Kadın - Aile
Adım atan siz olun
Evliliğinizde: Duygusal uzaklaşma hissediyorsanız Yuvanızda sevginiz dışındaki öğeler daha ön plana çıkmış ve bundan bir sıkıntı duyuyorsanız...
Tartışmalarınızda ileri-geri sözler, hakaretler havada uçuşmaya başlamışsa
Artık evliliğiniz neşe ve canlılık vermiyor, bunun hatta tam aksini getiriyorsa.
Kendinizi daha güvensiz hissediyorsanız
Kıskançlık ve şüphelerinizde artış varsa
Artık tartışmalarda hoşgörünüz kalmamışsa ve tartışmaları kontrol etmeniz güçleşiyorsa
Hediyeleşemiyorsanız
Durmadan para kavgası yaşıyorsanız
Bütün bunlar evliliğiniz bitiyor, yuvanız çatırdıyor anlamına gelmez.
Bu on riskli başlığı düzeltmek ve değiştirmek mümkündür. Önemli olan değişimin istediğiniz yönde olmasıdır. İyi ama, eşiniz de kendi istediği yönde değişim istemektedir.
Konunun püf noktası işte burası..
Her ikiniz de olumlu değişim taleplerinizdeki asgari müştereklerinizde buluşmaya gayret etmelisiniz. Evlilik paylaşmaktır, hayat yükünü birlikte taşımak, keder ve sevinçlere ortak olmaktır.
“Biz” şuuruyla hareket etmektir.
“Yıkılırsa yıkılsın, yeniden kurulur, kurarım..” Bu düşünce en zor, getireceği belirsiz, en riskli, en karanlık düşüncedir. “Asgari müştereklerde buluşmak” bunun yanında hiçbir zahmeti, çilesi olmayan adımdır. Yeter ki onur meselesi yapmadan adım atın. O atsın diye beklemeyin, siz atın.. Adım atan siz olun..
Dünyanın en eski ve kalıcı kurumlarından bir tanesidir evlilik. Yüzyıllar boyu değişen dünyamızdaki en sağlam kurum demek de doğru olur. Elbette evlilik sorunlardan uzak değil.
Son yıllarda belki de en çok zorlanan kurumlardan bir tanesi olmuştur. Rakamlar çok yanıltıcı olabilir.
Mesela İngiltere’de evlenen her iki kişiden biri on yıl içinde boşanmaktadır. Ülkemizde ise boşanma oranlardaki rakamların çok çok çok altındadır. Bizde boşanmanın az olması, Türkiye’de evlilikler daha mutlu anlamına gelmez elbette. Bizde de mutsuz ama evli çiftlerin sayısı azımsanmayacak derecededir.
Evlilik aslında birbirinden farklı iki insanın paylaşmaya başladığı yeni bir hayat dönemi olarak değerlendirilir. İnsan hayatındaki her değişim strese sebep olur.
Ancak evlilik gibi köklü değişimlerin yeri daha bir farklı olmaktadır. Şöyle bir düşünün; kültürel ve aile, muhit, ortam hayatı olarak birbirinden farklı yaşayıp gelmiş iki kişinin aynı evi, aynı zaman ve mekanı paylaşmaya başlamaları hayattaki ne kadar köklü, etkileyici bir değişimdir.
İlk günlerde hep güzel saatleri paylaştınız ve birbirinize göstermek istediğiniz yüzünüzü gösterdiniz. Belki biraz da özentili, yapmacık ama sevimli göründünüz. Gülünecek neşeli anları paylaştınız. Ancak artık evlisiniz ve iki kişilik düşünmek zorundasınız.
Bu durumda kendinizi kısıtlanmış gibi hissetmeniz gayet doğaldır. Eşinizin de aynı durumda olduğunu unutmayın. Bunu böyle düşündüğünüzde karşılıklı anlayışla bazı sorunların üstesinden gelebilirsiniz.
Çoğu kez evlendiklerinin farkına varamayan eşler, soluğu mahkeme kapısında alırlar.
Mahkeme kayıtlarına bir not düşülür:
“Şiddetli geçimsizlik”. Şiddetli geçimsizliğin temelinde yatan sebep ise koskoca bir “hiç”tir.