Gündem
Amerika’nın derdi savunmamızı zayıflatmak
ABD’nin telkin ve teklifleriyle 1952 yılında tamamen kapatılan uçak fabrikalarının acı hikâyesi hafızalardaki yerini korurken uzmanlar, ABD’nin Patriot konusundaki ısrarının da geçmişte olduğu gibi yerli silah sanayisini ve ülke savunmasını zayıflatmak olduğu görüşünde birleşiyorlar.
Oğuzhan Gültekin Ankara
ABD’nin, Türkiye’nin S-400’lerle hava savunma sistemini güçlendirme hamlesi karşısında Patriotların satışı ve kullanımı konusunda yeni avantajlı tekliflerde bulunması, akıllara Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kayseri ve İstanbul’da kurulan uçak fabrikalarının kapatılması için uçak hibe etmeye kadar varan ABD tekliflerini getirdi. ABD’nin telkin ve teklifleriyle 1952 yılında tamamen kapatılan uçak fabrikalarının acı hikâyesi hafızalardaki yerini korurken uzmanlar, ABD’nin Patriot konusundaki ısrarının da geçmişte olduğu gibi yerli silah sanayisini ve ülke savunmasını zayıflatmak olduğu görüşünde birleşiyorlar.
“Türkiye’nin gelişmemesi için birçok oyun tezgâhlandı”
Türkiye üzerinde geçmişte ve günümüzde birçok oyun oynandığını ve en son FETÖ eliyle gerçekleştirilen 15 Temmuz hain darbe girişimiyle Türkiye’nin askeri ve siyasi anlamda gelişimini dizginlemek istediklerini söyleyen Adaleti Savunanlar ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) Genel Başkan Yardımcısı Ersan Ergür, “Türkiye’nin bölgede söz sahibi olmasını istemeyen birçok devlet var. Bunların başını ABD çekiyor. Bu ülkeler Türkiye’nin kendilerinden bağımsız hareket etmesini, siyasi ve askeri alanda güçlenmesini istemiyor. Yakın tarihimizde bunun örnekleri mevcut. ABD, hibe uçak ve uçak motoru vaadiyle uçak fabrikalarımızı kapattırmıştır. 1996 yılında Muavenet Zırhlısını batırdıktan sonra Gölcük’te gemi motoru üreten fabrikayı da kapattırarak gemi hibe edeceğini söylemişti. Türkiye’ye 10 gemi hibe edeceğini söylemişken 5 gemi göndermişti. Gönderdiği bu gemiler de teknolojik olarak yetersiz gemilerdi. ABD geçmiş siciline bakıldığında Türkiye’nin bağımsız veya bir başka ülke ile anlaşarak kendi güdümünden uzaklaşan bir politika izlemesine asla izin vermeyeceğini söyleyebiliriz. Avrupa ülkeleri Türkiye’nin attığı adımların gerçekliğini gördüğü zaman paniklemeye başlıyor. Bugüne kadar neden Patriot sistemlerini vermek istemediler, şimdi neden veriyorlar? Bugüne kadar Türkiye’nin, Rusya’dan hava savunma sistemi almasını beklemiyorlardı. Türkiye’yi vesayet altına almak için gerekli adımları attıklarını düşünüyorlardı. Gerek FETÖ, gerek PKK, gerekse ekonomik yaptırımlarla siyasi ve askeri gelişimleri dizginlemeyi hedefliyorlardı. Bugün 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’yi engelleyemeyeceklerini anladıkları için Patriotları verelim kandırmacası içerisindeler” değerlendirmesini yaptı.
ABD’nin sözde yardımları umutlara pranga vurdu
6 Ekim 1926 yılında ilk uçak fabrikası Atatürk tarafından Kayseri’de kuruldu. Yaklaşık 10 yıl içerisinde 5 farklı tipte toplam 134 uçak üretildi. Ayrıca 1937-1947 yılları arasında 24 tip uçak imalatı ve 14 tip motor revizyonu gerçekleştirildi. 1950 yılından itibaren Tayyare Fabrikası’nın adı kaldırılarak Hava ikmal Merkezine dönüştürüldü. Nuri Demirağ’ın İstanbul’da kurduğu uçak fabrikası da, CHP’nin baskısıyla, Türk Hava Kurumu’nun bütün siparişleri iptal etmesi nedeniyle darboğaza girdi. Nuri Demirağ, mahkemeye verdiği THK ile yıllar süren bir mahkeme sürecine girdi. Mahkeme aleyhine sonuçlandı. Ayrıca uçakların yurtdışına satılamaması için bir de kanun çıkartıldı. Bu yüzden sipariş alamayan fabrika 1944 yılında kapandı. Türkiye’nin, ABD ile yakınlaşması ile o dönemde sözde Marshall yardımlarından faydalanmış ve Kayseri’deki fabrikanın üretimini durdurmuştu. ABD hükümeti, Marshall yardımı adı altında uyguladığı yardım çerçevesinde, hazır uçak ve motor verince, 1950 yılında, özellikle ABD askeri Marshall yardım projesi nedeniyle, kurulan fabrika ordudan yeterli sipariş alamamış ve mali zorluklara boğuşmaya başlamıştı. Mali zorlukları atlatamayan fabrika Haziran 1952 tarihinde faaliyetlerine son verip Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKE) devredilmişti. 1956 yılına kadar mevcut uçak üretim projesine devam eden fabrikada, 1962 yılında tüm havacılık faaliyetleri durdurdu. 1952, 1954 yılında MKE ve Türk Hava Kurumu (THK) geliştirdiği, model 3 olarak yeniden adlandırılan Mehmetçik‘in de bulunduğu 6 ayrı modeli imal etme kararı aldı. Mehmetçik projesi jet motorlu bir eğitim uçağıydı. Aynı yıl ABD, Lockheed T-33 tipi jet eğitim uçaklarını Türk Hava Kuvvetleri’ne hibe etmesiyle projenin uygulanmasından vazgeçildi. 1957 yılına gelindiğinde ABD yardımının ön gördüğü koşullar neticesinde yapılan gizli anlaşmalar ile hükümetin emri sonucunda Türkiye’deki uçak üretimi tamamen durduruldu.