbirinizden, aklınızı başınıza toplayın; yuva çöktü çökebilir..
Bir süre sonra o basit soruları ve basit cevapları da yitirirsiniz.
KONUŞAMAYAN EŞLER EVİ ZİNDAN EDER
Evlilik, eskilerin pek sevdiği tabirle "yâr ile muhabbet"le eskimezliğe kavuşur. Şarkısı bile vardır. Kimi sanatkârlar yıldızlı gecelerde, yâr ile muhabbete doyamadığını bestelere söyletmiştir. Yıldızlı gökyüzü olmadığında bile "iki oda bakla sofa, fakirhane"yi, nice varsılların malikanelerinden daha muhteşem yuvaya dönüştüren eşler arası "muhabbet" erkeği, işten biran önce eve koşmaya, kadını ise özlemle kapı-baca adamını yolunu gözlemeye yöneltir. Konuşamayan eşler, evi, hayatı birbirine zindan eder.
SESİNİZİN TINISI BİLE ÇOK ÖNEMLİ
Konuşmak, öncelikle karşılıklı gözlerinin içi gülen deriz ya hani işte öyle tebessüm eden bir yüzler gerektirir. Seste şefkat vardır; yumuşak, içten, özlemli.
Konuşmak, lafla itişmek değildir. Çok bilmişlik taslamak değildir. Aman altta kalmayayım, çabasıyla laf yetiştirmek, kişiyi bilen yapmak yerine "ahmak" durumuna düşürebilir. "Bilmediğini bilen" bilenin olgunluğu nice diplomalıda yoktur. Hatta en iyi diploma "bilmediğini bilme"nin diplomasıdır. İnsanı insan eder.
Yazık ki evlenmiş olmak için evlenen eşler, buna baştan dikkat etmiyor; boya posa, ele ayağa bakıp güzellikten yola çıkarak evleniveriyorlar. "Kervan yolda düzelir" sanıyorlar. Elbette evlilikte keramet vardır ama, temelinin taşları iyi seçilir, iyi atılırsa!
Unutmamak gerekiyor. Eşin ses tınısı bile sizin içinizi okşamalı. O ses kulağınıza kaba ve hoyrat geliyorsa; dile getirdiği en güzel kelimeleri dahi bir süre sonra kafanıza vurulan tokmak gibi algılayabilirsiniz.
Size burada bir ipucu verelim:
Herhangi bir annenin, henüz emekleme çağındaki yavrusuyla konuşurken çıkardığı sesin tınısına, şefkat, merhamet, koruyuculuk dolu, kalbinin derinlerindeki sevgiyle donanmış olarak gelen fısıltılarına dikkat edin.
İşte o konuşma tarzı, o ses tınısı evlilikte karı koca arasında da varsa; hiçbir kötü, olumsuz sebep o yuvayı yıkamaz.
Parasızlık, işsizlik, hastalık, akla hayale gelmedik kaza, felâket.. Hiçbiri!..