AKİT MENÜ

Gündem

Yargı Ergenekon’a kör

Yıllarca bürokrasiyi, siyaseti ve toplumu vesayet altında tutan, yeri geldiğinde darbelere meşruiyet kazandıracak ortamları oluşturan bir derin yapının daha üstü örtülüyor. Yargıtay’ın bozma kararının ardından görülen Ergenekon davasında mütalaasını açıklayan savcının “Ergenekon diye bir örgüt olmamıştır” iddiası kamuoyunda rahatsızlığa yol açtı.

Güncelleme Tarihi:

Mustafa Durmaz  İstanbul

Dini hassasiyetlere sahip kişilere her türlü baskıyı reva gören laik ve Kemalistlerin yargılandığı Ergenekon davasının çökmemesi gerektiğini savunan hukukçular, “90’lar ve 2000’li yılların başında gerçekleşen faili meçhul cinayetler ile Türkiye’yi kana bulayan isimler, Ergenkon’dan yakalananlardı. Milli irade karşıtı darbeciler ile yüzleşmek isteyen Türkiye, FETÖ’cülerin soruşturmaları sulandırması ile tarihi bir fırsatı kaçırıyor” dediler.

FETÖ’cüler dâvâyı manipüle etti

Avukat Ferhat Çakır, Ergenekon ile ilgili savcının mütalaasına dair şu değerlendirmede bulundu: “Ergenekon davasını, FETÖ’cüler sulandırmıştır. Aydın Doğan ile uzlaşarak istediklerini içine katıp, istemediklerini dosya dışında bıraktılar. 3-5 tane JİTEM’ciyi göstermelik dosyaya yerleştirerek, yakın tarihe ışık tutacak bir davayı manipüle ettiler. ABD’ye çalışan bir derin yapıyı yeterince Amerika’ya çalışmadığını düşünen başka bir deri yapı yoluyla tasfiye operasyonu yapıldı. Bu ülkede karanlık cinayetler işleyip, ‘PKK terör örgütü’ diye bir örgütü milletin başı bela eden kimlerdi? Eşref Bitlis’in ölümü, Sivas Olaylarının kışkırtılması ve Necmettin Erbakan’ı devirebilmek için Fadime Şahin tezgahı düzenleyenlerin hiç mi suçu yok?

Türkiye bu fırsatı tepmemeli

Avukat Ali Osman Bağırgan ise, şunları ifade etti: “FETÖ’cü yargı mensupları öncesinde bu davayı kendi çıkarlarına alet etmeselerdi, Türkiye özellikle 90’lı yıllardaki birçok faili meçhul cinayeti ve olayı aydınlatabilirdi. FETÖ’cüler yüzünden büyük bir hesaplaşma fırsatını kaçırdık. Bugün Ergenekon ve diğer yapılanmalarla hesaplaşma fırsatını kaçırmak üzereyiz. ‘Delil bulunamamıştır’ deyip dosyayı kapatmaktansa, mevcut deliller üzerinden daha detaylı bir araştırmaya gitmek ve bu araştırma sonucunda bir sonuca varmak daha mantıklı olacaktır. Kamu vicdanı da yaralanmaktan kurtulacaktır.

Temelsiz bir dâvâ değildir

Araştırmacı-yazar İsmail Nacar da, şunları dile getirdi: “Savcılığın Ergenekon’un varlığının kanıtlanmadığını belirttiğini okuyunca şaşırdım. Ergenekon davası temelsiz bir dava değildir. Yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde FETÖ ve NATO’cu olmayan ulusalcı bir damar var. Bu damar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan son derece rahatsızdı. CIA ve FETÖ kendilerinden de rahatsız olan bu subayları tasfiye etmek için söz konusu eylemleri gerekçe gösterilerek Ergenekon sürecini başlattılar. FETÖ, bu davada kurunun yanında yaşı da yakmıştır ancak ne olursa olsun Ergenekon’un üstü örtülmemelidir.

Yorumlara Git

Beyaz Saray'dan "Başarılı bir NATO 2026 Zirvesi" paylaşımı: "Erdoğan gerçekten müthiş bir lider"

Dosta güven, hasıma korku saldık Türkiye'nin gücünü dünyaya gösterdik

Diyarbakır'daki olay 10 yıl sonra aydınlatıldı! Karaalp cinayetinde 8 şüpheliye gözaltı

Destek sağlamaya devam edeceğiz KKTC’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir

İletişim Başkanı Duran'dan kınama: Taraflı AP kararının değeri ve hükmü yok!