AKİT MENÜ

Siyaset

Mahir Ünal, Akit TV'ye konuk oldu: Özdil'in Atatürk istismarı, koruma kapsamında değerlendirilebilir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Akit TV Genel Yayın Koordinatörü Muharrem Coşkun'un sorularını cevapladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Yılmaz Özdil'in 2 bin 500 liradan sattığı 'Mustafa Kemal' kitabına ilişkin; "Yılmaz Özdil'in kitabı, Atatürk'ü koruma yasası kapsamında değerlendirilebilir. Çünkü bu yasa yalnızca ona yapılan hakaretleri kapsamıyor. İstismar konusu da yasa kapsamındadır" dedi.

Güncelleme Tarihi:

Taha Emre ÖZDEMİR  ANKARA 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Akit TV Genel Yayın Koordinatörü Muharrem Coşkun'un sorularını cevapladı.

Ünal, Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in tartışılan kitabı için Atatürk'ü 'İstismar' kavramını hatırlatarak; "Mustafa Kemal kuru fasülyeyi çok severdi. Allah aşkına bu ne? Şimdi 2 bin 500 liradan dağıttığınız kitabın içeriğini Google'dan search ederek oluşturdaysınız ve bu kitabı 2 bin 500 liradan aldılarsa, kendimi bunu satın alanların yerine koyup empati yapmaya çalışıyorum. Sebebini bulamıyorum. Atatürk'ü koruma yasası kapsamında değerlendirilebilir. Atatürk'ü koruma kanunu sadece hakaretten ibaret değil, istismar da bu kapsamdadır. Biliyorsunuz Halk TV'de Halk Arenası var. Birisi sinemadan tanıdığımız darbukatör Bayram diğeri komedi dalından tanıdığımız oyuncu, öteki bu kitabı yazan kişi, bir diğeri de eski Arena'dan tanıdığımız vatandaş. Şimdi bu dörtlü ülkenin Cumhurbaşkanına hakaret ediyor ve izleyici coşkuyla alkışlıyor. Orada 'Paralel' bir dünya var. Onların dünyası gerçekten uzak farklı bir hayat. Bir paralel evren oluşturmuşlar. Sonra kalkıyorlar kitap yazıyorlar. Bunlar ne yiyip içip bu hale geliyorlar? İşte bunu anlamak çok güç" dedi.

"31 Mart'ı CHP 'Beka' meselesi yaptı"

Mahir Ünal, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert bir dille eleştirirken 31 Mart seçimlerinin neden 'Beka' konusu olduğunu şu ifadelerle anlattı:

"Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin de söylediği gibi Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin bir 'Beka' meselesi haline döndüğü doğrudur. Yerel seçimleri yerel seçim olmaktan çıkarıp 'Beka' meselesine döndüren kim? CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Genel Başkan olduğu günden beri tüm kurumların meşruiyetini tartışmaya açıyor. Deniz Baykal Genel Başkan iken bunu hiç yapmadı. Ne zaman Kemal Kılıçdaroğlu bir 'Kaset Operasyonu' ile genel başkan oldu, o gün bu meşruiyetleri tartışmaya açma çabaları başladı. 2011 seçimlerinden hemen sonra, TBMM meşru değil diyerek ilk adımı attı. Sonra da bu meşruiyet tartışmalarını; Anayasa, seçimler, Cumhurbnaşkanlığı gibi kurumların 'Meşruiyetine' kadar getirdiler. Eğer siz her kamusal kurumun meşruiyetini tartışmaya açarsanız bu şeçimler 'Beka Meselesi' ne dönüşür. Kemal Kılıçdaroğlu bunu sistematik olarak yapıyor"

"Bu hainliği kabul etmemiz mümkün değil"

Ünal konuşmasında HDP'ye de eleştirilerde bulunurken; "Biz onların siyaset yapmasına karşı değiliz. PKK ile dirsek teması yapmalarına karşıyız. Bakın Türkiye anayasalara her zaman bağlı. AK Parti olarak 'Parti Kapatmalara' en başından beri karşıyız. Bunlar daha geçen gün; 'Çocuk sivil demeden insanları katleden, şehirleri harabeye çeviren teröristlere' saygı duruşunda bulundular. Ben olayın siyasi tarafını değerlendiriyorum. Ama bu hainliği kabul etmemiz mümkün değil" dedi.

"Tunç Soyer meselesi baba-oğul meselesi değil"

Mahir Ünal, CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer için; "Konu bir baba oğul ilişkisi değil. CHP'nin İzmir adayını açıklamasından sonra bir travma tetiklendi. Masum olduğu bilinerek idam edilmiş birçok insan var. İnsanlık dışı işkencelere uğramış insanlar var. Peki Soyer ne dedi? '12 Eylül'de dış güçlerin eli vardı. İnsanlar birbirini öldürüyordu. Mecburen darbe yapıldı' Yani olaylar olunca işkence meşrulaşır mı? Kamuoyu Tunç Soyer'den dik bir duruş, bir tavır bekliyor. Meral Akşener o da bir 'Vaka' dedi. Tamam vaka da arkasını da getirsene" ifadelerini kullandı.

