AKİT MENÜ

Gündem

Adalet sadece Balyozcuya mı?

Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk ve Odatv gibi davalarda yargıçların FETÖ’cü olduğu tespitiyle davalar sil baştan görülüp, bin 100 kişi tek tek tahliye edilirken, İslami davalarda yargılananlarla ilgili FETÖ’cü hakim ve savcıların bariz etkisi ortada olmasına rağmen ceza üstüne ceza yağıyor.

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’de yargı mekanizması nezdindeki çifte standart devam ediyor. Hüda Par davasında verilen tutuklama kararlarıyla yeniden gündeme gelen İslami davalardaki yargılamalarda FETÖ’cü hakim ve savcıların etkisi bariz ortada olmasına rağmen dosyalar yeniden görülmüyor, mağdurlara ceza üstüne ceza yağıyor. Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi davalarda ise yargıçların FETÖ’cü olduğu tespitiyle davalar sil baştan görüldü ve yargılanan binlerce kişi tahliye edildi. Hukukçuların “Bu çifte standart nereye kadar sürecek” sorusunu gündeme taşıdığı konuyla ilgili kamuoyu vicdanı “Adalet sadece Balyozcuya mı var” diyor.

ÇİFTE STANDARTIN DİK ALASI

Hemen hepsi laikçi/Kemalist isimlerin yargılandığı Ergenekon Terör Örgütü, Balyoz, Askeri Casusluk ve Odatv gibi davalarda FETÖ mensubu yargıçların izi olduğu gerekçesiyle 1.114 kişi hakkında yeniden yargılama kararı veren ve tüm sanıkların tahliyesine hükmede yargı, İslami hassasiyetlere sahip kişilerin uyduruk gerekçelerle hakim karşısına çıkarıldığı FETÖ kumpaslarında hiçbir işlem yapmadı. 28 Şubat, İBDA, Hizbut Tahrir, Sivas, Vasat, Telegram, Hizbullah, Umut ve son olarak Hüda Par gibi İslami davalardaki hakim ve savcıların etkisi bariz ortada olmasına rağmen dosyalar yeniden görülmedi.

FETÖ YARGILADI AMA DOSYALARIN KAPAĞI ARALANMADI

Hala 28 Şubat sürecinde tutsak edilen 300’ü aşkın mütedeyyin cezaevinde tutuluyor. FETÖ yargısının imzasını taşıyan yargılamalarda dosyalar yeniden açılmıyor. 29 kişinin tutuklu yargılandığı Hizb-ut Tahrir davalarında, 50 hakim ve savcının FETÖ üyeliğinden tutuklandığı gerçeğine rağmen adım atılmıyor. 79’u tutuklu olan 124 sanığın yargılanmasıyla başlayan Sivas davasında onlarca masum hakkında zulüm kararlarına imza atan hâkimlerden Hasan Şatır, Dündar Örsdemir, Kadir Kayan ve Selahattin Türkeli 15 Temmuz darbe girişiminden sonra meslekten ihraç edildi. Mazlumlar ise çeyrek asırdır hala tutsak. Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu başta olmak üzere çok sayıda mütedeyyin ismin hapislere doldurulduğu İBDA-C davasının savcıları da FETÖ’cü çıktı, yargının kılı kıpırdamadı. Şahımerdan Sarı Hoca’nın cezaevinde tutulduğu Vasat Davası, İbda camiasına yönelik cadı avının başlatıldığı Telegram Davası ve Umut Davası kapsamında FETÖ kumpaslarıyla Müslümanlar hürriyetten yoksun.

HERKES EŞİT, BAZILARI DAHA EŞİT!

Avukat Cüneyt Toraman, çifte standardı, “Bu ülkede herkes eşit ama bazıları daha eşit” ifadeleriyle özetliyor. Toraman, “Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında FETÖ nedeniyle yeniden yargılamalar olmasına rağmen bu davalardaki FETÖ gerçeğinin gözardı edilmesi çifte standarttır. Yargı adaletsizlikleri, haksızlıkları, yanlışlıklar ayıklamak için vardır. Eğer adaletin kendisi çifte standart uygularsa bu nereye varacak? FETÖ’cülerin mağdur ettiği dindar kesimlerin arkasında bazı medya, gazete, televizyonlar yoktu diye mi yapılıyor bunlar? Hukukun hiçkimseden etkilenmemesi lazım.” dedi.

