AKİT MENÜ

Gündem

Lütfü Oflaz: Cumhurbaşkanını asmakla tehdit edenler halk düşmanlarıdır

Recep Tayyip Erdoğan'ın “Benim gönlümdeki cumhurbaşkanı” dediği gazeteci-yazar Lütfü Oflaz, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Güncelleme Tarihi:

Haber7'nin sorularını yanıtlayan Lütfü Oflaz, önemli ifadeler kullandı. Oflaz, "Halkın seçip işbaşına getirdiği insanları idam etmek, askeri darbeyle devirmek, zehirleyip öldürmek halk düşmanlarının işidir" dedi.

“Cumhurbaşkanını asmakla tehdit edenler halk düşmanlarıdır”

Lütfü Bey; siz kutuplaşmaya, düşmanlaşmaya son verelim diyorsunuz ama, mesela CHP’nin kanalı Halk TV’de Uğur Dündar ile Yılmaz Özdil’in yönettiği Halk Arenası programı halka da Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’a da nefret, düşmanlık, hakaret, tehdit kusuyor. Nitekim bu programda son olarak Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın kendisinden önceki liderler gibi devrileceği, asılarak ya da zehirlenerek öldürüleceği dile getirildi. Böylesine bir rezilliğe ne diyorsunuz?

Başbakan Adnan Menderes asıldığında sadece Adnan Menderes mi idam edildi? Asıl onu seçip başbakan yapan halkın iradesi idam edildi. Başbakan Süleyman Demirel iki kez devrildiğinde onu seçip başbakan yapan halkın iradesi gasp edildi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal zehirlenip öldürüldüyse, onu seçip cumhurbaşkanı yapan irade katledildi. Necmettin Erbakan zorla iktidardan saf dışı edildiğinde onu seçip başbakan yapan halkın iradesi saf dışı edildi. Halkın seçip işbaşına getirdiği insanları idam etmek, askeri darbeyle devirmek, zehirleyip öldürmek halk düşmanlarının işi…

“Bu mizah ise ben mizahçı değilim!”

Bir de bunlar bu sözlerin mizah olduğunu iddia etmekteler. Siz mizahımızın dört büyükleri denilen Akbaba, Gırgır, Leman, Ustura dergilerinin dördünde de yazan tek yazarsınız. Mizahımızın üstadı olarak sizce bu sözler mizah mı?

Halkın seçip işbaşına getirdiği liderleri devirmekle, idam etmekle, zehirlemekle tehdit etmek mizah ise ben mizahçı değilim! Bu sözlerin mizahla uzaktan yakından bir ilgisi yok; ama belki edebi olmayan edepsiz bir mizahla ilgisi olabilir! Ben oldum olası edebi ve edepli bir mizahın temsilcisiyim. Kaldı ki mizah yüksek bir zekâ işidir. Zekâ parlaklığı gerektirir. Bu sözlerde ise bırakın zekânın parlaklığını, zekanın kırıntısı bile yok. Zekânın olmadığı yerde mizah da olmaz.

“Birbirimize değil emperyalizme karşı savaşalım”

Sözünüzü kesiyorum ama şunu da eklemeden yapamayacağım. Halk Arenası’nın daha önceki programlarında, iktidar gücü yeniden ellerine geçtiğinde kendileri gibi düşünmeyenlerden intikam alacakları, kendileri gibi düşünmeyenleri Yunanlılar gibi denize dökecekleri de söylendi. Kendisi gibi düşünmeyenlere, AK Parti’ye oy verenlere sürekli hakaret eden, düşmanlık kusan Yılmaz Özdil kafasına sahip bir muhalefetle ülkede düşmanlık sona erdirilebilir mi? Bir de bunlar Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı ülkeyi düşman kamplara bölmekle suçlayıp şikayet ediyorlar…

Ülkenin düşman kamplara bölünmesinden şikâyetçiyseniz, önce siz düşmanlık, tehdit, hakaret, nefret dilinden vazgeçmelisiniz. Hem düşmanlık, tehdit, hakaret, nefret dilinden vazgeçmeyeceksiniz ve hem de ülkenin düşman kamplara bölünmesinden şikayet edeceksiniz; bu olmaz. Çıkın iktidarı da iktidarın başındaki Tayyip Erdoğan’ı da en ağır şekilde eleştirin. Bu demokratik hakkınızdır. Ama yeter ki eleştirirken düşmanlık, tehdit, hakaret, nefret içeren bir dil kullanmayın. Herkese bunu tavsiye ediyorum. Düşmanlık edeceksek, ülkemizi ağır bir saldırı altına alan küresel emperyalistlere düşmanlık edelim. Birbirimize düşmanlık etmeyi bırakıp emperyalizme karşı ülkemizi savunmak için tek vücut, tek yumruk olalım.

Yorumlara Git

Kılıçdaroğlu’na cenazede saygısızlık: Alana alınmadı, geri gönderildi

Ukrayna'nın Odessa'daki limanları vuruldu Rusya ihalarla saldırdı

FETÖ'nün darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti! Unutmadık, unutturmayacağız…

Kamuoyu ikiye bölündü! Dünya Kupası’nda gündeme oturan gol

Ne dediğini o da bilmiyor! Erdoğan düşmanlığı Akif Beki’ye su kaynattırmış