"Adana Mutabakatı bir sınır güvenliği enstrumanıdır"

Son günlerin konuşulan konularından Adana Mutbakatına da değinen Ünal şunları söyledi:

Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi sınır güvenliğini sağlamak için bütün enstrumanlarını kullanır. Adana mutabakatı da bu enstrumanlardan birisidir. Adana mutabakatı Türkiye'nin sınır güvenliğinin sağlamasının ve PKK'nın Suriye eylemlerine engel olma çabasının meşru bir enstrumanıdır. Bu enstrumanın kullanılmasından daha doğal birşey de olamaz"

"ABD Venezuella'da halkın direncini kırmaya çalışıyor"

ABD'nin Venezuellada'ki müdahalesini değerlendiren Ünal, Amerika yönetiminin Venezuella'da halkın direncini kırma çabalarının devam ettiğini ifade ederken; "ABD demokrasi, özgürlük, seçilme hakkı ve insan hakları hassasiyeti ile Venezuella'ya müdahale ettiğini iddia ediyor. ABD bu konularda hassas olsaydı Mısır'daki darbeye izin verir miydi? Amerika yüksek çıkarlarının olduğu ülkelerde özgürlüklerle değil, çıkarlarıyla ilgilenir. Çıkarları tehlikeye girince de orada özgürlükleri, insan haklarını bahane eder. Dünyada ABD'nin bütün bu haksızlıklarına kim ses yükseltiyor? Recep Tayyip Erdoğan. Bu konularda konuşan, dik duran, sesini yükselten tek dünya lideri. Venezuella dünyanın en yüksek petrol rezervine sahip ülkesi. Maalesef ekonomisi tamamen çökmüş ama devlet tüm vatandaşlarına gıda yardımı yapıyor. Kimseyi aç ya da açıkta bırakmıyor. Petrol orada para etmiyor. Neden? Çünkü ABD buna izin vermiyor. Dolayısıyla Venzuella halkının da nasıl bir duruş sergileyeceği çok önemli. Halk eğer Maduro'nun yanında durursa onu yıkamayacaklar. Mesela geçmişte Şavez'i yıkmaya çalışmışlardı. Halk onu yani liderini darbecilerin elinden aldı. Şu anda halk uygulanan ekonomik yaptırımlara ne kadar dayanabilecek? Bunu da zaman gösterecek" dedi.

"28 Şubat, erken evlilik ve süresiz nafaka mağduriyetini gidereceğiz"

Mahir Ünal; Milyonları ilgilendiren Süresiz Nafaka, Erken Evlilik ve 28 Şubat Mağdurları ile ilgili sorulara ise şöyle cevap verdi:

"Ülke genelinde ziyaretlerimizde birçok vatandaşımızın problemlerini dinliyoruz. Bu ziyaretlermizde küçük yaşta evliliklerden kaynaklanan mağduriyetleri sıklıkla duyduk. Ancak bu sorunu çözebilmemiz için bir önerge ihtiyacımız var. Biz erken yaşta evliliğin önünü açmıyoruz. Geçmişe yönelik yaşananlara bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Geçmişteki sıkıntıları çözeceğiz ve bundan sonra da erken evlilikleri kesinlikle engelleyeceğiz. Süresiz Nafaka hususunda da kadınların ve erkeklerin hakları eşit ölçüde korunarak bir düzenleme gerçekleşecek. Süresiz nafaka konusundaki sıkıntıları dinledik, değerlendirdik. Gereken çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

28 Şubat mağduriyetleri zaten yüzde 80 oranında giderildi. Geçtiğimiz günlerde bir grup hanımefendi geldi. O dönemde sıkıntılar yaşadıklarını ve bazı mağduriyetlerinin olduğunu söylediler. Onları dinledik ve çalışmalarımıza başladık. Konuştuğumuz bu üç konuda da çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü biliyorum"

Emeklilikte 3 kriterimiz var: Yaş,prim ve gün

Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusuna da değinen Ünal Şunları söyledi:

"Bir defa kullanılan kavramlar yanlış. Mesela 'Atanamayan Öğretmen' diye birşey olmaz. Mesela sınava girersiniz. Kazanırsanız stajer öğretmen olursunuz. Stajerlikte başarılı olursanız atamanız yapılır ve yemin ederek öğretmen olursunuz. Dolayısıyla atanamayan öğretmen diye birşey yoktur. Emekliliğe gelince burada da 3 kriter var. Yaş, prim ve gün. Dünyadaki tüm emeklilik yaşlarını inceledim. Birçok ülkede emeklilik yaşı 65'in üzerinde. Ben bunu bazı insanların hakkına engel olmak için söylemiyorum. Bir insan birşeye sorun diyorsa o sorundur. Türkiye'de geçmişte erken emeklilik, kıyak emeklilik, süper emeklilik gibi birçok çeşidin uygulanması ile SGK çökme noktasına getirildi. Bugün Türkiye'nin SGK politikası, üzerinde konuşulmuş planlanlaması tamamlanmış ve uygulanmakta olan bir meseledir. Biz birilerinin haklarını engelleyelim derdinde değiliz ama söz konusu düzenlemede 3 kriter getirildi. Söylediğim gibi; Yaş, prim ve gün"

Yorumlara Git

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme! Gözaltı kararı verildi

Siyonistler ateşkes tanımıyor! Hava saldırıları düzenlediler

Sömürgeci kafası hortladı: ABD G20’yi babasının çiftliği sanıyor!

Haydut ABD 344 milyon dolarlık varlığa el koydu

Yatırımcıya "Türkiye Yüzyılı" müjdesi: İhracatçıya ve finans dünyasına dev vergi dopingi!