AKİT MENÜ

Ekonomi

Mikrokredide sıra gençlerde

Mikrokredi uygulaması bugüne kadar 180 bin kadını ekonomik hayata dâhil etti. Uygulama çerçevesinde üreten, ticaret yapan kadınlara yardımcı olan Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın (TİSVA) Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, 795 milyon lira kredi dağıtarak girişimci adedini artırdıklarını ve refahı ülke geneline yaydıklarını dile getirdi. Akgül, ayrıca gençleri yatırıma yöneltmek için yeni bir projeyi devreye aldıklarını açıkladı.

Temeli Nobel ödüllü Ekonomist Prof. Dr. Muhammed Yunus tarafından atılan mikrokredi uygulamasını Türkiye’ye getiren Prof. Dr. Aziz Akgül, ekonomi servisi editörümüz Buğra Kardan’ın kadın ve genç girişimcilerle ilgili projelerden istihdama, teşvik sistemine kadar dikkat çekici konularda sorularını cevapladı.

Diyarbakır’da başladı

-Bize ilk olarak mikrokredinin öyküsünü anlatır mısınız?

1996’da dönemin Başbakanı rahmetli Necmettin Erbakan’ın talebiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınmasıyla ilgili bir program ortaya koydum. Malum o dönem terör eylemleri yoğundu. Terörün ana nedenlerinden biri de yoksulluktu. Başbakan Müşaviri olarak yoksulluğu önleme yollarını araştırırken, Prof. Dr. Muhammed Yunus’un icadı olan mikrokredi uygulamasıyla karşılaştım.

Mikrokrediyle ilgili bir çalışma yaptım. Ama maalesef Sayın Erbakan’ın başında bulunduğu REFAHYOL hükümeti 28 Şubat sürecinde ahlâksız ve anti demokratik yöntemlerle alaşağı edildi. Ben de görevden ayrılmak durumunda kalınca proje rafa kalktı. Bir dönem KOSGEB Başkanı olarak kadınları, gençleri, engellileri, şehit ailelerini ekonomiye katmak için adımlar attım. Ne var ki hükümetin ömrü vefa etmeyince attığım adımlar yarım kaldı. AK Parti milletvekiliyken de çalışmalarım devam etti. 2003’te o zaman Başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüm. Kendilerine, “Hibe şeklindeki yardımlarla yoksulluğu ortadan kaldırmamız mümkün değil. Bizim bir an evvel girişimciliğin önünü açmamız gerekiyor” dedim ve Bangladeş’ten Muhammed Yunus’u davet etmeleri ricasında bulundum. Sayın Erdoğan, beni kırmayarak bir davet mektubu kaleme aldı. Mektuba olumlu cevap geldi. 2003 Haziran ayında İstanbul’da ağırladığım Yunus’u ardından Diyarbakır’a davet ettim. Bu ilimize geldi, durumu yerinde gördü ve mikrokredi uygulamasına start verilmesi çağrısı yaptı. Böylece uygulama Diyarbakır’dan başladı ve ülke geneline yayıldı.

-Şu anda kaç ilde mikrokrediden yararlanılıyor ve fonun büyüklüğü nedir?

TİSVA olarak Türkiye’de 63 ilde 93 şubemiz var. 2003’ten bu yana Türkiye Grameen Mikrofinans Programı (TGMP) dahilinde 180 bini aşkın dar gelirli kadına mikrokredi dağıtımı yaptık. 795 milyon liralık fonla dikkat çekiyoruz. Verdiğimiz mikrokredilerin geri dönüş oranında yüzde 100’e varan bir başarı görülüyor. Uygulama karmaşık değil. Projelerini getiren girişimci kadınlara ilk sene bin lira mikro kredi temin ediyoruz. Takiben projeyi takip ediyor, bu tutarı her sene artırıyor ve 5 bin liraya çıkarıyoruz.

-Peki 2016, 2017 ve 2018’de durum nedir?

2016’da 110 milyon lira, 2017’de 150 milyon lira kredi dağıtıldı. 2018’de bu rakamın 200 milyon liraya dayanacağı tahmin ediliyor.

TGMP hem ülkemizde hem Avrupa’da takdir toplamış olmalı. Evet. 2008’de Kahramanmaraş Valisi tarafından Mehmet Niyazi Tanılır’ın projeyi sunması marifetiyle TGMP Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) ödül aldı. Tabii Muhammed Yunus’a da 2006’da Nobel Barış Ödülü takdim edildi. Yani TGMP hem ülkemizde hem Avrupa’da taltif edildi.

Geleneğimizde de var

-Mikrokredi uygulamasının temel felsefesi nedir?

