Ekonomi
Çetin yılın reçetesini yazdılar! Her alanda üretim ve ihracat
Türkiye’nin büyümesinin yolu üretimden ve ihracattan geçiyor. Bu anlayışla firmaları yeni açılımlar yapmaya, ürünlerini dünyanın her yanına satmaya davet eden reel sektör ve finans kesimi temsilcileri, krediye erişimi kolaylaştıracak adımlar atılması gerektiği görüşünde birleşti.
2019 çetin geçecek
Açılışta konuşan İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Öztürk Oran, 2018’de dünyada hem ekonomik hem siyasi hem de sosyal anlamda dönüşüm yaşandığını belirtti.
Hükümetin açıkladığı eylem planlarının ve teşviklerin meyvelerini verdiğini anlatan Oran, şunları söyledi: “2019 da çetin geçecek gibi görünüyor. Ama Türkiye daha güçlü olup bu çetin dönemi aşacaktır. Kur saldırılarını bertaraf ettik, üçüncü çeyrekte büyümeyi başardık, 2019 için de yüzde 2 ila 3 büyümeyi hedefliyoruz. Önemli olan bu büyümenin iç tüketimden mi, üretim veya ihracattan mı geleceği. Burada hedefimiz ihracatla büyümek olmalı. Malum 2018’de 170 milyar dolarlık ihracat yapıldı. Yeterli mi? Yeterli değil. 2023 hedefimiz 500 milyar dolar. Bu anlamda hepimize büyük görev düşüyor. Onun için 2019’da yeni pazarlara girmeli ve ihracatımızı arttırmalıyız.”
Yapısal reform vurgusu
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren ise ekonominin dinamiklerini anlamak için enflasyon, faiz ve kur seviyelerine bakmak gerektiğini dile getirdi. Ekren, “Enflasyon ile faiz oranları reel sektör ve finans kesimi için, kur da para birimimizin diğer para birimlerine göre durumunu tahlil etmek adına önemli” dedi. Ekonomide alınan önlemlerin faydalarına işaret eden Ekren, “Ancak yapısal reformlar da mühim” uyarısında bulundu.
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkan Vekili Alp Keler de şirketlere hisse senetleriyle ortak olunabildiğini kaydederek, “Yabancı yatırımcıların bu imkândan faydalandığını, paylarının şu anda yüzde 63 oranında olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla sermaye piyasaları cari açığın finansmanında büyük rol oynuyor” diye konuştu. Sermaye piyasalarının; uzun vadeli yatırımların önünün açılması gerektiğini vurgulayan Keler, “Böyle bir adım atarsak orta gelir tuzağından kurtuluruz. Ne yazık ki şu anda sermaye piyasalarından şirketlerimiz yeterince yararlanmıyor” şeklinde konuştu.
Reel sektöre desteğe devam
Türkiye Vakıflar Bankası TAO Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Emin Özcan, finans kesimi olarak reel sektöre destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. Sermaye piyasalarının daha da etkinleştirilerek finansman temininin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çeken Özcan, “Ayrıca kalkınma ve yatırım bankacılığına önem verilmeli” çağrısı yaptı.
Türk Eximbank CEO’su Adnan Yıldırım ise KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştırma sözü verdi.
Orta gelir tuzağından kurtulmalıyız
‘2019 Yılında Üretim ve ihracat Beklentileri, Uluslararası Yatırımlar ve İtibar Yönetimi’ başlıklı panelde, PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi, EVSİD Başkanı Burak Önder, “Orta gelir tuzağından çıkmalıyız” dedi. Phd Strategy CEO’su Eyüp Vural Aydın ise 2019’da çok önemli fırsatlar yakalanabileceğini ifade etti. TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “En önemli projelerimizden GÖKBEY’in bayağı bir faydasını göreceğiz. Helikopterin 2021’de ihracatına başlamayı planlıyoruz” diye konuştu. İtibar Group Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Acar da markalaşmaya dikkat çekti.
2019’da fırsatlar kapıda
2019 Yılında Finansal Piyasalar’ başlıklı panelde şu görüşler dile getirildi:
-Halk GYO Genel Müdürü ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) “2019 için hedefimiz yabancılara 10 milyar dolarlık konut satışı yapmak olduğu bilinciyle daha yoğun çalışmalıyız. Şu da muhakkak ki konut sektörü adına 2019 iyi geçecektir. Şu anda 800 bin konut stokumuz var. Bu stoklar iç ve dış satışlarla, kampanyalarla eritilecektir.”
-Albaraka Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku: “Bankalar 2019’a güçlü bir likiditeyle giriyorlar. Önümüzdeki dönemde kredi hacminin büyümesi için bir baz oluşmuş durumda. Bu süreci iyi yönetmek gerekiyor. Şüphesiz, yeni yıl ekonomi için ümit veriyor. İkinci yarıdan itibaren makro göstergeler daha olumlu olacak, yabancı yatırımlarının artmasıyla ülkeye ciddi para girecek gibi görünüyor.”