Gündem
“İslam’dan aldığımız referansla yolumuzu belirleriz”
28 Şubat darbesi öncesi ve sonrası hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, “İslam’ın kendisinden aldığımız referanslarla yol haritamızı belirlememiz gerekir. Yoksa, şu generalin bu generalin bize nasıl yaşayacağımızı öğretmemeye kalkmaması gerekir.” dedi.
yeniakit.com.tr Akit TV’de Fatin Dağıstanlı’nın sunumu ve Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yorumlarıyla ekrana gelen Manşetlerin Dili programında, bugün 22’nci yıl dönümü olan 28 Şubat darbesi konuşuldu. Müslümanlara yönelik “yok etme” operasyonları yapılan 28 Şubat darbesini, öncesini ve sonrasını destekleyen, darbeye alkış tutan zihniyetin de masaya yatırılığı programda, gazetemiz yazarı Abdurrahman Dilipak’ın, Fatih Altaylı’nın Müslüman bir genç kıza yönelik küfürlerini hatırlattığı yazısından da bahsedildi.
Karakaya, Altaylı’yı yerin dibine batırıp çıkardı
Altaylı’nın hadsiz sözlerine yönelik merhum genel yayın yönetmenimiz Hasan Karakaya’nın tarihi yazısının da hatırlatıldığı programda Ali İhsan Karahasanoğlu, “Bana bir Müslüman olarak, ‘bu ifadeler doğru mudur’ diye sorduğunuzda, ben tereddüt edebilirim, doğru değil diyebilirim. Ama başka da çıkar yolumuz kalmıyor. Öyle bir sıkışmışlık içindesiniz ki, iffetin sembolü olarak başına bir örtü takan kıza Fatih Altaylı, ‘fahişe’ diyor. Böyle bir atmosferde rahmetli Hasan Karakaya ağabey de, onu yerin dibine batırıp çıkarmıştı.” dedi.
Herkes bir bahaneyle yükleniyor
“‘7,4 yetmedimi’yi bahane ederek fahişe diyor, bir başkası başbakanlıkta iftar yemeği vermenin sırası mıydı diyor, bir başkası Kaddafi’nin yanına gitmenin zamanı mıydı diyor” ifadesini kullanan Karahasanoğlu, 28 Şubat sürecinde herkesin bahane bularak Müslümanlara saldırdığını belirtti.
“Dimdik ayakta durmak zorundayız”
Karahasanoğlu, konuyla ilgili sözlerini şöyle noktaladı:
“O zaman ne yapacaksınız, iktidar olmayacaksınız veyahut da dininizi yaşamayacaksınız. Böyle bir reçeteyle karşımıza geliyorlar. Yüzde 35 oy almış, tek başına iktidara gelmiş Tayyip Erdoğan’a da ne şekilde geldiler? ‘Eşinin başını açarsa bizim de başbakanımız olur’ diyen Tuncer Kılınç’la karşı karşıya geldik. Dolayısıyla bu tür tavizlerin sonu gelmez. Biz dimdik ayakta durmak zorundayız. İslam’ın kendisinden aldığımız referanslarla yol haritamızı belirlememiz gerekir. Yoksa, şu generalin bu generalin bize nasıl yaşayacağımızı öğretmemeye kalkmaması gerekir.”