Gündem
Yeni Zelandalı uzmanlar: Saldırıdan Avrupalı siyasetçiler ve medya sorumludur
Yeni Zelandalı akademisyenler, yaşananlarda Yeni Zelanda ve Avustralyalı siyasetçilerle birlikte basının da mutlak bir rolü olduğuna dikkat çekti.
yeniakit.com.tr
İslamofobi üzerine uzmanlaşan Yeni Zelandalı akademisyen Sahar Ghumkov, Yeni Zelanda ve Avustralya’da medyanın İslam’ı halka sunum şeklinden ötürü sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.
Batılı siyasetçi ve gazetecilerin sorumsuzluğu ırkçılık ve teröre yol açıyor
Ghumkov, “Bugünkü katliam insanların Müslümanları ve İslam’ı algılama şekillerinde sorumluluk sahibi olduklarını kabul etmemiz gereken siyasiler ve medyanın mutlak sorumsuzluğunu açığa vurmaktadır” dedi.
Yeni Zelandalı akademisyen ayrıca, halk içerisinde Müslümanlara karşı düşmanca hissiyatın devamlı surette yükseldiğini gösteren araştırmalara rağmen yetkililerin İslamofobinin önünün alınması çağrılarına kulak tıkadığını da vurguladı.
Melbourne’de La Trobe Üniversitesi’nde siyasi araştırmacı olan Yassir Morsi ise saldırıların, “sürüp gidegelen beyaz üstünlüğü ve ırkçılığın” sonucu olduğunu ifade etti.
Morsi, “Bu ülkeler (Avustralya ve Yeni Zelanda) kurbanlaştırılmaları ve toprakları, tarihleri ve hakikati adlandırmalarında beyaz fanteziler ve beyaz mitolojiler paylaşıyorlar” sözleriyle mevzubahis ülkelerdeki yapıya dikkat çektikten sonra, ana akım tehlikeli fikirlere yer ve izin verilmesinin de Müslüman nefretinde rol oynadığını belirtti.
11 Eylül sonrası bu noktaya gelindi
Morsi ayrıca, 11 Eylül saldırıları sonrası Washington önderliğinde “teröre karşı savaş”ın da reddetme ve ötekileştirme iklimine katkısına temas etti. Anti terör mevzuatının ise siyasilere Müslüman topluluğunu işaret etme izni verdiğini, böylece varsayılan tehdidin Müslümanlar arasında yattığına dair medyanın alakasını oluşturup meydana getirebildiklerini de sözlerine ilave etti.
Amerika’nın kendisine Guantanamo’da ettiği işkence anılarını Türkçeye de “Düşman Savaşçı” ismiyle tercüme edilen bir kitapta anlatması ve muhtelif faaliyetleriyle bilinen Cage sosyal yardım direktörü İngiliz Müslüman Moazzam Begg de konuyla alakalı açıklamada bulundu. Begg, Müslüman karşıtı hissiyatın sadece aşırı sağda değil fakat parlamentonun saygın koridorları, basın odaları ve akademide de yaşadığını belirtti. Ayrıca Begg, siyasilerin ‘beyaz üstünlükçü yerli düşüncesinin’ ateşlenmesindeki rollerini reddetmekle şiddet dairesinin kontrol dışı dönmesine yol açtıklarını söyledi.
3.5 milyon dolar bağış toplandı
Bu arada Yeni Zelanda gazetesi New Zeland Herald’ın bildirdiğine göre bir gün içerisinde saldırının kurbanlarına yardım için 3.5 milyon dolardan fazla bağış yapıldı.
Amerika merkezli ve kendisini Müslümanları desteklemek için global bir küresel fonlama organizasyonu olarak tanımlayan LaunchGood da konuyla alakalı duyuru yaptı. Kurbanlarla dayanışma içerisinde bulunup sevgi, hoşgörü ve birliği teşvik etme çağrısı yapan organizasyon, tüm paranın Yeni Zelanda İslami Bilgi Merkezi tarafından kurban ailelerine dağıtılacağını ilan etti.