Siyaset
Kürt kardeşlerimiz oyuna gelmesin
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu ülkede yaşayan herkesin, en başta da Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla tüm kardeşlerimizin devletidir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kürt kardeşlerimize sesleniyorum; oyuna gelmeyin. PKK’nın desteğindeki terörden beslenen siyasi partilere, onların yandaşlarına oylarınızı vererek zayi etmeyin” dedi.
“Ellerini ovuşturmaya başlıyorlar”
Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin başına hangi bela musallat olsa, birileri hemen ellerini ovuşturmaya başlıyor. Sonuçta ülkenin zarar görmesi umurlarında değil. Şayet bu sebeple ortaya bir boşluk çıkarsa zahmetsiz, uğraşsız, bedelsiz bir şekilde iktidarın üzerine konmanın hayalini kuruyorlar. Bunun için 2013’teki Gezi ve 17- 25 Aralık musibetlerine, 2014’teki mahalli seçimlerine ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine, 2015’te ardı ardına yaşadığımız milletvekili seçimlerine ve çukur olaylarına, 2016’daki 15 Temmuz darbe girişimine, 2017 halk oylamasına ve ABD’nin ülkemize yönelik olumsuz adımlarına, geçtiğimiz yılki seçimlere ve ekonomide yaşanan dalgalanmaya, tüm bu konulara hep, ‘Acaba bu sefer olacak mı’ gözüyle bakmışlardır.”
Çıkarılan engeller sebebiyle kaybedilen vaktin kıymetinin farkında olduklarını dile getiren Erdoğan, bunu telafi etmek için de daha çok çalıştıklarını ve daha hızlı adımlar attıklarını bildirdi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “İnşallah Meclisimizle, Cumhurbaşkanlığımızla, esnafımızla, üreticimizle, sanayicimizle, tüccarımızla, ihracatçımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla el ele vererek Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracağız” dedi.
“Cinsini cibilliyetini bilmeyenler bu işten anlamazlar”
Türkiye’nin çevresiyle olan ilişkilerindeki yanlış algıların yalnızca belli ülkelere mahsus olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize ‘Suriye’de niye varsınız’ diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Bize ‘Irak’la niye ilgileniyorsunuz’ diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Bize ‘Kudüs konusunda niye bu kadar hassasiyet gösteriyorsunuz’ diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Bize ‘Libya’nın sizinle ne ilgisi var’ diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Bize ‘Kafkasya’nın, Balkanlar’ın, Karadeniz havzasının, Akdeniz havzasının kuzeyi ve daha aşağısıyla Afrika’nın, Güney Asya’nın sizinle ne alakası bulunuyor’ diyenler oluyor Bay Kemal gibi. Utanmasalar ata yurdumuz ‘Orta Asya ile Türkistan’la niye bu kadar ilgileniyorsunuz’ diyecekler hatta bunu söyleyenler de var. Halbuki biz tarihimiz, kültürümüz, medeniyetimiz ve gönlümüzle tüm bu coğrafyalarda iç içeyiz. Biz 20 milyon kilometrekare topraklardan küçüle küçüle 780 bin kilometre kareye gelmedik mi? Bu topraklarda bir tarihimiz, kültürümüz var. Biz oralardan buralara geldik ama bu tarih bilmezler, geçmişini bilmezler, cinsini cibilliyetini bilmeyenler bu işten anlamazlar, bunun kadrini kıymetini de bilmezler”
“Suriye meselesinin çözümü toprak bütünlüğü”
Erdoğan, Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki terör unsurlarıyla daha aşağılarda yuvalanan DEAŞ artıklarının bulunduğunu belirtti. Suriye meselesinin çözümünün formülünü, hep bu ülkenin toprak bütünlüğüyle her kesimin hakkını hukukunu koruyacak ve beklentileri karşılayacak yeni anayasa ve özgür seçimler olarak ifade ettiklerini anımsatan Erdoğan, bugün de aynı noktada olduklarını ifade etti.
