AKİT MENÜ

Gündem

O’nu çok özledik

Vatan ve millet sevdalısı bir lider olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu vefatının 10. yıl dönümünde hayırla yad ediyoruz. Anadolu gençliğinin okuyarak adam olması, milletine ve vatanına hizmet etmesi gerektiğini savunan Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e mektup yazarak, “Eller silah değil, kalem tutmalı” diyen bir gençlik lideriydi.

Güncelleme Tarihi:

This browser does not support the video element.

Siyasete 1968’de Genç Ülkücüler Hareketi’ne katılarak adım atan, 1993’te de Büyük Birlik Partisini (BBP) kuran Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının üzerinden 10 yıl geçti... Yazıcıoğlu, 31 Aralık 1954’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla’da tamamlayan Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesini bitirdi. Siyasete 1968’de Şarkışla’da Genç Ülkücüler Hareketi’ne katılarak adım atan Yazıcıoğlu, 1972’de Ankara’ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde görev yapmaya başladı. Yazıcıoğlu, önce Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı, sonrasında da Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu, 1978’de yoluna Ülkücü Gençlik Derneği Kurucu Genel Başkanı olarak devam etti, 1980’de ise MHP’de Genel Başkan Müşavirliği görevine getirildi. 

“Eller silah değil, kalem tutmalı”

Anadolu gençliğinin okuyarak adam olması, milletine ve vatanına hizmet etmesi gerektiğini her zaman dile getiren Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e mektup yazarak “Eller silah değil, kalem tutmalı” diyen bir gençlik lideriydi. Yazıcıoğlu, 1980 askeri darbesi öncesi dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak gençliğin sürüklendiği kaos ve kardeş kavgasını gören bir siyasi ferasetin de sahibiydi. 1980 askeri darbesinin ardından Yazıcıoğlu, “MHP ve ülkücü kuruluşlar davası”nda yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kaldı. Yazıcıoğlu, dava sonunda herhangi bir ceza almadı. Vatan ve millet aşığı Yazıcıoğlu, tüm yaşadıklarına rağmen 1987’de yine milletine hizmet için siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisinin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.

MÇP ile yol ayrımı

1991 genel seçimlerinde Sivas’tan milletvekili seçilen Yazıcıoğlu, 1992 yılında partisiyle yol ayrımına geldi. “Siyasi anlayışımız uyuşmuyor” diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP’den ayrılan Yazıcıoğlu, 1993’te Kurucu Genel Başkanı olduğu BBP’yi kurdu. Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerde ANAP’la yaptıkları ittifakla yeniden Meclis’e girdi, 1996’da ANAP’tan istifa ederek yeniden BBP’ye döndü. BBP’nin seçimi protesto etmesi nedeniyle partiden istifa eden Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007’de yapılan seçimlerde Sivas’tan bağımsız milletvekili olarak seçildi ve TBMM’ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.

İlk kez helikopter kiralamıştı...

2009’da yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak mitinge katılan Yazıcıoğlu, tüm imkansızlıklara rağmen seçimler için iddialıydı. Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde Çağlayancerit mitinginin ardından Yozgat’ta yapacağı mitinge giderken Keş Dağı’na düştü. Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu. Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009’da Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Yazıcıoğlu’nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı’na defnedildi. Vefatının ardından Yazıcıoğlu’nun ismi, Sivas ve Anadolu’nun birçok şehri ile Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerde cadde, park ve okullara verildi.

“Üşüyorum” dedi hepimiz üşüdük!

Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şair kimliği ile de tanınıyordu. Mamak Cezaevi’nde bulunduğu dönemde yazdığı “Üşüyorum” başlıklı şiir, ölümünden sonra adeta simge haline geldi. Yazıcıoğlu’nun naaşının, helikopter düştükten sonra karların üzerinde bulunması, sevenlerine “Üşüyorum” şiirini hatırlattı.  Yazıcıoğlu’nun şiirinde, “...Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk, üşüyorum...” dizeleri yer almaktaydı.

Darbelere her zaman karşı çıktı

BBP’nin kurucu lideri Yazıcıoğlu’nun, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklamalar da siyasete damga vurdu. 1980 askeri darbesinin ardından 7,5 yıl cezaevinde kalan Yazıcıoğlu, siyasi yaşamı boyunca darbelere her zaman karşı çıktı. 28 Şubat darbesine karşı duran liderlerden biri olan Yazıcıoğlu’nun söylediği “Ordu göz bebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam” sözü, o dönem ve sonrasında darbelere karşı adeta simge haline geldi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun “Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için, bu kadar fırıldak olmaya gerek yok.”, “Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir.”, “Ben devlete, millete kurşun sıkanlara değil, ‘Ben okumak istiyorum’ diyenlere af istiyorum” ve “Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz” sözleri de siyasete damga vurdu.

Yorumlara Git

Dört büyüklerden anlamlı 15 Temmuz mesajı

Gıda sektörümüzün ABD hedefi 5 milyar dolarlık ihracat! 240 milyar dolarlık pazarda Türk rüzgarı

Darbe başarısız olunca devreye soktular! İşte alçak Fetö’nün ‘B’ planı

Millet 1 dolarlık hainleri püskürttü! 15 Temmuz direnişine özel para

Barış Pehlivan'dan Şile Bezi Festivali iddiası: "200 bin lira alan sanatçı için 4,5 milyon lira ödeme kaydı var"