Gündem
28 Şubatçıları paralel korumuş
Paralel Yapı’nın, 28 Şubat Post-Modern darbesinin üniversitelerde dindarları fişleyen sivil unsurlarına yönelik savcılık soruşturmasını engellediği ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 28 Şubat darbecilerinin sivil ayağına uzanmak isteyen Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin’in YÖK’ten akademisyenlere yönelik fişlemelerin olduğu belgeleri istediği, belgeleri 10 ay boyunca göndermeyen paralelcilerin belgeleri imha ettiği öğrenildi.
İBRAHİM ACAR / ANKARA - Paralel yapının, 28 Şubat post-modern darbesinin üniversitelerde dindarları fişleyen sivil unsurlarına yönelik savcılık soruşturmasını engellediği ortaya çıktı. 28 Şubat post-modern darbesinin sivil ayağına yönelik soruşturma kapsamında savcılık YÖK’teki fişleme belgelerini istedi. Savcılığın talebine rağmen YÖK’te yuvalanan paralel yapı elemanlarının 10 ay boyunca savcılığı oyalayarak, davada delil olarak kullanılacak belgelerin bulunduğu arşiv deposunu lağvettiği ortaya çıktı. Kısa bir süre sonra da Savcı Kemal Çetin görevden alınarak 28 Şubat’ın sivil ayağına yönelik soruşturma örtbas edildi.
ERBAKAN’DAN NEFRET EDEN PARALELLER, SORUŞTURMAYI DA ÖNLEDİ
Türkiye’de dindar kesimin üzerine balyoz gibi çökenlerin yargılandığı 28 Şubat soruşturmasını genişletmek isteyen Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, YÖK Başkanlığı’na fişlemeleri yapan Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu’nun (UTKK) arşiv deposundaki belgeleri talep etti. 28 Şubat döneminde darbecilere güzellemeler yapan, Erbakan’a “beceremediniz artık bırakın” diyen paralel yapının YÖK’teki yapılanması, savcılığı 10 ay boyunca oyaladı ve bu zaman zarfında da fişleme belgelerinin bulunduğu arşiv deposunu lağvetti. Olayın üzerinden çok geçmeden de soruşturmayı yürüten savcının bu soruşturmadan alındığı belirtildi.
FİŞLEMELER DEVAM ETMİŞ
Savcı Çetin’in YÖK’e yazdığı yazıda, “Yüksek Öğrenim Kurulu’nda yapılan aramalarda ve YÖK tarafından gönderilen belgelere göre 28 Şubat döneminde Batı Çalışma Grubu faaliyeti kapsamında kurum bünyesinde Toplumsal Faaliyet Birimi oluşturulduğu, Yüksek Öğrenim Kurulu ve bağlı birimlerinde birçok öğrenim görevlisi ve çalışanının fişlendiği, bu fişlemelerin şüpheli Kemal Gürüz döneminde başladığı, el konulan belgelere bakıldığında fişlemelerin 5237 Sayılı TCK’nin yürürlüğe girmesinden sonra da devam ettiği anlaşılmıştır” ifadeleri yer alıyor. Ayrıca yazıda, “Bu fişlemeleri yapan YÖK personeli hakkında eylemlerinin niteliğine göre TCK’nın 257. 134. 135 ve 136. maddelerinde belirtilen görevi kötüye kullanma, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından 2547 Sayılı Yasa gereğince işlem yapılmak üzere yazımız ekinde elden gönderilmiştir. Gönderilen evrakın teslim tesellüm tutanağıyla teslim alınarak tutanağın Başsavcı Vekilliğimize gönderilmesi rica olunur” ifadeleri yer alıyor.
REKTÖR SEÇİMLERİNDE DE FİŞLEME YAPMIŞLAR
Savcılığın soruşturma kapsamında YÖK’ten 7 bin 780 tane evrak talep ettiği, fişlemelerde 405 evrakla Selçuk Üniversitesi’nin ve 358 evrakla Trakya Üniversitesi’nin ilk sıralarda yer aldığı görülüyor. Bunun yanında YÖK’ten soruşturma kapsamında istenen 693 evrakın da üniversitelerdeki rektör seçimleri ile ilgili olduğu ve rektör seçimlerinde de çok büyük fişlemelerin yaşandığı ifade ediliyor. Yine istenen evraklar arasında en az 6 bin 305 akademisyenin fişlendiği tespit edilirken, fişlemelerin altında; “N.Ö, O.B, Y.S.S, T.K, E.E, Ş.D, İ.T, E.T, T.S, A.E, A.K, R.S, S.Ç, B.A, S.D, S.K, S.A, D.Y” gibi YÖK personellerinin paraf ve imzaları bulunuyor. Bu isimlerden bazılarının da şu anda çeşitli üniversitelerde ve YÖK’te görevlerine devam ettikleri öğrenildi.