Dünya
"Macron tanrı olmak istedi" diyen Cambridge’in Fransa Profesörü: Geleceğimiz parlak değil
Cambridge Üniversitesi Öğretim Üyesi Fransa tarihi profesörü Robert Tombs, oldukça karışmış halde bulunan Fransa’daki olayları İngiliz Daily Mail gazetesine değerlendirdi. Prof. Tombs, AB’nin geleceğinin pek parlak olmadığını ifade edip Macron’un kibrine dikkat çekti.
yeniakit.com.tr
Cambridge Üniversitesi Öğretim Üyesi Fransa tarihi profesörü Robert Tombs, İngiltere'de yayımlanan Daily Mail gazetesine dikkat çeken bir yazı yazdı. AB'nin içinde bulunduğu durumu ve Fransa'da yaşanan Sarı yelekliler protestosuna değinen Prof. Dr. Robert Tombs, Avrupa kıtasının zor günler geçirdiğini kaydetti. Prof. Dr. Tombs, “Fransız ekonomisi yıllardır beklenenden düşük performans gösteriyor. İşsizlik, bilhassa da gençler arasında, kronik şekilde yüksek oldu. Ancak Macron’un problemi, bir Avrupalı problemi ve bir Avrupa problemidir. Bir Avrupalı problemidir zira kıta boyunca gördüğümüz yönetenlerle yönetilenler arası genişlemekte olan bir boşluğun Fransız biçimidir” dedi.
“Fransa ekonomisi düşük performans gösteriyor... Sarkozy ve Holland gülünç ve kabaydı”
“Bir nesil boyunca insanlar kesat maaşlara, daimi işsizliğe, yükselen eşitsizliğe ve devasa göç akımına katlandılar. İktidar çoğunlukla kendi rızalarıyla demokratik ulusal hükümetlerden alındı ve uzak ve anlaşılamayan yapılara, ticaret organizasyonlarına, uluslararası mahkemelere ve hepsinin ötesinde de, AB’ye devredildi” diyen Prof. Dr. Tombs, “Beşinci cumhuriyetin başkanı olarak seçilmiş bir monarka en yakın şey, zor, hatta belki de imkânsız bir iştir. Bir yanda Fransızlar, başkanlarının Fransa’nın büyüklüğünü tecessüm ettirmesini istiyorlar. Sarkozy ve Hollande’ı bayağı ve gülünç gözükmelerinden dolayı affetmediler. Ancak dğer yandan cumhurbaşkanın kendilerini dinlemesini, en azından bazı zamanlar kendilerinin acılarını hisseden bir halk adamı olmasını istiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Macron, Tanrı olmak istedi... Seçmenleri kalın kafalı olarak görüyor”
Macron ve politikalarına da değinen Prof. Tombs, şu ifadeleri kullandı:
“O çok müşkülpesent. İlk seçildiği zaman tanrı Jüpiter gibi olmak istedi, bulutların üzerindeydi. Keskin bir surette yeryüzüne indirildi. Macron neden farklı bir tür monark olduğunu düşündü? Onu tanıyan bir emektar Fransız gazetecisi bana şunu söyledi: ‘Onun bütün hayatını odadaki en zeki adam olarak geçirdiğini hatırlamalısın.’ Ve şimdi zekiliğinin yeterli olmadığı ispatlandı. Belki de bir handikap olduğu...”
“Dikkat çekici bazı siyasi kabiliyetleri var. Kararlı ve karizmatik. Ancak ahmaklara memnuniyetle katlanmıyor ve bazen seçmenleri oldukça kalın kafalı olarak düşünür görünüyor. Pekâla General de Gaulle de öyle düşündü ancak kendisin dizginledi. Macron bazen bunu gösteriyor ve halk giderek uzak ve kibirli gözüken bir adama güceniyor. Onların içerlediği şeyin çok fazlaca tecessüm etmiş hali olan şık bir takım elbise içindeki genç bir adam tarafından aşağılanmayı sevmiyorlar.”
“Devrim olmayacak... Macron’un ekonomiyi canlandırma şansı temelli gitti”
Fransa tarihçisi devamla “bir devrim olmayacak” ifadesini kullandı: “Ayaklanmalar yavaşça gözden yok olacak. Ancak Macron bir zaman elde ettiği pozisyonu bir daha geri alamaz. İnsanlar yaşanan şiddet ile öfkeden ve 150 okul talebesinin çamurda dizlerinin üzerinde ve elleri başlarının arkasında, polis tarafından terörist gibi esir edilmiş görüntüsünden şoke oldu.”
“Macron fikrinden caydı ve göstericileri satın almaya çalıştı. Ve ben de bunun, onun Fransa’yı hakikaten değiştirme ve ekonomiyi canlandırma şansının temelli olarak gitti anlamına gelmesinden şüpheleniyorum.”
“Avrupa’nın geleceği parlak değil... İngiltere’de de ikazları önemsemeliyiz”
“Bu da konumuzu tekrar AB’ye getiriyor. Macron kendisini Avrupa projesinin kurtarıcısı olarak öne attı, ona göre, kendisinin ‘egemen Avrupa’ dediği, yani ekonomi, vergilendirme, refah, işçi hukuku ve göçmen meselesinde sapına kadar AB’nin hakim olduğu entegrasyonun yeni aşamasına götürülmezse AB çöküş ile yüzleşir.”
Robert Tombs’un yazısının sonlarındaki sözleri de dikkat çekici: “Fransa ve Avrupa Birliği nereye gidiyor? Gelecek öngörülemez ve çok parlak değildir... İngiltere’de de uyarıları önemsemeliyiz. Eğer insanlar iktidardakilerin kendilerini aşağıladıklarını hissederlerse, er ya da geç reaksiyon gösterirler.”