Ekonomi
Emeklilik uygulamasında reform gibi değişiklikler
Murat Özdamar ve Muhammet Resuloğlu, gazetemize yöneltilen emeklilik ve sosyal güvenlikle ilgili her konuyu siz okurlarımız için cevaplandırıyor.
Geçen haftaki yazımızda Sosyal Güvenlik Kurumu, emeklilikte standart birliğini sağlamak üzere Tahsis Genelgesi yayınladı demiştik. Sigortalı ve aile bireylerine önemli sosyal sigorta haklarının verildiği Tahsis Genelgesiyle gelen yeni uygulamaları anlatmaya devam edelim.
Yeni genelgede göze çarpan en belirgin değişiklik ölüm aylığına ilişkin düzenlemeler oldu. Öyle ki bürokratik engeller bir kenara bırakıldı adeta bir devrim yapıldı. Yargının dahi çözümde zorlandığı ölüm aylığı şartları yeniden yazıldı.
Göze çarpan ilk düzenleme şu. Son sigorta statüsü Bağkur olmakla birlikte 1800 gün prim ödemesi bulunmayıp bunun 900 günü SSK statülü primse ölenin aile bireyleri borçlanma yapmaya zorlanmayacak. Kendilerine SSK ölüm aylığı bağlanacak. Bu hem daha yüksek olan SSK ölüm aylığını almak hem yüksek miktarlı borçlanma ödememek hem de ölüm tarihinden itibaren başlayacak ölüm aylığı almak demek.
Ölüm aylığı ile ilgili bir diğer önemli düzenleme prim borcunun ödenmesi koşuluyla aylık ödenecek tarihin ölüm tarihinden başlatılması. Oysa bu uygulama öncesi ölen sigortalının prim borcu varsa borç aile bireylerine ödetilir ve ölüm aylığı ödeme tarihini takip eden aybaşından başlatılırdı. Bu düzenlemeyle artık borç bulunsa bile ödenmesi koşuluyla ölüm tarihi esas alınarak aylık başlatılacak yani aile bireyleri birikmiş-toplu aylık alacak.
Başka bir düzenleme sonradan çıkan prim borcunun aylık tarihini değiştirmemesi. Emeklilik başvurusu yapan sigortalının başvuru anında borcu bulunmayıp sonradan tespit edilen vergi ve şirket kaydına göre prim borcu oluşur ve borç toplamı da iki asgari ücret altında kalırsa aylık başlama tarihi değiştirilmeksizin aylık bağlanacak. Üstelik bu çıkan borç bağlanan aylıktan dörtte bir oranında kesilerek tahsil edilecek.
Önemli bulduğumuz bir başka düzenleme emekli maaşı bağlanmış sigortalının sonradan vergi veya şirket ortaklığı kaydı tespit edilir ve buna bağlı borç oluşursa aylığı kesilmeyecek. Geriye doğru borç oluşturulmayacak. Borcu ödemesi istenmeyecek. Bunun yerine oluşturulan prim borcu emekli maaşından dörtte bir oranında kesilerek tahsil edilecek.
Devrim gibi deyimini karşılayan bir düzenleme de şöyle; Emekli maaşı bağlanan kişinin prim günlerinin bir bölümünün daha sonra başka bir sigortalıya ait olduğu anlaşılırsa emekli maaşı kesilmeyecek. Ödenmiş emekli maaşları faiziyle istenmeyecek. Bunun yerine borçlanma yaptırılacak. Borçlanma tutarı da maaşından dörtte bir oranında kesintiyle alınacak.
Bu değişiklikler 40-50 yıldır adeta kangrene dönüşmüş sorunları çözmüştür. Yeni düzenlemede emeği geçenleri ve özellikle de SGK Başkanı ile Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürünü tebrik ediyoruz. Açık yüreklilikle ifade edeyim ki Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde sessiz bir devrim gerçekleştirildi.