AKİT MENÜ

Siyaset

‘2019 güçlü yükseliş dönemi olacak’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 16 yılda ülkeyi demokraside ve ekonomide getirdiğimiz seviye ve yeni yönetim sistemimizin imkanları, maruz kaldığımız saldırılara daha hızlı ve etkin karşı koyabilmemizi temin etti. İnşallah 2019 yılı ile birlikte Türkiye yeni ve güçlü bir yükseliş dönemine geçecektir. Bundan kimsenin endişesi olmasın” diye konuştu.

 Yeni Akit  Ankara 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Yerel Yönetimler Sempozyumu’nda açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin yeni yönetim sistemine geçme kararı yine çok ağır bir dizi krizin ardından ortaya çıktığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Gezi olayları ile sokaklar, 17-25 Aralık darbe girişimi ile emniyet, yargı, bürokrasi vasıtasıyla hükümeti, çukur eylemleriyle ülkemizin birliğini, güneydoğu Anadolu’nun ne hale geldiğini özellikle bölgede yaşayan kardeşlerim iyi bilir. 2015’te üst üste yaşadığımız seçimlerle siyasi istikrarımızı, Suriye ve Irak kaynaklı tehditlerle sınırlarımızı hedef alan çok yönlü çok boyutlu saldırılara hep bu süreçte maruz kaldık. En son 15 Temmuz darbe girişimi bize ülkemizin geleceğini güvence altına alabilmek için derhal harekete geçmemiz gerektiğini gösterdi. AK Parti olarak MHP ile vardığımız uzlaşma sayesinde önce Mecliste ardından halk oylaması ile milletimiz nezdinde bu değişimi tescil ettirdik. Yeni sistemi, yürütme organı tümüyle cumhurbaşkanının uhdesinde kalacak, yasama yetkileri tamamen Meclise ait olacak, yargı da bağımsız ve tarafsız çalışacak şekilde oluşturduk. Böylece eskiden sadece kağıt üzerinde kalan güçler ayrılığını gerçek anlamda hayata geçiren bir yapı ortaya çıkardık.

Ekonomik saldırıları kısa sürede bertaraf ettik

Türkiye’nin uzun zamandır arayışı ve özlemi içinde olduğu yeni yönetim sistemine kavuştuğunu vurgulayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin hemen ardından bu defa ekonomik bir saldırı ile karşı karşıya kaldıklarını, bu saldırıyı da kısa sürede bertaraf ettiklerini bildirdi.

Ekonomiyi yeniden dengeye kavuşturarak, hedeflere ulaşma kararlılığını bir kez daha dosta düşmana gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, kur, faiz, enflasyon üçgeninde yaşanan sıkıntıların süratle telafisi için sanayiciden esnafa çiftçiden ihracatçıya kadar her kesime yönelik çok önemli destek programları hazırlayıp uygulamaya geçirdiklerini aktardı. Erdoğan, bu arada Suriye başta olmak üzere ülkeye yönelik terör tehditlerini kaynağından ortadan kaldırma politikasını kararlılıkla sahaya yansıtmayı da sürdürdüklerini kaydetti.

Erdoğan, “Gerek son 16 yılda ülkeyi demokraside ve ekonomide getirdiğimiz seviye gerekse yeni yönetim sistemimizin imkanları, maruz kaldığımız saldırılara daha hızlı ve etkin karşı koyabilmemizi temin etti. İnşallah 2019 yılı ile birlikte Türkiye yeni ve güçlü bir yükseliş dönemine geçecektir. Bundan kimsenin endişesi olmasın” diye konuştu.

Bu süreçte her alanda olduğu gibi yerel yönetimler konusunda da yeni bakış açılarına, yeni ufuklara, yeni araçlara ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, Yerel Yönetimler Sempozyumu’nun bu çerçevede önemli bir dönem noktası teşkil edeceğine inandığını belirtti.

“Enflasyonun bizim dönemimizdeki ortalaması: 9.54”

AK Parti iktidarı dönemindeki ortalama enflasyonun 9,54 olduğunu belirten Erdoğan, “Son 30 yılda 14 yılının enflasyon ortalaması 70,3. Şu anda muhalefete bakıyoruz enflasyonun en yüksek olduğu dönem şu andaki iktidarın dönemidir. 1989 enflasyon 64,3. 1990 enflasyon 60,4. 1991 enflasyon 71,1 ANAP dönemi, DYP-SHP enflasyon 66. 1993 71,1 DYP-SHP. 1994 enflasyon 120,3 DYP-SHP. 1995 enflasyon 76,1 DYP-SHP. 1996 79,8 Refah-DYP, 1997 enflasyon 99,1 ANAP-DSP, 1998 enflasyon 69,7 ANAP-DSP, 1999 68,8, 2000 enflasyon 39, 2001 68,5 enflasyon, 2002 enflasyon 29,8. Bundan sonra hep tek başına bizim iktidarımız. Enflasyon ortalamamız 9,54. Ana muhalefet çıkıyor en yüksek enflasyon AK Parti iktidarı döneminde olmuştur diyor. Yalan üzerine siyaset, yalan üzerine yerel yönetim kurulu olduğu zaman çöp, çukurdan kurtulamazsınız” dedi.