“Gayet müspet bir görüşme oldu”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün ABD Başkanı Donald Trump’ın kişisel sosyal medya hesabından verilen birtakım mesajların kendisini ve arkadaşlarını üzdüğünü, bunun üzerine harekete geçtiklerini vurgulayarak, bu meseleleri dün gece Trump ile telefonda tekrar konuştuklarını anlattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gayet müspet bir görüşme oldu. Kendisi Amerikan askerlerinin Suriye’den çekilme kararını bir kez daha teyit etti. Suriye’de Türkiye sınırı boyunca bizim tarafımızdan oluşturulacak güvenli bölge dahil, hatırlayın Obama döneminden itibaren benim vurguladığım, bu güvenli bölge konusu 20 mil olarak kendisi tarafından da ifade edildi; ki bu da 30 kilometreyi aşkın bir derinlikte bir güvenli bölge, böyle bir hat. Gündemimizdeki tüm konularda ekiplerimiz arasında süren görüşmelerin devamına karar verdik. Türkiye olarak önceliğimizin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle etkili bir şekilde mücadele etmek olduğunu vurguladık.
PKK/YPG’nin Arap, Kürt, Türkmen, Hıristiyan gruplara zulmettiğini ifade ettik
Bizim Suriye’de hiçbir etnik ve dini grup gözetmeden herkese kucak açtığımızı, buna karşılık PKK/YPG’nin kendisine tabi olmayan Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan gruplara zulmettiğini ifade ettik, bunların belgelerini de kendi danışmalarına ulaştırdığımızı, verdiğimizi kendisine tekrar söyledik. Bundan da memnun oldu. Görüşmemizde sadece bunlarla da kalmadık. İkili ticaret hacmimizi 75 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda daha hızlı ve kapsamlı adımlar atma kararına vardık. Böylece ilişkilerimizde Suriye özelinde başlayan olumlu seyri, aramızdaki diğer ihtilaflı meselelerle sınırlamayıp ekonomik alana da taşıma perspektifimizi güçlendirmiş olduk. Türkiye, siyasetin ve diplomasinin imkânlarını sonuna kadar kullanmayı savunan bir ülke olarak, bu meseleyi müttefiklik ruhuna uygun şekilde çözmek için üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir. Yeter ki bizim hakkımıza, hukukumuza, hassasiyetlerimize riayet edilsin. Bu yapıldığı sürece dostlarımızla sonuna kadar yol yürümekten asla geri durmayız, çekinmeyiz. Sayın Trump ile dün akşam tüm bu konularda tarihi öneme sahip bir anlayış birliğine vardığımıza inanıyorum”
“Terörle mücadele için kimsenin müsaadesini isteyecek değiliz”
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Kommersant için “Türkiye-Rusya işbirliği, Suriye krizinin çözümü için kritik önemde” başlıklı bir makale kaleme aldı. Erdoğan makalesinde, Amerika’da bazı kesimlerin ısrarla gözardı ettiği hususun, terör örgütü PKK-PYD’nin Suriyeli Kürtleri temsil etmediği, tam aksine Kürt kökenli Suriye vatandaşlarına birçok kötülük yaptığı olduğunu vurguladı. “Örgütün baskısından kaçan on binlerce Suriyeli Kürdün, senelerdir Türkiye’de yaşamalarının, bu durumun en somut göstergesi" olduğunu kaydeden Erdoğan, dolayısıyla son haftalarda dolaşıma sokulan iddiaların, gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmadığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öte yandan otuz yılı aşkın süredir vatandaşlarımızı hedef alan bir terör örgütüyle ilgili ne yapılacağını kimseden öğrenecek, terörle mücadele etmek için kimsenin müsaadesini isteyecek değiliz. Koşullar olgunlaştığında Suriye topraklarından ülkemizi tehdit eden teröristleri hedef alma hakkımızı saklı tutuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Kürtlerin de devleti
Erdoğan, uluslararası çevrelerde sıkça dile getirilen çok önemli bir yanılgıyı düzeltmek istediğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu ülkede yaşayan herkesin, en başta da Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla tüm kardeşlerimizin devletidir. Hangi inanç grubundan olursa olsun hepsinin devletidir. Biz ülkemizde bugüne kadar asla bu tür ayrımcılıklara müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyiz. Zira bizim temel ilkemizde hep söylediğim gibi, ‘yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü’ ilkesi yatmaktadır” değerlendirmesini yaptı.
