Kadın - Aile
Dövme değil, kadınların geçici süsü 'Kına'
Kendi değerlerini bilmeme, öğrenememe ve yabana özenme gençlerimizi heder ediyor.
İtikadımızca haram olan ömür boyu çıkmayan dövmeler yaptırıyorlar bedenlerine. Zehirli çıkartmalara başvuruyorlar. Oysa kına hem sağlık hem zamanla yıkandıkça çıkan bir süs.. Kınaağacı (hınna) Hindistan, Arabistan ve Akdeniz ikliminde yetiştişen bir ağaç.. Amerikalı bilmez! Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Kurutulmuş yapraklarından kına elde edilir. Saç ve parmakları boyamakta kullanılır.
Kına; dövmeler (tattoo) gibi zehirli değil, tam aksine şifa vesilesidir. Ayak terlemelerine engel olur. Dolamaya etkilidir. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa, faydası görülür. Sarılık, idrar zorluğu, gastrit ve kolit'de iyileştiricidir. Ağız yaraları ve en önemlisi deri çatlaklarını tedavi eder.
Bizde hanımlar kınanın desenlisini pek bilmezler. Ama Hind Yarımadasından Arap Yarımadası’na bütün Müslüman topraklarında enfes deseler halinde Müslüman hanımların yüzyıllardır devamedegelen süsüdür. Desenleri başlıbaşına bir sanat eseridir.
Kına gecesi eskiden bir bambaşkaydı..
Eskiden düğün eğlencelerine Pazartesi günü çeyizin güvey evine gönderilmesi ile başlanırdı. Salı günü yapılan gelin hamamından sonra, Çarşamba akşamı gelin evinin hareminde kına gecesi düzenlenirdi. Bu sırada beyler de selamlıkta veya damat evinde eğlenirlerdi. Perşembe ise düğün yapılır ve akşam ezanından sonra Cuma gününe girildiği bilindiği için, o mübarek günde gerdek olunurdu..
Kına gecesinde gelin, genç kızlar ve yengeler, bindallı adı verilen, kadife veya atlas üzerine işlemeli ağır elbiseler giyerler, gelinin yüzüne pullu al duvak örtülürdü. Damadın akrabalarından birkaç kişi, kınayı gümüş tepsi içinde ve üzerine iki mum dikerek gelin evine getirirlerdi. Bütün misafirler yerlerini aldıktan sonra, kayınvalide kendi getirdiği ipek kumaşı yolluk gibi önüne serdirirdi. Gelin, yere serilen kumaşın üzerinde yürüyerek kayınvalidesinin elini öpmeye giderdi. Ortaya kuruyemiş, çörek, badem şekeri getirilir, kına gecesine özgü türkü ve maniler söylenerek gelin ağlatılır, bunun bereket getireceğine inanılırdı. Daha sonra gelin bir yastığa oturtulur, kayınvalidesi avucunun ortasına bir altın koyar, mutlu evliliği olan bir hanım tarafından avuçlarına, parmak uçlarına ve ayak baş parmaklarına kına yakılırdı. Arkadaşları da kısmetleri açık olsun diye kendi ellerine kına yakarlardı.