AKİT MENÜ

Gündem

Gül ne yapmak istiyor? Binali Yıldırım ne yapıyor? Davutoğlu ne yapabilir?

Karar.com sitesinde yer alan bir analizde Abdullah Gül, Binali Yıldırım ve Ahmet Davutoğlu hakkında kritik değerlendirmelerde bulunuldu.

Güncelleme Tarihi:

İşte 'Karar Analiz' bölümünde yayınlanan o yazı:

Gerçek şu ki, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun işi zor. Zor, evet. Ama bu ürkütücü bir tespit de değil… Zira, bir başbakanın, hele henüz seçim kazanmamış; yani bulunduğu makamla mütenasip bir başarı öyküsü yazmamış bir liderin işinin zor olması lazım. Malum, Başbakanlığın başarı öyküsü başbakanın seçileceği genel seçimi kazanmaktan geçer.

Yüksek siyaset, zorlukların üstesinden gelerek kazanmanın ve kazanarak koltuğu sahiplenmenin adıdır. Şimdi, seçime dört buçuk hafta kala Davutoğlu’nun önündeki sınav da budur. Yüksek oyla ve konforlu bir parlamento çoğunluğuyla devraldığı partisini, aynı hatta tutup, 8 Haziran’da “seçilmiş” bir lider olarak yola devam edebilmek…

Seçim kazanabilmek, oyları sözgelimi yüzde 45 bandında tutabilmek elbette kolay değil ama yeni başbakanın asıl zorluğu burada da değil… Meselesi, partinin ağır topları ve seçkinlerinin bir kısmının kendisini benimsememiş olmasıdır.

Bir sır değil… Tayyip Erdoğan sonrası genel başkanlık için adı geçen isimler ve o isimlere yakın olanlar ve ayrıca bizatihi Erdoğan dışında kimseyi tanımayanlar kümesi, Davutoğlu’nun üzerinde siyasi istihza ile karışık bir baskı oluşturuyor.

Nitekim, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Davutoğlu’nun 2013’te Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Gülen’le yaptığı görüşme için “Sonradan haberim oldu”demesi bu alaşımın bir tezahürüdür. AK Parti geleneğinde böyle bir şey; yani “has daire”den bir ismin bir başkasını ortada bıraktığı görülmemiştir. Bu oldu. Gül, bu açıklamasıyla “dışarıklı” tavır koymakta sorun görmedi; hatta bunu tercih etti. Eskiden olsa, böyle bir durumda kimse kimseyi açığa düşürmezdi; “has daire”kan kusar kızılcık şerbeti içtim, derdi.

Dahası Gül, apaçık bir şekilde Davutoğlu’na ve genel olarak 12 Ağustos sonrası gerçekleşen yapılanmaya da “Ne yapacaksanız bensiz yapın. Seçim yolunda benden destek beklemeyin” mesajını verdi.

Gelelim bir başka “zorluk” göstergesine…

Adı, “Davutoğlu olmazsa, Binali bey olur” sloganıyla başbakanlık için geçen Binali Yıldırım da seçimde son düzlüğe girilirken “Azınlık hükümeti formülü”nden söz etti. Hatırlayalım, Yıldırım, Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceği bilgisini kamuoyuyla ilk paylaşan isimdi. Bu açıklaması da küçük çaplı bir krize neden olmuştu.

Eski Ulaştırma Bakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden birisi olan Binali Yıldırım, şöyle diyor:

“Koalisyon ihtimali görmüyorum. Teorik olarak böyle bir sonuç doğarsa da koalisyon olmaz, AK Parti azınlık hükümeti kurar ve bir yıl içinde tekrar seçim olur.”

Devamında da muhtemelen sözlerinin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek şunları söylüyor:

“Ama buna ihtimal vermiyorum. Vatandaş belki bizim notumuzu biraz kırar. İnşallah istikrar ve güvenin devamı yolunda oy kullanır, aklıselim karar verir.”

“Koalisyon” ve “Vatandaş belki notumuzu kırar”

Bunlar da AK Parti’nin has dairesinden bugüne kadar duyulmuş sözler değildir. Şimdi duyuluyor.

Özet…

Davutoğlu, her lider gibi 7 Haziran sınavında yalnız olduğunu bilmeli. Liderlik de böyle kazanılan bir vasıf zaten.

Ve esasen Gül de haklı Yıldırım da. Hatta her ikisi kadar kartlarını açık oynamayanlar da haklı. Elbette AK Parti’de alışkın olunan ve tabiatı gereği ideal olan geleneğin devamlılığını sağlamak. Ama son tahlilde kimse geleneğe bağlı kalmak zorunda da değil. Herkes, “Madem Başbakan sen oldun, göster maharetini” deme hakkına sahip. Yoksa, yaptıkları işin adı siyaset olmazdı.

Bu yeni durum, şüphesiz Davutoğlu’nun işini zorlaştırıyor, avantaj kaybettiriyor ve üzerindeki yükü ağırlaştırıyor. Ama meselenin bir başka yönü de var. Aynı zamanda 7 Haziran’dan zaferle çıkması halinde, elde edeceği başarının kalitesini artırıyor ve kendi hanesine yazılmasın garanti ediyor. Borçlanacağı insanların sayısını azaltıyor. Muhtemelen şimdi de kazanma hırsını kamçılıyor!

Yorumlara Git

Brüksel'de Grönland düellosu: Danimarka resti çekti, Avrupa liderleri saf tuttu!

Trump’tan İran’a açık tehdit: "Büyük bir donanmamız yolda!"

Suriye'de SDG çöktü, ABD "çekiliyoruz" dedi: 10 yıllık dönem sona eriyor!

Emekliye müjde Meclis’ten geldi: En düşük aylık 20 bin liraya yükseltildi!

Özgür Özel'den olay itiraf: İBB’de hırsız, yolsuz, rüşvetçi var