Bu oyuna gelmeyin
Erdoğan, Türkiye’nin, yakın çevresinden başlayarak kendisiyle gönül bağı içindeki herkesin, en başta da sınırlarının hemen yanı başında yaşayan Kürtlerin devleti olduğunu belirtti. Bunun için Kobani’ye kapıları açtıklarını vurgulayan Erdoğan, “300 bine yakın Kürt kardeşimiz şu anda bizim ülkemizde yaşıyor. Demek ki bunu bilmeyenler, anlamayanlar var, anlamak istemeyenler var. Onun için ben 31 Mart için şimdiden sesleniyorum, Kürt kardeşlerimize sesleniyorum; bu oyuna gelmeyin. PKK’nın desteğindeki terörden beslenen siyasi partilere, onların yandaşlarına oylarınızı vererek zayi etmeyin. Tehditlere aldırmayın. İşte Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te bu terör örgütlerini nasıl o mağaralarda inlerine gömdüysek bundan sonra gömmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Erdoğan, milletin özgürlüğüne, kendi içindeki dayanışmasına göz dikenlere asla prim vermeyeceklerini söyledi.
Sınırlarının öte tarafında ne zaman bir sıkıntı yaşansa Kürt, Arap ve Türkmenlerin, güvenli bir sığınak olarak Türkiye’ye yöneldiğine işaret eden Erdoğan, “Türkiye, sınırları içindeki tüm vatandaşlarının, sınırları dışındaki tüm kardeşlerinin hamisi değil bizatihi kendi ülkesidir, kendi vatanıdır. Sınırlarımız dışında yaşayan her bir kardeşimizin, bulunduğu topraklarda huzur, güven ve refah içinde olması bizi memnun eder, mutlu eder. Bunun yanında canları, malları, özgürlükleri tehdit altına giren herkesin yanında olmak bizim hem tarihi hem de insani görevimizdir” ifadelerini kullandı.
“Suriye’deki güvenli bölgeyi Türkiye oluşturacak”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısının ardından kuliste gazetecilerin sorularını cevapladı. Türkiye sınırını teröristlere teslim etmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Suriye’de güvenli bölge Türkiye tarafından oluşturulacak” ifadelerini kullandı. Erdoğan açıklamalarının devamında şunları söyledi: “Ne yazık ki Obama bu konuda gerekli adımları atmadı. Olumlu baktı, ama atmadı. Güvenli bölge konusuna olumlu bakıyorum. Üzerinde tüm ilgili arkadaşların konuşabileceği, benim de olumlu baktığım bir konudur. Bu konu üzerinde çalışılabilir. Bu bölgede böyle bir adım atılabilir. Bu özellikle biz TOKİ olarak bu işin içerisine gireriz. Ama bu konuda koalisyon güçleri maddi destekleri de bize verirlerse bu insanların güvenliğini de korumak kaydıyla güvenli bölgeyi halletmiş oluruz. Bu göçü de tamamıyla engeller. Güvenli bölgeyi teröristlere terk edemeyiz. YPG böyle bir projenin içinde yer alamaz, onlar terörist. Koalisyon güçleri ile birlikte hareket edilir”
Ruhani ve Putin’le üçlü görüşme gündemde
Erdoğan bir soru üzerine, “Ruhani ve Putin’le üçlü görüşme gündemde. Rusya ziyareti büyük ihtimalle ayın 23’ünde gerçekleşecek” bilgisini paylaştı.