AKİT MENÜ

Dünya

Hocalı katliamı nedir, ne zaman oldu? Hocalı katliamı kim yaptı

Türkiye’nin sözde Ermeni katliamını yaptığı yalanını dünyaya kabul ettirmek için lobi faaliyetlerini gerçekleştiren Ermenistan, karanlık geçmişindeki yaptığı katliamları görmezden gelmeye devam ediyor. 1992 yılında Ermeni çeteleri 25 Şubatı 26 Şubat'a bağlayan gece Hocalı kasabasında bir soykırım gerçekleştirdi. Ermeni çetelerinin saldırısı sonucu 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice katledilirken 487 kişi de ağır yaralandı. İşte Azerbaycan Hocalı katliamına ilişkin haberler...

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’nin sözde Ermeni katliamını yaptığı yalanını dünyaya kabul ettirmek için lobi faaliyetlerini gerçekleştiren Ermenistan, karanlık geçmişindeki yaptığı katliamları görmezden gelmeye devam ediyor. 1992 yılında Ermeni çeteleri 25 Şubatı 26 Şubat'a bağlayan gece Hocalı kasabasında bir soykırım gerçekleştirdi. Ermeni çetelerinin saldırısı sonucu 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice katledilirken 487 kişi de ağır yaralandı. İşte Azerbaycan Hocalı katliamına ilişkin haberler...

Hocalı katliamı nedir?

1988'de başlayan Azeri ve Ermeni halkı arasındaki Karabağ Savaşı devam ediyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askerî hedef niteliği taşıyordu.  Azeri resmî kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 Şubatı 26 Şubat'a bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışınıkapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı. 

Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir.

“Hala nefes alan 10 yaşındaki kız çocuğunu cesetlerin üstüne fırlattı”

Hocalı Katliamı vahşetini yaşayan Ermeni gazeteci Daud Kheriyan, o gün yaşananları böyle aktarıyor: “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabası’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu”

Ermeni komutan Melkonyan gördüklerini günlüğünde anlattı

Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı'ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan'ın olümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother's Road) başlığıyla ABD'de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı şöyle tasvir ediliyor:

“Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni askeri, Hocalı'nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudakı açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağ’ın doğusuna ulaşmış ve Azeri kenti Ağdam'a doğru inmeye başlamışlar. Buradaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada "Onlar sürekli ateş ediyorlardı" diye konuşmuştu. Arabo'nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkararak bıçaklamaya başlamışlar”

“Öyle vahim şeyler gördüm ki…”

Hocalı'daki yaşananların tanıklarından biri olan 53 yaşındaki  Şamil Sabiroğlu da olayı Azerbaycan ve dünya kamuoyuna duyuran ilk gazetecilerden. Sabiroğlu bugün gazetecilik yapmasa da "Hocalı Soykırımı Tanıtma Birliği" sivil toplum kuruluşunun başkanlığını yürütüyor ve Hocalı'da yaşananları dünyaya duyurmak için çeşitli faaliyetler yürütüyor.O yıllarda muhabir olarak görev yapan Sabiroğlu, 1991 Kasım ayından itibaren Hocalı'nın ablukaya alındığını, halkanın daraldığını her geçen gün hissettiklerini anlattı. Hocalı katliamı yaşandığı zaman Ağdam'da bulunduğunu ve olayı duyar duymaz yardıma koştuğunu ifade eden Sabiroğlu, "Katliamdan kurtulanları karşılamaya gittik. Öyle vahim şeyler gördüm ki gazeteci olduğumu ve merkeze haber göndermeyi bile unuttum. Aniden bunu farkedince hemen Ağdam kent merkezine giderek postaneden gazetemize telefon ederek durumu bildirdim. İlk önce inanmadılar. Çünkü devlet yetkilileri sadece 2 kişinin öldüğünü söylemişti. Gazetem Hocalı'da katliam yapıldığını manşetten verdi. Daha sonra yine cesetlerin ve yaralıların alınması için çalıştım. Cesetlere bile işkence ederek tanınamaz hale getirmişlerdi. Kadınların göğüsleri açılmış, bacakları iple bağlanmıştı. Küçük bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü. Acaba bu Hocalı halkı ne yapmıştı ki Ermeniler bu vahşeti yaptı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan 'Hocalı'ya kadar Azerbaycanlılar bizim sivilleri öldürmeyeceğimizi düşünüyordu fakat Hocalı ile birlikte biz bu algıyı kırdık' diyor. Er geç biz topraklarımızı geri alacağız fakat Hocalı'da yaşananları asla unutmayacağız." değerlendirmesinde bulundu.     

Ermenilerin çocuk, kadın ve yaşlılar dahil kimseye acımadığını söyleyen Sabiroğlu, "Savalan Allahverdiyev isimli bir ihtiyar Hocalılı vardı. 2. Dünya Savaşı'nda uzun müddet Nazilerin elinde esir bulunmuş fakat sağ salim geri dönmüştü. Burada Ermeniler tarafından katledildi." dedi.

Yorumlara Git

Vize bekleyenlere müjdeli haber!

Kocaeli'de FETÖ operasyonu: Dershanelerde ByLock ve ankesör izi!

'Erdoğan ve Şara hilafeti getirecek!'

Mısır'dan Gazze için kritik çağrı: Ulusal komite vakit kaybetmeden göreve başlamalı

İsmailağa Cemaati'ne dizayn operasyonu!