AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Osmanlı'da kahve fincanları

Yüzyıl öncesine kadar kahve fincanlarının sapları yokmuş. “Zarf”ları olurmuş.

Kimine “kallavî” denirmiş. Büyüklüğünden haşmetinden vezir kavuğuna nisbet edilerek.. Kimine ise küçüklüğünden dolayı “bülbül yuvası” denirmiş. Zarflar öyle değerliymiş ki, çeyiz sandıklarının en gözde eşyaları arasında kabul edilirlermiş.

Zarfların ağız kısımları, fincana göre dudak payı bırakılarak yapılırmış. Fincan ve zarfının her ikisinin de porselen olduğu örnekler dışında zarf yapımında çok değişik malzeme kullanılmış. Altın, gümüş tabii servet saman sahiplerin harcı.. Yaldızlı bakır halk işi.. Bunların yanı sıra, akik, yeşim, firuze, necef, kantaşı, yıldıztaşı ve lapis lazuli gibi değerli taşlardan ya da boynuz, bağa, fildişi, sedef, pelesenk, abanoz, kuka, sandalağacı, kiraz ve hindistan cevizi ağaçlarından yapılan zarflar da varmış.. Mış diyoruz ama, halen birçoğu müzelerde, antikacılarda bunların. Ve üzerlerine çok değişik süsleme teknikleri uygulanmış olanlar da görülüyor aralarında.. Bunların başlıcaları bakır üzerine altın yaldız (tombak), bakır, gümüş ve altın üzerine mine, savat, kabartma, oyma, kazıma, ajur ve telkari.. Ayrıca lake işi zarflar var. Bu fincan zarflarının bazıları, diğer bezemelerin yanı sıra mıhlama denilen usulle değerli taş yerleştirilerek daha da zenginleştirilirmiş.

Özellikle Mardin yöresinde kallavî fincanların zarfları “telkâri” işi olurmuş. Gümüş nakış gibi dokunur, örülür, nadide fincanlara zarf haline getirilirmiş.. İşte onlara zamanımıza kadar yetişebilmiş iki örnek.. Fincanlar üzerlerindeki desenler, yaldızlar ile göz kamaştırıyor. Telkâri zarflar ise hayli mahzun..

 

Yorumlara Git

İran enerjiyi hedef alıyor! Basra Körfezi'ne füze saldırısı

Suudi Arabistan'dan sert açıklama! "İran yanlış hesap yapıyor"

İran misillemeye devam ediyor! Askeri deniz üssüne İHA saldırısı

BAE'de Habşan Doğal Gaz Tesisi'ne füze saldırısı

İran misillemeleri başarılı oldu! ABD ve müttefik radar tesisleri vuruldu