Ülkemizde teşvik ve hibe gibi kavramları yeniden ele almakta, tanımlamakta fayda var. Hibeden başlayalım. Tamam, çalışamayacak durumda olanlara veya engellilere hibe yardımı yapalım. Ama çalışabilecek durumda olanlara hibe vermememiz gerekiyor. Şu da muhakkak, yardım açıkça yapılmamalı. Bir elin verdiğini diğer el görmemeli. Bilen bilir, Osmanlı döneminde sadaka taşları vardı. Hali vakti iyi olan, orta gelirli kimseler alacakaranlıkta buralara sadakalarını bırakır. Dar gelirli kimseler de ihtiyaçları mertebesinde sadakalarını alırdı.  Şu örnek ahlâka bakın. Bir yandan böyle bir geleneğimiz var bir yandan da şu anda toplumda yaygınlaşan “Şunu şuraya koyarsam çalınır” anlayışı söz konusu. Ne kadar yazık. Bu anlayışın önüne geçilmeli, güven unsurunu yeniden öne çıkarılmalı. Biz de bu amaçla toplumu ahlâklı olmaya, çalışmaya ve çalıştırmaya yöneltiyoruz.

İşverenler yetiştirmeliyiz

-Mikrokredi uygulamasını gençlere de yaymayı planlıyor musunuz?

Tabii ki. TİSVA’nın Gençlerin ve Kadınların Sosyal İşletmecilik Modeliyle İstihdamı Programı (GENSİM) var. Bu programla Türkiye’de gençlerin ve kadınların “İş arayan değiliz, işverenleriz” anlayışına sahip olmalarının önü açılacak. Gençler ve kadınlar devletin açacağı sınavları veya iş ilanlarını takip etmeyecek, GENSİM kredileriyle kendi işlerini kurmaya başlayacak. Gençleri girişimci yapmakta kararlıyız. Maalesef gençlerin önemli bir bölümü kamu kurumlarında görev alma derdinde. Daha iyi eğitimi olanlar, kendine güvenenler de büyük holdinglerin ve şirketlerin bünyesine girme gayretinde. Tabii iş bulamayanlar, kenarda perişan olanları da görüyoruz. Onlar “Bir yerde dükkân açabilir miyim” diye kendi kendilerine sorup duruyor. Artık istihdam politikasını yerle bir etmenin vakti geldi. İş arayanlar değil, işverenler yetiştirmeliyiz. Girişimci olmayı çocukların, gençlerin kafasına yerleştirmeliyiz.

Hedef refah ile kalkınmayı artırmak

-Kamuda önemli görevler almış biri olarak ülkemizde uygulanan teşvik sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üretimi ön plana alacak, aktif bir teşvik sistemi şart. Refah ve kalkınma için bu olmazsa olmaz. Neden İstanbul’da bulunanların yararlandığı imkânlardan Hakkâri’de oturanlar istifade etmesin? Niye bir Şişli, Levent ve Sarıyer ile bir Bağcılar aynı seviyede olmasın? Biz de bu bilinçle elimizden geleni yapıyoruz.

-Uygulama refah ve kalkınmayı ne oranda artırıyor?

TİSVA olarak temel hedefimiz gelir uçurumunu kapatmak ve refah ile kalkınmayı arttırmak. Maalesef, dünyada gelir uçurumu giderek artıyor.  Bu da korkularımızı körüklüyor. Sitelerde ikamet ederek kendimizi fakir fukaradan, garip gurebadan korumayı esas alıyoruz. Bunun nedeni bizim iyi yönetemediğimiz sistemdir. Esasında sistemsizliktir. Onun için Muhammed Yunus ortaya çıkıp fertleri üretir hale getirmeyi salık vermiş.  İşte bu nedenle Yunus’u anlamaya; pirinç ve makarna yardımı alan ailelere, “Ben iş istiyorum, bu konuda yardım talep ediyorum” dedirtmeye çalışıyoruz.

-Başarılarıyla öne çıkan iller hangileri?

Mikrokredi konusunda her ilimiz başarılı. Ama bu anlamda Doğu ve Güneydoğu illerinin ön planda olduğu bir hakikat. Buralarda bulunan şubelerimize başvurup başarılı olan kadınlarımız çok. Şunu da ifade edeyim, başarı konusunda illeri birbirinden ayırmaya gerek yok. Aydın, Muğla, Manisa ve İstanbul’da da çok iyi örnekler var. Yalova ve Iğdır ve Uşak’tan da talepler geliyor.

Faizsiz destek

Burada teminat ya da kefalet yok ve sermayeleri sınırlı olan kadınlara ayrıcalık tanınıyor. Kredi karşılığında faiz değil, hizmet bedeli talep ediyoruz. Bu konuda Diyanet de fetva verdi. Hizmet bedelinin faiz olmadığı tescillendi. Sistemi döndürmek için, diğer kadınlara da kredi temin etmek için bedel almalıyız.

-Kadın girişimciler daha çok hangi sektörlere yöneliyorlar?

Yüzde 50’si ticaret, yüzde 50’si üretim yapıyor. Kimileri besicilik ve arıcılık yapıyor, kimileri meyve ve sebze yetiştiriyor. Dükkân açanlar ve internetten satış yapanlar çok. Tabii bizim burada kırmızıçizgilerimiz de var. Bir kere ahlâka uygun olmayan veya zararlı ticari faaliyetlere yardımcı olmuyoruz. Örneğin tütün veya haşhaş üretip satacağını belirtenlere kredi vermiyoruz.

-Kendini kanıtlayan girişimcilerden söz eder misiniz?

