Gündem
Ayasofya Camisi’nde ahlaksız görüntülere tepkiler çığ gibi!
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Ecevit Öksüz, Ayasofya Camisi’ndeki ahlak dışı görüntülere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öksüz; "Bizim inancımızda hiçbir kimsenin kutsal mekanına hakaret etmek yoktur. Ayasofya bize Peygamber Efendimiz tarafından müjdelenen komutanın fetih emanetidir" dedi.
Taha Emre ÖZDEMİR / ANKARA- Geçtiğimiz hafta İstanbul'un fethinin en önemli sembollerinden biri olan Ayasofya Camii'nde bir kadının dans ettiği görüntüler tepkilere neden oldu.
Görüntüler İş kadını Leyla Alaton'un sosyal medya platformu Instagram hesabında paylaşıldı. Alaton, paylaştığı fotoğraflara, "Müzede bir gece. 150 kişilik bir grup halinde @saffetemretonguc ile Ayasofya'yı geceleyin dolaşmak bir ayrıcalık. İyi ki bu kadar özel bir şehirde yaşıyoruz dediğim gecelerden birini dostlarla paylaşmaca." notunu düştü.
Ayasofya Camisi'ndeki skandal danslı fotoğrafa, kısa sürede büyük tepki yağdı. Tepkilere sebep olan fotoğrafta, bir kadının müze içinde dans ettiği görülüyordu.
'Ayasofya bize fetih emanetidir'
Yaşananlara ilişkin Yeniakit.com.tr’ye açıklamlarda bulunan Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Ecevit Öksüz; "Ayasofya bize; Peygamber Efendimiz tarafından müjdelenmiş, çağ açan çağ kapatan komutanımız Fatih Sultan Mehmet'in fetih emanetidir. Ayasofya Camisi’nin şu ana kadar ibadete kapalı olması; hem tarihin hem de Müslümanların vicdanını sızlatmaktadır. Öyle ki o paylaşımı yapan kadının özür dilemesi; ya kötü bir provokasyona alet olduğunu ya da hem Ayasofya'nın anlamını hem de fethin ve İstanbul'un önemini idrak edemediğini göstermektedir" dedi.
'Ayasofya yeniden ibadete açılmalı'
Müslümanların hiçbir inancın kutsal mekanına hakaret etmeyeceğini vurgulayan Öksüz sözlerine şöyle devam etti: "Hiçbir Müslümanı kilisede ya da sinagogda oranın ruhuna aykırı hareket edecek şekilde göremezsiniz. Eğer görürseniz bilin ki o ya Müslüman değildir ya da çirkin bir provokasyon peşindedir. Biz Müslümanlar insanların inançlarına ve değerlerine küfür etmezken onların inanç ve değerleri ile çatışacak söz ve eylemlere girişmezken bugün İslam dünyasının camilerine yazılan çirkin yazılar ya da Ayasofya'daki gibi hakaret içerikli eylemler İslamofobinin birer göstergesidir. İnsanlık tüm dinlerden ve değerlerden uzaklaştırılarak dünyaya hapsedilmeye çalışılıyor. Ben inanıyorum ki İslamofobik faaliyetler yakın zamanda Avrupada dinfobik hareketlere dönüşecektir. İşte bu da insanlığın sonunu getirecek en büyük saldırı olacaktır. İslamofobik faaliyetler sadece Müslümanlara değil aynı zamanda insanlara da hakaret ediyor. Ayasofya ile ilgili yapılan provokasyonların ve söylenen sözlerin bir tarafa bırakılarak, Devletimiz tarafından yeniden ibadete açılmasını istiyor ve Yüce Allah'tan da bunu niyaz ediyoruz.”