HUKUK CİNAYETİ

Hukukçu Toraman, “Hukuk kuralları ortadadır. Hüda Par davası çok açık ve net FETÖ’nün kumpaslarından birisidir. FETÖ hasım olduğu camialara adil yargılama yapmadı, yaptırmadı. En küçük olaylarda bile gidip Pensilvanya’dan talimat alan bir örgüt sisteminden bahsediyoruz. Diyorlar ki onlar ifadelerindeki itiraflarında, ‘Bazen bize talimat gelirdi şöyle karar verin diye, bazen de karar yazılı olarak gelirdi biz sadece imzalardık.’ Böyle bir yargılama yapıldı bu süreçte 28 Şubat, Vasat, Hüda Par gibi davalarda. Bu haksızlıkların bu dönemde kesinlikle düzeltilmesi gerekirken ağır ve yanlış kararlar devam ediyor. Hukuk cinayetidir bu.” diye konuştu.

BAKANLIK VE YARGI CESUR DAVRANAMIYOR

Hüda Par davasında müştekilerin haklarını savunan Avukat Mahmut Şahin, bakanlık ve yargı mercilerinin cesur davranamadığını bu durumun da çifte standartlara yol açtığını söyledi. “Davalardaaçık bir şekilde çifte standart uygulanıyor. Kısmen ihmal, kısmen de inisiyatif alamama durumu söz konusudur.” diyen Mahmut Şahin, “Cesur davranamıyorlar. En temel problemin bu olduğunu düşünüyorum. ‘Nasıl olsa bunlar bizden, aynı iklimin, aynı camianın insanlarıyız, neticede bir yere gitmezler’ düşüncesinin yansıması olarak mütedeyyinlerin yargılandığı davalarda bu tür kararlar çıkıyor. Sivas davasına kadar götürebiliriz bu durumu. Ergenekon’da Balyoz’da ise bambaşka bir duruşla karşılaştık. O zaman ‘Bunları bir şekilde idare edelim’ anlayışıyla karşılaşıyoruz. Ne yazık ki yargının kişilere göre farklı tavırlar takınması hukuka olan güveni zedeliyor.” dedi.

Şahin şöyle devam etti: “FETÖ’nün etkisinin net olduğu Hüda Par gibi bariz bir dosyada dahi dosyaya tarafsız bakılamıyor ve FETÖ’cülerin verdiği kararların devamı uygulanıyorsa söz tükenmiş demektir. Aynı şekilde ETÖ ve Balyoz benzeri yeni bir yargılama süreci başlasa yine kısa sürede aynı neticeyle sonuçlanır. Ama İslami davalardaki hukuksuzluklar ise devam ediyor, devam da edecek gibi.“

YENİDEN YARGIANMA BEKLİYORUZ

28 Şubat mağdurlarından Yazar Tayyar Tercan “Ergenekon gibi Balyoz gibi davalarda yargılanan darbecilere serbest bırakma kararı verilirken, onların ve FETÖ’cülerin mağdur ettiği insanlar hala cezaevlerinde sıkıntı çekiyorlar.” dedi. Tayyar Tercan, “Yargıdan yine deprem gibi kararlar çıkıyor. FETÖ ile mücadele eden, milli iradenin yanında duran Hüda Par camiasına yönelik ceza kararı kabul edilemez. 28 Şubat’ın brifingli yargısı ve FETÖ’cü yargıçların düğmesine bastığı dosyalar mahkemelerde hala onaylanabiliyor. Biz yıllardır bu dosyalar yeniden açılsın diyoruz. Kimseden af beklentimiz yok. Dosya yeniden açıldığı vakit burada tezgahın, kumpasın olduğu görülecektir.” şeklinde konuştu.

BAKANLIK KONTROL MEKANİZMASI KURMALI

Adalet Bakanlığı’nın duruma el koyması gerektiğine vurgu yapan Tercan, şöyle devam etti: “Böyle birçok dava var. Fezlekeyi hazırlayan polis FETÖ’cü, iddianameyi hazırlayan savcı FETÖ’cü, ceza kararını veren hakim FETÖ’cü. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün duruma el koyması gerekiyor. Bu tip dosyalarda kontrolü sağlamak bakımından iş işten geçtikten sonra mdüahele etmek değil. Bu dosyaları gözden geçirip hukuka uygun mahkeme oluşturulabilir, bilirkişiler devreye sokulabilir. Mutlaka ama mutlaka kontrol mekanizması kurulmalıdır.”

 

FARUK ARSLAN

Yorumlara Git

Mehteran ayarlı AP provokasyonu

AK Parti'den AP'a sert tepki! TSK’ya yönelik alçakça iftirayı kınıyoruz

Türkiye sağlıkta çıtayı çok yükseltti Dünya bizi takip ediyor

SSB ile dev sözleşme imzalandı! ASELSAN'a 1,5 milyar avroluk sorumluluk

AP’den ikiyüzlülük