Elbette. Bunların başında Diyarbakırlı Fatma Karaot bulunuyor. Bisiklet kiralayarak geçimini temin eden Karaot, mikrokredilerden 196 bin lira gelir elde etti. Ayda 3 bin lira kazanan Karaot, büyüyen bisiklet filosuyla önemli bir başarı öyküsü. Yine Artvinli Ayler Yılmaz ve Hatice İnal da mikro kredi yardımıyla hayvancılık yatırımları yaparak kadınlara örnek teşkil ediyorlar.

-Mikrokredide nihai hedef nedir?

Temel hedef, her aileden veya her haneden bir ferde kredi vermek. Ne var ki fon küçük. Gel gör ki, 180 bini aşkın üyenin ötesine geçebiliriz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 3,5 milyon hane yardım bekliyor.  O hanelerden her birine yardım yapmamız 3,5 milyon insana erişmemiz demek.

E-ticarete önem verilmeli

-E-ticarete ilgi var mı?

Geçenlerde mikrokredi alan kadınlarla sohbet ediyordum. İçlerinden biri akıllı telefon istiyormuş. Bir programa ürün yükleyip satacakmış. Ben de konuyu girişimciliğe duyarlı olan ünlü bir yatırımcıya ilettim. Yardımcı oldu, üyelerimize telefon temin etti. Kadınlarımızın e-ticarete girmeleri, önem vermeleri şart. 

5-10 bin lira yardım yapılacak

Muhammed Yunus’un felsefesini devam ettiren TGMP tarafından genç ve kadın girişimcileri teşvik etmek için Sosyal İşletmecilik Fonu devreye sokulacak. Fon TİSVA, kamu kaynağı ve sosyal girişimciler tarafından oluşturulacak. Burada gayemiz her bir gencimize 5- 10 bin lira yardım yapmak, girişimci adedini artırmak. Fonla gençler tarafından firmalar ve dükkânlar açılması planlanıyor. Sonrasında sosyal işletmecilerin işin içine çekilip söz konusu firmaların ve dükkânların büyütülmesi temel alınıyor.

-Kredi için şartlarınız nelerdir?

Yardım yapacağımız gençlerin halen mikrokredi almış, almakta olan 180 bin kadının çocuklarından biri olmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü o çocukların ailelerinin kredi geçmişini biliyoruz. Şu anda fon miktarı sınırlı olduğu için programa onlardan başlayacağız. Gençler 18-35 yaş aralığında olmalı, kuracakları işle ilgili vergi numarası almalı. Girişimci adayları iş planlarını ortaya koymalı, stratejilerini açıklamalıdır.

-Takip sistemi nasıl olacak?

Burada etkin olacağız. Her bir girişimcinin iş projesinin tam mülkiyetini alabilmesi için takip ve denetim mekanizmasına önem vereceğiz.

-Kadınlara ve gençlere tavsiyeleriniz neler olacak?

Kadınlara ve gençlere tavsiyem çok. Bir kere sabırlı olmak ve sebat etmek gerekiyor. Hemen her şey olmuyor. Alavere dalavereyle bir anda zengin olmak hayır getirmez. Onun için sabırla çalışmalıyız. Hazreti Peygamber (SAV) zamanında kendisinden para talep edenlere, “İp alın”, “Odun toplayıp satın” diyordu. Yani istihdamı, üretimi salık veriyordu. Bizim de Hazreti Peygamber’in (SAV) izinden gidip, çalışmayı ve çalıştırmayı teşvik etmemiz gerekiyor.

-Kadınların ve gençlerin ülkemizde girişimcilikte yeri nedir?

Kadınların girişimcilikte payı gerilerde, yüzde 9-10 mertebelerinde. Burada alınacak merhale çok. Biz TİSVA olarak 180 bin kadına, aileye eriştik. Bunların yoksulluk sınırını aşmalarını mümkün kıldık. Ama daha büyük adımlar atmalıyız, 3,5 milyon haneyi daha mikrokredi alır hale getirmeliyiz. Gençlerin de üretime ve ticarete katılımlarının artmasına odaklanıyoruz.

Muhammed Yunus 30 milyar dolarlık fon yönetiyor

Dünyada 193 ülkede mikrokredi uygulaması bulunuyor. Uygulama 7 bin firma tarafından yönetiliyor. Bangladeşli Ekonomist Prof. Dr. Muhammed Yunus da Bangladeş’te 30 milyar dolarlık fon yürütüyor. Yunus’un bu ağı daha da büyüteceği kaydediliyor.

Yorumlara Git

İşte yeni atamalar! İstanbul emniyetinde büyük değişiklik

Türkiye’nin gücünü kabul ettiler! “Biz treni kaçırdık ama Türkler…”

Sevan Nişanyan’ın oğlu Arsen neler söyledi neler…! “Türkiye orta doğu bataklığını kurutmaya talip bir güneş”

ASELSAN, NATO’nun taşınabilir hava savunma kabiliyetine katkı sunacak Nato'ya sihirli dokunuş

Dost ve kardeş ülkeden CHP'nin ayarını bozacak açıklama: Türkiye, bir süper güçtür