“Biz asla naylon poşet kullanmayacağız”

Sıfır Atık Projesi konusunda yerel yönetimlerin çok çok kararlı ısrarlı olması gereğini savunduğunu belirten Erdoğan, “Son zamanlarda biz bu plastik poşetler bunun benzeri birçok ürünlerle ilgili olarak savaş başlattık. Bunun 500 yıl 1000 yıl toprak bunu eritemiyor. Buna karşı bir savaş. Bu savaşımızı kararlı bir şekilde başlattık. Anacığım evde file dokurdu, giderdik alışverişi yapardık, gelirdik. Gerekirse tekrar yıkıyorsun alışverişe gidiyorsun. Bunun toprakla bir dostluğu var. Bunlar kenevirden yapılıyordu. Keneviri yok ettik. Kenevirden atlet dokurlardı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden Rize’mden keneviri söküp aldılar. Biz şimdi keneviri dışarıdan ithal ediyoruz. Burada kenevire dayalı yapılması gereken bazı şeyler varsa o ithal ürünlerle yapıyoruz. Ama şimdi yeniden bu alanda inşallah Tarım Bakanlığımız bir çalışmanın içerisine giriyor ve bu adımları atacağız. Yeniden bunu üreteceğiz. Arkadaşlara dedim ki “31 Mart kampanyasında biz file kullanalım, bez torba kullanalım” Biz asla naylon poşet kullanmayacağız. Şu anda bunun çalışmasını yapıyoruz. Güzel olacak şık olacak” şeklinde konuştu.

Vefa Gecesi’nde konuştu

MÜSİAD’ın Vefa Gecesi programında da bir konuşma yapan Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl ihracatı 168,1 milyar dolarla kapattık, sadece bununla kalmadık dış ticaret açığımızı da 55 milyar dolara gerileterek, önemli bir başarıya imza attık” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhracattaki artışın oldukça dengeli ve sağlıklı bir zeminde yürüdüğünü görüyoruz. Mesela 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 33’ten 37’ye çıktı. 10 sektörümüz 5 milyar doların üzerinde, 5 sektörümüz de 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ürünleri ihracatında ilk defa 2 milyar doları aştık.

“Batsın senin Manhattan’ın, yıkılacaksa yıkacağız”

Şehir demek medeniyet demektir” cümlesinin altını çizen Erdoğan, “Medine şehir medeni de şehirli anlamına gelir. Bazıları medeniyeti sadece fiziki yapı ve kültürel iklim olarak görür. Halbuki medeniyetin özünde inanç ve ahlak vardır. Uzunca bir süredir tüm yerleşim yerlerimizde yatay mimari konusunda ısrar ediyorum. Böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz. Deniz kenarlarını orman alanlarını betona çevirme gayretinde olanlar var. Orman morman ne var ne yok kesiyor atıyor. “Oraya dikey mimari yapayım, oradan da malı götüreyim” yapılan iş bu. Doğa şöyle olmuş böyle olmuş umurunda değil. Bize de örnek veriyor, Manhattan şöyle, batsın senin Manhattan’ın. Çevre ve Şehircilik Bakanıma da söylüyorum kimsenin gözünün yaşına bakmayacaksın. Yıkılacaksa yıkacağız” diye konuştu.

“Yaptıkları ihanetin bedelini ödeyecekler”

İçeride ve dışarıda pek çok nifak odağına karşı geceli gündüzlü mücadelenin sürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımıza cesaretle çıkan düşmandan korkmayız. Bizim için asıl düşman içimize sızdırılmış düşmanlardır. Son zamanlarda bunlardan en alçağı olan FETÖ’nün saldırısına maruz kaldık. FETÖ’nün hamlelerini milletimizle birlikte durdurmayı başardık. 17/25 Aralık’ta biz mücadele çağrısı yaptığımızda bu konuyu günlük siyasetlerine meze etmeye kalktılar. Ülkemiz içindeki ve dışındaki FETÖ’cülere sesleniyorum artık sonunuz geldi, artık atacak adımınız kalmadı. O FETÖ elebaşı da eninde sonunda gelecek. Hepsini adaletin karşısına çıkaracağız, topluyoruz. Yaptıkları ihanetin bedelini ömürleri boyunca ödeyecekler” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlara Git

Şah mat olmanında bir onuru bu var bu direkt şah mal! Rıza Pehlevi'nin içler acısı hali!

Gazze'den uluslararası topluma acil çağrı

Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Gözaltı kararı verildi

Siyonistler ateşkes tanımıyor! Hava saldırıları düzenlediler