Gündem
Vasat davası için dosya uydurmuşlar
Paralel yapının yargı ayağının Vasat kumpası için yeterli delil bulamayınca, dava ile hiçbir ilişiği olmayan Gaziantep’teki İslami Cihat Örgütü soruşturmasının belgelerini dava dosyasına koyduğu ortaya çıktı.
GEREKÇELİ KARAR SKANDALI ORTAYA KOYDU
İstanbul 13. Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama ve hükümlülerin talebinin kabulüne ilişkin gerekçeli kararı yayınlandı. Akit’in ulaştığı karar dönemin paralel yargısının mütedeyyin kesimi cezalandırmak için dosyayı uydurma delillerle doldurduğunu ortaya koydu. Gerekçeli kararda, örgütsel irtibat ve eylemler izah edilirken, 2000 yılında Şanlıurfa Birecik’te İslami Cihat Hareketi isimli örgütün gerçekleştirdiği eylemin yargılama konusu dosyaya konulduğu tespit edildi. Çetin Yıldırım’ın yargılandığı Vasat davasıyla hiçbir ilişkisi bulunmamasına rağmen dosya yargılama konusu örgütün eylemiymiş gibi gösterildiği ifade edildi.
İLLİYET BAĞI YOK AMA DOSYADA DELİL OLARAK KONULMUŞ
Kumpası ortaya koyan gerekçeli kararda eski mahkemenin kararı ile ilgili şu ifadelere yer verildi: “Birecik ilçesindeki polis komiseri şehit edilmesi eyleminin belgeleri temin edilmiş olup, Mehmet Murat Yürekli’nin ifadesinde açıkça anlattığı üzere ‘İslami Cihat Hareketi’ isimi kendisinin Şanlıurfa Birecik’te etrafına topladığı kişilerle kurduğu bir örgüt olduğu, bu dosya hükümlüleri Çetin Yıldırım ve diğer kişileri hiçbir suretle tanımadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda söz konusu bombalama ve terör eylemlerinin o tarihlerde İstanbul’da bulunan ve hiçbir tanışıklıkları olmayan bu dosya hükümlüleri bakımından herhangi bir illiyet bağı kurulmaksızın delil bölümündeki zikredildiği anlaşılmaktadır.”
GENEL MÜDÜRLÜĞÜN RAPORU GÖRMEZDEN GELİNDİ
Balyoz hakimi Ömer Diken ve El Kaide iddiasıyla Marmara Bölgesi’nde binlerce kişinin e-postalarının takip edilmesi kararını veren Hakim Gökmen Demircan’ın üyesi olduğu mahkemenin Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 24/12/2005 tarihli raporunun görmezden gelindiği, raporda Çetin Yıldırım’ın Vasat Örgütü lideri olmadığı belirtilmesi karşısında paralelin egemenliğindeki dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün raporunun dikkate alındığı kaydedildi. Dağıtılan kumpasçı mahkemenin kararında örgütün yayın organı olduğu öne sürülen derginin de yargılama konusu yapıldığı ifade edilirken, yayını neşreden Halil Çetingürbüz’ün örgüt üyesi olmadığı kanaatiyle beraat ettirilmesinin de çelişkiyi açıkça ortaya koyduğu vurgulanıyor.