Gündem
Müslüm Gündüz'den 28 Şubat açıklaması!
28 Şubat'ın önemli isimlerinden Aczimendi Hareketi lideri Müslüm Gündüz, darbe sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Biz Risale-i Nur talebeleriyiz ve hayatımızda hiçbir zaman değişiklik olmaz" dedi.
This browser does not support the video element.
Taha Emre ÖZDEMİR ANKARA
28 Şubat darbe sürecinin önemli aktörlerinden Müslüm Gündüz, sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Biz Risale-i Nur talebeleriyiz ve hayatımızda hiçbir zaman değişiklik olmaz" diyerek faaliyetlerine aynı şekilde devam ettiklerini söyledi.
28 Şubat darbe sürecinin önemli isimlerinden Aczimendi Hareketi lideri Müslüm Gündüz, Yeniakit.com.tr'ye açıklamalarda bulundu.
28 Şubat darbesinin yapıldığı günden bu zamana hayatlarında hiçbir değişiklik olmadığını belirten Gündüz, "Biz Risale-i Nur talebesiyiz. Benim işim Risale-i Nur ile iştigal etmek. Cenab- Hak bize öyle bir lütufta bulunmuş. Bizler böyle bulunduğumuz yerde Risale-i Nur dersleri yapıyoruz. Kur'an-i hakikatleri Ümmet-i Muhammed'e anlatıyoruz" ifadelerini kullandı.
'28 Şubat'ta toplumu bize karşı kışkırttılar'
28 Şubat 1997 yılında yapılan darbenin değerlendirmesini de yapan Gündüz, "28 Şubat'ta Türkiye'de darbe yapmak isteyen bazı hakim güçler vardı. Onlar da bazı niyetlerle ortalığı karıştırmak istiyorlarmış. Bizim kendi normal rutin faaliyetlerimizi 'İrtica' ve 'Şeriat'ın ayak sesleri gibi flaş cümlelerle topluma taktim ediyorlardı. İnsanları kışkırtmaya çalışıyorlardı. Nasıl bakarlarsa baksınlar, bizde samimiyetten ve vatan sevgisinden başka birşey bulamazlar" dedi.
'Biz hiçbir zaman hainlik yapmadık'
"FETÖ hiçbir süreçte Risale-i Nur talebeliğini esas almadı. Ben bunu 40 senedir söylüyorum. Maksatları başka olmakla birlikte Risale-i Nur'un gücünden istifade ettiler. Bir insan hainlik ve ajanlık yapamaz. Adnan Oktar'a gelince onun yaptığının dünyada bir benzeri yok. Onun adını İslam'a yakıştırmak dine hakarettir"
'Hareketimiz benim geçirdiğim bir hal ile başladı'
Müslüm Gündüz Aczimendi hareketinin başlangıcını da şu sözlerle anlattı:
"Aczimendi Hareketi, 1985'te Elazığ'da bir hal geçirmem sonucu bu kıyafete girmemle başladı. Yaşadıklarım şuuri değil bir hal meselesiydi. Ticaretle uğraşırken dükkanımı terk ederek inzivaya girdim. O hali söylemek imkansız ama dışarda bulunabilmem artık mümkün olmamıştı. Biz Peygamber Efendimizin sünneti olduğu için bu kıyafetlerle geziyoruz. Bu gördüğünüz kıyafet 100 sene evvelinde tüm Osmanlı'nın kıyafetiydi. Fatih Sultan Mehmed İstanbul'da yeniden gözünü açsa ülke istilaya uğramış zanneder çünkü onun dönemine ait hiçbir görüntü kalmadı. Biz gerçek Anadolu kültürünü temsil eden insanlarız"