Kadın - Aile
Basura ve böbrek taşına karşı şeftali
Şeftali, A vitamini, kalsiyum, sodyum, magnezyum, demir, fosfor, B, C vitamini ve potasyum açısından oldukça zengin bir meyvedir.
Gülgiller familyasındandır. Ilıman bölgelerde yetişir.
Çiçekleri bile kabızlığı giderir ve bağırsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır. Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir, kurtları döker. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır. Böbrek taşını eritir. Ağız kokusunu giderir. Kalp krizi riskini azaltır. Gut hastalığına karşı da etkilidir. İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Susuzluğu giderir. Ve vücuda serinlik verir. Sinirleri yatıştırır. Cildi nemlendirir ve canlandırır.
Şeftali Ağustos’ta yenir
Şeftalinin turfandası hem lezzetsiz hem yararsızdır. Şeftali Ağustos’ta yenir. Büyüğünü değil, orta boylu ya da küçük şeftaliyi tercih edin. Büyüklerin çekirdeği yanıktır. Çekirdeği yanık şeftalinin besin değeri azdır. Sertinin değil, yumuşağının besin değeri fazladır..
Kimi insan şeftalinin tüylü kabuğundan huylanır. Böyle bir huyunuz varsa şeftaliyi kaynar suya atıp birkaç saniye bekletmeniz kafidir. Kabuğu kolayca soyulur.
Patates de bir başka çare
Basuru tedavi için öncelikle, kabızlığı gidermek gerekir. Sonra bazı pratik bitkisel çabalar sarfedilebilir. Sadece soğuk su da olabilir mesela. İçine oturulabilecek büyüklükte bir leğene soğuk su konur ve oturulur. 15 dakika beklenir. Sonra ıslanan yerler iyice kurulanır ve yatılır. Bu işlem, iyileşme görülüncüye kadar tatbik edilir.
Patates ve helvacı kabağı da bir çare olabilir. 4 adet patates haşlanır. Kabukları soyulup püre yapılır. Başka bir kapta da 1 adet orta büyüklükte helvacı kabağı pişirilir. İyice ezildikten sonra da patates püresiyle karıştırılır. Lapa haline getirilir. Basur memelerinin üzerine yeteri kadar konur. Bu işlem, hastalıktan kurtuluncaya kadar her gün tatbik edilir.
İç basuru siz farketmezsiniz, hekim muayenesi ile anlaşılır.
Kalın bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına basur denir. Ancak, kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve kalın bağırsaktaki bazı hastalıklar da basura sebep olabilir. Basur yani “hemoroid” hastalığı, hastalığın dönemlerine göre değişiklik gösterir. İç hemoroid, dış hemoroid diye ayırırsak.. Dış hemoroidin teşhisi çok kolaydır. Hasta hemen durumu farkedebilir. Dışarıda ele gelen meme vardır.
İç hemoroid ise ilerlemediği sürece kanama ön plandadır. Kanama tabii başka şeylerdenden de kaynaklanabileceği için iç hemoroid teşhisi koymak için mutlaka hekim muayenesi gerekir.
Basur ilerledikçe tanı koymak daha kolay hale gelir çünkü hemoroid dokusu şiştiği için meme olarak adlandırılan doku görünmeye başlar ve elle hissedilir hale gelir. Kanama ve ağrılar giderek artacaktır. Tuvaletten sonra memelerin sönmesi ve ağrıların gelişmesi süreci uzayacaktır.
Daha sonraki dönemde kaşıntı artar ve önemli bir sorun haline gelir. Çünkü meme dışarıda durduğu için aynı zamanda akıntı da olur. Bağırsak içerisindeki sıvı dışarı çıkar hale gelir. Bu da çıkış etrafındaki ciltte tahriş oluşturacağı için kanamanın ve ağrının yanı sıra kaşıntıya da sebep olmaya başlar.
Üçüncü ve dördüncü dönemde ise dolaşım sorunu çok ilerleyeceği için bu dönemlerde ülser oluşur.
Ülserleşme demek aynı zamanda enfeksiyon riskinin artması demek.. Hemoroid dokusu ülserleştiği zaman cilt bütünlüğü bozuluyor.. Böyle bir durumda doğası itibariyle bu bölgede zararlı bakteriler olduğu için enfeksiyonlar başlayabilir. Çok ağrılı olan yüksek ateş yapan apseler oluşur.