Kadın - Aile
Sosyal medya tüm hayatınızı altüst edebilir!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sosyal medya kullanımı hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
GÜNDE ORTALAMA 3 SAAT, SOSYAL MEDYADA GEÇİYOR
“Yapılan araştırmalar kullanıcıların günde ortalama 1-3 saat arasında bu sosyal ağlarda zaman harcadıklarını söylüyor” diyen Çiğdem Demirsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu da demektir ki eş ve çocuklarla ailece etkileşime ayrılması gereken süreden her gün bu kadar zaman eksiliyor. Ebeveynlerin işi, sorumlulukları ve çocukların okuldaki vakitleri dışında akşamları ailece bir arada olunması gereken zamandan, hele de büyük bir şehirde yaşıyorsanız eve ulaşım için harcanan süreleri de düşerseniz bu çok ciddi bir zaman dilimi. Kişiler arasındaki bağlar ancak olumlu paylaşımlarla güçlenebilir.
EŞLER ARASINDAKİ KOPUKLUK, BAĞIMLILIĞA İTİYOR
Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “İnsanların çevrelerinde güvenebilecekleri, onlara değer veren, onlarla ilgilenen kişilere gereksinimi vardır. ‘Bağlanma’, yani yaşamını yakın ilişki ve iletişim içinde olduğu biriyle paylaşması ve ‘ait olma’, yani kendini bir grubun parçası olarak hissetmesi insanın iki temel ihtiyacıdır” diyerek, bu şekilde sosyal desteğin olmadığı ya da yetersiz kaldığı durumların, insanların ruhsal durumuna olumsuz etki ettiğini ve depresyona yol açtığını ifade etti.
“Aile içi ilişkilerde ve eşler arasında kopukluk varsa bu gereksinimlerin karşılanmamış olması internet ve sosyal ağ kullanımına ve bağımlılığına yatkınlığı artırmaktadır” dedi.
SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI, EŞLER ARASINDAKİ GÜVENİ SARSIYOR
“Sosyal ağların bireyin kendisine, aile ve evlilik hayatına zararı sadece ayrılan zamanı çalması ile sınırlı değil. Sanal ortamda başlayan arkadaşlıklar hızlı bir şekilde ilerleyebiliyor, sonucunda istenmeyen durumlarla karşılaşma, istismara uğrama, evlilik dışı ilişkilerin yaşanması ile evlilik ilişkisinde güven sorunu sık karşılaştığımız durumlardan oldu” diyen Demirsoy,
“Güven bir ilişkinin temel unsurlarındandır ve fiziksel boyutu olmayıp sanal düzeyde bile olsa eşinin ilgisinin başka birine yönelmesi evliliğin güven temelini sarsıcı bir durumdur. Alışkanlık olan bir davranışı bırakmak ancak kişinin kendi iradesi ile mümkündür, başkasının yapma demesi veya tehdit etmesi de işe yaramaz. Bağımlılık gibi durumlarda kayıplar da kişinin alışkanlığını durdurmaya yetmez, böyle bir boyutta ise problem bunun için profesyonel destek almak gerekir” dedi.
EŞİNİZLE AÇIK İLETİŞİM İÇİNDE OLMALISINIZ
Çiğdem Demirsoy, “İnternet, sosyal ağlar artık günümüzün bir parçası. ‘Bunlar kötüdür, kullanılmamalıdır’ da diyemeyiz. Önemli olan nasıl kullanıldığı. Aşırı kullanılıyorsa, eş ve aileye ayrılması gereken zamanı kaplıyorsa, kişinin hayatındaki başka eksiklikleri, örneğin eşler arasındaki duygusal kopukluğu, paylaşım eksikliğini vb. kapatmak amacıyla bunlara yönelip gerçek çözümlerden uzaklaşılıyorsa o zaman zararlıdır” diyerek, sosyal medyanın aşırı kullanımının yol açacağı durumları ve yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
Eşler arasında açık bir iletişim yoksa güven ortamı oluşturulamaz,
Eşiniz sosyal ilişkilerini sizden gizli yürütüyorsa bunun temelinde bazı çatışma ve uzlaşmazlıklarınız olabilir,
Eşinizle açık iletişim içinde olmalısınız. Eşler arasında açık bir iletişim yoksa ve baskı ve kısıtlamalar varsa güven ortamı oluşturulamaz,
Güvensizlikle ya da suçlayıcı ve kısıtlayıcı yaklaşımlar onun kendini daha çok kapatmasına ve ilişkide uzaklaşmaya neden olur,
İlgi ve dikkatinizi eşinizi takip etmektense kendinizi iyi ve güçlü hissettirecek uğraşlara çevirmelisiniz.