Ekonomi
AR-GE ve ihracat kur şoklarına karşı koruyor
Ar-Ge’ye yatırım yapmak, ihracata odaklanmak firmaları iç ve dış şoklara karşı korunaklı kılıyor. Ar-Ge projelerine danışmanlık hizmeti veren Experto’nun Genel Müdürü Jülide Birol, ihracat gelirleriyle ön planda olan firmaların kur ataklarına karşı daha dayanıklı olduğunu belirtti.
BUĞRA KARDAN
Şirketler Ar-Ge’ye önem vererek, ihracatta atılım yaparak kur oynamalarına karşı korunmayı amaçlıyor. Bu şirketlere rehberlik eden Experto’nun Genel Müdürü Jülide Birol, Ar-Ge yatırımlarının üreticilerin ve ihracatçıların hayatlarını devam ettirmelerine imkân tanıdığını dile getirdi. Doların ani ve aşırı artışının Ar-Ge mefhumunu daha da önemli kıldığını anlatan Birol, “Bu dönemde orijinal, ürünler üretip ihraç edenlerin başarılı olabileceği net bir şekilde görüldü” dedi.
Pahada ağır ürünler üretilmeli
Şirketlerin gelirlerinde ihracatın payının minimum yüzde 40-50 olması gerektiğini vurgulayan Birol, “Aksi takdirde şirketler darmadağın olur. Örneğin, Ağustos ayında karşı karşıya kaldığımız kur ataklarının ardından müteahhitlerin elinde bulunan TL eriyip gitti. Ve bütün projeler ötelendi. Onun için firmaların ihracat gelirlerini arttırmalarını; orijinal, pahada ağır ürünler üretmelerini öneriyoruz. Kuşkusuz, bu da iyi bir Ar-Ge ile mümkün.”
Milli gelire oranı yüzde 1
2023 itibariyle Ar-Ge’nin milli gelirde oranının yüzde 3 olmasının hedeflendiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti: “Şu anda yüzde 1 olan bu oran daha da yukarı taşınabilir. Bunun için şirketler tarafından gelirleri arttırıp giderleri geriye çekecek, üretimi tüketimin önüne geçirecek önlemler alınmalı. Önlemlerin başında Ar-Ge’ye yatırım yapmak, ürün kilogram fiyatlarını arttırmak geliyor. Böyle bir adım atmayan firmaların ürünlerine müşteri bulmaları, hayatlarını devam ettirmeleri kolay değil.”
Yerlilik vurgusu
Ar-Ge’de yerliliğin önemine değinen Birol, şöyle devam etti: “Ar-Ge üretmek çok iyi ama hammaddede dışa bağımlıyız. Yerli üretimle Ar-Ge için daha çok aşama almamız gerekiyor. Ama şu da muhakkak, hammaddeyi üretme yetimiz var. Örneğin kimya şirketi olan bir müşterimiz Ar-Ge tarafında gayet başarılıydı. Ne var ki hammaddeyi dışarıdan temin ediyordu. Tedarikçi hammaddede sınırlamaya gidince müşterimiz sıkıntıya girdi. Buna rağmen yorulmadı, yılmadı, elinden geleni yaptı ve hammadde üretmeye başladı.”
Avrupalıları şaşırtıyoruz
Türkiye’ye dev Ar-Ge yatırımları yaptığına işaret eden Birol, “Avrupalı firmalar tek tek yeni üniteler veya projeleri devreye alıyor. Bunlar devletin teşviklerini takdir ediyor. Şaşırıyorlar ve bize devamlı ‘teşviklerin karşılığında patenti mi, formülü mü talep ediyorlar’ diye soruyorlar. Yatırımlar için iştahları arttıran bu teşviklerin Avrupa’da emsalinin olmaması gurur verici” yorumunu yaptı.