Kadın - Aile
İlişkilerde sadakatsizliğin sebepleri nelerdir?
İlişkilerde sadakatsizliğin nedenleri nelerdir? İşte sadakatsizlik hakkında her şey…
ÇİFTLER KENDİLERİNE LİMAN ARIYOR
Birçok insanın çift ve evli olmakla ilgili ütopik hayalleri olduğunu belirten Psikolog Cansu Yurtseven, “İlişkiler hem mutluluk getirirken, hem geçmişin yaralarını sarsın, hem heyecan verirken hem de her şey ilk günkü gibi kalsın istiyorlar. Evlilikten çok fazla şey bekleyen bireylerin ne yazık ki aşklarını kaybetme ihtimalleri daha fazla. Evliliğin can çekiştiği ancak aldatan kişinin gerek maddi sorunlardan gerekse çocukları için evde kaldığı, ama sırf yaşadığını, var olduğunu hissedebilmek adına da çiftler aldatma yoluna gidebiliyor. Kişi zorlu evlilik mücadelesi verirken, kendine iyi hissedebileceği bir liman arayabiliyor” ifadelerini kullandı.
BAZEN PSİKOLOJİK OLABİLİYOR
İhanetin bazen yeni bir deneyim bazen de psikolojik bir ihtiyaç olarak görüldüğünü anlatan Psikolog Yurtseven, şunları söyledi:
"Eski bir atasözü derki 'Evlilik aşkın mezarıdır' Peki, gerçekten böyle olabilir mi? Evlilikte ne olabilir ki aşk kaybolur? Bilim de bunu doğrular nitelikte sonuçlar koyuyor önümüze. Yaklaşık üç yılın sonunda tutkunun temelindeki hormon olan dopamin yerini annelik hormonu olan oksitosine bırakıyor. Ancak arzu hormonu olan dopaminin yitirilmesiyle çiftin ilişkisi aslında kaybetmiyor. Sevgiyi ve saygıyı kazanıyor. Fakat hem kadın hem de erkek oksitosinin yarattığı bu yeni ritimle tatmin olmuyor. Yeniden midesinde kelebekler uçuşsun, telefon çaldığında yeniden ayakları yerden kesilsin istiyor. Dolayısıyla kendini tekrardan dopamin salgılamasını sağlayacağı bir yerde bulabiliyor. Bu sebeple ihanet bazen tekdüzeliğe mahkûm bir hayatı ateşleyecek enerji veren “yeni bir deneyim” olarak adlandırılırken, bazen de kişisel bir psikolojik ihtiyacın karşılanması olarak meydana gelebiliyor.”
KADINLAR İÇİN İHANET BİR BAŞ KALDIRI
Günümüz koşullarında ihanet eden kadın sayısının da en az erkek sayısı kadar olmaya başladığını dile getiren Psikolog Cansu Yurtseven, “Bunun en büyük tetikleyicisi ise gelişen korunma yöntemleri. Bu yöntemlerin evlilik dışı gebelik riskini en az indirebileceğini bilen kadınlar da bu faktörü göz önünde bulundurarak sadakatsizlik yoluna gidebiliyor.Bazı kadınlar ihaneti, beraber oldukları erkeğe karşı değil, içinde bulundukları 'topluma' karşı bir başkaldırı eylemi olarak yaşıyor.Tüm bunlar, evliliği ya da ilişkiyi baltalayan sadakatsizliğe yol açan faktörler olmakla birlikte yapılan araştırmalara bakacak olursak sadakatsizliğin, sevgi bağının kaybı ve alkol bağımlılığından sonra en çok zorlanılan durum olarak karşımıza çıktığını görüyoruz” şeklinde konuştu.
SORUNLAR SAPTANMALI
Çiftlerin ihanetle karşı karşıya kaldığında ayrımını doğru yapması gerektiğini belirten Yurtseven açıklamasına şöyle devam etti:
“İhanet mi ilişkiyi bu durumu getirmiştir yoksa yolunda gitmeden ilişki mi ihanete kapı açmıştır?” Birey burada sadakatsizliğe iyi nedenler bulmak yerine sadakatsizliği anlamaya çalışmalı. Ancak bu şekilde zarar gören ilişki yeniden yapılanabilir. Tabii ki “Yeniden yapılanmalı mı?” sorusu çiftlerin ilişkiye bakışına ve bireysel tercihlerine kalmış bir durumdur. Birçok ilişki/evlilik sadakatsizlik sonucu son bulsa da yine yapılan araştırmalar göstermekte ki; ihanet sonucu tekrardan bir araya gelme kararı alan çiftlerin bir kısmı ilişkilerinde eskisinden daha sadık ve daha sevecen olabilmekle birlikte, yeniden kurmaya başladıkları ilişkide eskisinden daha fazla tatmin olmakta. Bunun sebebi ise hem ihanet eden tarafın hem de ihanete uğrayan tarafın ilişkilerindeki sorunların ne olduğunu saptayıp, bunları tamir etme yoluna gitmesidir.