Kadın - Aile
Renk körlüğü kadınlarda çok az
Renk görme bozukluklarının birçoğu doğuştan...
Renk körlüğünü mutlaka hepimiz duymuşuzdur. Renklerin bir bölümünü kısmen ya da tamamen göremediğimizde ortaya çıkan hastalığa renk körlüğü diyorlar.
Belirli renkleri, kısmen veya tamamen görememe, ayırt edememe, seçememe hastalıklarına verilen addır bu. Genellikle doğuştandır. Renk körlüğüne erkeklerde rastlanır, kadınlarda nadirdir. Renk körlüğü birkaç tiptir. En sık rastlanan durum, anormal trikomatopsi denen haldir. Bunlar her rengi görür ancak, kırmızı-yeşil-sarı veya mavi-yeşil-sarı farkını ayıramazlar.
Renk körlerinin çoğu, durumlarının farkında değildir. Ancak belirli testlerde bunların renk körü olduğu anlaşılır. Bazı mesleklerde mükemmel renk görme gerektiğinden, renk körlüğü önem kazanır.
Doğuştan renk görme bozuklukları, bütün renklerin tanınmasını sağlayan 3 ağ tabaka algılayıcısından birinin (ya da birden çoğunun) çalışmaması ya da kötü çalışmasıyla belirlenirler.
Bir tek algılayıcı sistemleri olan tam renk körlerine çok ender rastlanır.
2 algılayıcı sistemleri olan iki renk adamları daha sıktır. Bunlarda ya kırmızı, ya yeşil ya da mavi algılayıcı eksiktir.
3 algılayıcı sistemleri de bulunan, ama bunlardan biri kötü çalışan anormal üç renk adamları. Sonradan edinilen renk görme bozuklukları, gözde ya da görme yolunda bir anormalliğin sonucu olarak ortaya çıkarlar. Normal kişiler tarafından beyaz olarak görülen cisimlerin renkli olarak algılandığı renkli görme bozukluklarıdır.
Genellikle renklerin birbirlerine karıştırılmasına göre sınıflandırılan gerçek renk görme bozuklukları ise mavi ve sarı renklerin birbirine karıştırılması, kötücül miyopluk, şeker hastalığı kökenli ağ tabaka hastalığı, ya da ağ tabakanın renkli maddesinin (pigment) yozlaşması gibi ağ tabaka hastalıkları sırasında ortaya çıkar. Kırmızı ve yeşil renklerin birbirine karıştırılması, sarı benek bozukluklarının ya da görme yolları bozukluklarının sonucudur. Görme siniri iltihabı; görme siniri körelmesi gibi..