Gündem
Ergenekon yoksa bu adamlar kime çalıştı?
Savcı Abdurrahman Hacısalihoğlu’nun Ergenekon davası mütalaasında ‘mağdur’ olarak zikrettiği laikçi kafaların, milli iradeye yönelik düşmanlıkları hafızalardaki tazeliğini koruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idam edilmesi için soruşturma başlatan savcı Nuh Mete Yüksel’den tutun da DHKP-C’lilere “bizim çocuklar” diyen savcı Salim Demirci’ye kadar neler var neler...
This browser does not support the video element.
Mustafa Durmaz İstanbul
Bir dönem dindar insanlar üzerinde terör estiren Kemalistlerin yargılandığı Ergenekon davasında cumhuriyet savcısı Abdurrahman Hacısalihoğlu’nun mütalaasında dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. 648 sayfalık mütalaada ‘mağdur’ olarak lanse edilen isimlerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile sözde mücadelesi ‘örnek’ gösterilirken, milli iradeye yönelik düşmanlıklarının örtbas edilmesi tepkiyle karşılandı. Türkiye’yi kaosa sürükleyen olayların sorumlusu olmakla suçlanan Ergenekon yapılanmasının “hiç” olmadığını öne süren savcı Hacısalihoğlu’nun çelişki dolu mütalaası; “Ergenekon yoksa; bunlar kimin elemanı?” sorusunu gündeme getirdi.
Erdoğan’a idam istedi
Ergenekon davasında verdiği skandal kararla tepkileri çeken cumhuriyet savcısı Abdurrahman Hacısalihoğlu’nun mütalaasına konu olan milli irade düşmanlarının sicilini gözler önüne seriyoruz. Eski cumhuriyet savcısı Nuh Mete Yüksel’den “Fetullah Gülen’e dava açan” diye bahsedilen mütalaada, Yüksel’in kabarık sicilinden bahsedilmemesi dikkat çekti.
Dönemin DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Tayyip Erdoğan hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 146/2. maddesi uyarınca “Anayasal düzeni bozmaya kalkışmak” suçlamasıyla tutuklanma isteminde bulunmuştu. Soruşturma açıldığında DGM’de Erdoğan’ın 3 saat boyunca ifadesi alınmış ve haber Cumhuriyet gazetesinde “DGM’de 3 saat terledi” başlıklı haber yapılmıştı. TCK’nın 146/2 maddesi uyarınca soruşturma başlatan Nuh Mete Yüksel, ‘idam cezası’ gerektiren bir suçlama ile Erdoğan’ın tutuklanmasını istemişti.
Abdullah Gül için ‘Dokunulmazlığı yok’ dedi
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ‘kayıp trilyon’ iftira davasından yargılanmasına hükmeden hakim Osman Kaçmaz’ın ise mütalaada, FETÖ’ye boyun eğmediği öne sürüldü. Hakim Kaçmaz, Refah Partisi dönemine ait uydurma kayıp trilyon davası ile ilgili Gül’ün evrakta sahtecilikten yargılanması gerektiğine, dokunulmazlığının olmadığına hükmetmişti.
DHKP/C’li teröristlere “bizim çocuklar” dedi
FETÖ’nün ‘Ankara’da istemediği savcı’ olarak bahsedilen cumhuriyet savcısı Salim Demirci’nin de Youtube’a düşen bir ses kaydında DHKP/C’li teröristler için ‘bizim çocuklar’ ifadesini kullandığı iddia edilmişti. Bir başka ses kaydında da o dönem başbakan olan Erdoğan’a ağır hakaret ettiği ifade edilmişti. Savcı Salim Demirci, internete düşen Erdoğan’a ağır hakaret ettiği ses kaydı için “ses bana ait değil” demişti. Adli Tıp ve Polis Kriminal’in Yargıtay 4. Ceza Dairesi’ne gönderdiği raporlarda “Ses Demirci’ye ait ve montaj yok” tespiti yapılmıştı.
Ergenekoncularla görüşüyordu
Bir başka ‘mağdur’ diye zikredilen isim de Ergenekon şüphelileri ile görüşmelerde bulunan, davanın ilk hakimi Köksal Şengün oldu. Ergenekon davasında bazı sanıkların avukatlığını üstlenen Tülay Bekar’ın, Şengün’ü Ergenekon davasında sanıklar lehine karar vermesi için, “Artık bırak o davanı da bana gel” dediği iddia edilmişti. Hakim Şengün’ün Tülay Bekar ile gönül ilişkisi kurduğu ileri sürülmüştü. Disiplin suçlarına bakan HSYK 2. Dairesi, Şengün’ün Av. Tülay Bekar ile ilişkisini etik bulmayarak tedbiren görevden alınmasına karar vermişti. Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay ile bir grup avukat hakkında yürütülen ‘Adil yargılamayı etkileme’ soruşturması kapsamında Şengün’ün de olduğu bazı mahkeme başkanları teknik takibe takılmıştı.
İşte diğer derin olaylar...
- Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök zehirlenme korkusuyla evden yemek getiriyordu.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, kimden aldığı talimatla AK Parti’nin kapatılması için dava açmıştı.
- Adalet Bakanı’nın “gitmeyin” talimatına rağmen hakim-savcılar Genelkurmay’daki brifinge nasıl götürüldü?
- Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 garabetini kim nasıl uygulattı, ANAP ve Doğru Yol’u Meclis’e sokturmadı?
- Bakanları şehit cenazesinde kimler yuhalattı?
- “Tehlikenin farkında mısınız?” manşetini Cumhuriyet’e kim attırdı?