Gündem
“MİLLET SİZİNLE”
AK Partili 3 kadın milletvekilinin hac farizasını yerine getirmesinin ardından TBMM’ye başörtülü olarak girme kararı almalarına karşılık, ikiyüzlü CHP’nin ‘Başörtülü kadın milletvekilini TBMM’ye sokmayacağız’ açıklamasına Türkiye’nin çeşitli STK’larından tepki geldi. Bu tutumun CHP’nin karakteristik özelliği olduğunu söyleyen STK temsilcileri, geçmiş seçim dönemlerinde CHP yönetiminin çarşaflı kadınlara rozet taktığı, “başörtüsüne karşı değiliz” açıklaması yaptığını hatırlatarak, “Vesayetçi rejim işbaşında. İkiyüzlü CHP’ye rağmen kadın vekillerimizin kararı, cumhurun cumhuriyete yansımasıdır. Kendilerine canı gönülden destek veriyoruz” noktasında birleşti.
Güncelleme Tarihi:
YAĞIZ KILIÇ / İSTANBUL - Hac ibadetini yerine getiren AK Parti Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak, AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Beyazıt’ın TBMM’ye başörtülü girme kararı almalarının ardından Cumhuriyet Halk Partili (CHP) vekillerin ‘Başörtülü kadın milletvekilini TBMM’ye sokmayacağız’ açıklamasına tepki geldi. Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) CHP’ye tepki gösterip, kadın vekillere de destek verdiler. Memur-Sen, Hak-İş, Özgür-Der, ÖNDER, TİYEMDER, Hukukçular Birliği Vakfı desteklerini açıklarken, “Vesayetçi rejim işbaşında. İkiyüzlü CHP’ye rağmen kadın vekillerimiz cumhurun cumhuriyete yansımasıdır ve TBMM’ye girmelerine canı gönülden destek veriyoruz” görüşünde birleşti.
GÜNDOĞDU: BAŞÖRTÜLÜ VEKİLDE CHP DEĞİL, DERİN MİLLET SÖZ SAHİBİ
“CHP’ye çağrımız; Türkiye Merve Kavakçı dönemindeki Türkiye değil. O günlerde vesayetçi devletin ve kirli ilişkilerin hakim olduğu bir dönemdi ama bugün derin millet söz sahibi. Bugün devlet milletin emrinde. 90. yılını kutladığımız cumhuriyet bugün cumhurun olmuştur. Bu zamana kadar TBMM’ye herkes girdi ama başörtülüler giremedi. Bu milletin kadınlarının büyük çoğunluğu başı örtülüdür ve milletin büyük bir kısmı başörtüsüne önem vermektedir” diyen Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, CHP’nin uğraşlarının sonuç vermeyeceğini belirterek, “Kamuda başörtüsüne bile desteğin yüzde 75 olduğu bir ülkedeyiz. Mantık olarak toplumun her kesiminde başörtülü olarak çalışan bir birey milletin temsil edildiği TBMM’de olamaz demek millete hakarettir. Bu milletin TBMM’ye giremeyeceği manasına gelir. CHP bir imtihana girmiştir. Çarşaflıya başörtülüye rozet takan ‘Başörtüsüne karşı değiliz ama TBMM’ye girmesin’ diyen CHP’nin samimiyeti ortada. CHP bu imtihanı kaybedecektir. Başörtüsüyle Meclis’e girecek olan kadın vekillerimize sesleniyorum; Bu millet sizinle. Millet problemi çözmüştür. Cumhuriyet’ten faşistliği anlayan yasakçıların da artık ezberlerini bozması lazım” dedi.
KAYA: CHP İSTİSMARCI, BAŞÖRTÜLÜ VEKİLLER NORMAL
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da CHP’nin 14 sene önceki Merve Kavakçı olayından bu yana halen değişmediğini belirterek, “İnsanların dini hassasiyetlerine karşı hep mücadele eden CHP’den farklı bir tavır beklenemezdi. CHP’lilerin seçim dönemlerinde çarşaflı kadınlara rozet takmasının istismar olduğunu herkes biliyordu. Nitekim başörtülü vekillere karşı takındığı tavırdan bu net bir şekilde anlaşılabilir. Bu CHP değişmez. Bugüne kadar kadın vekillerimizin başörtüsüyle Meclis’e girememesi bir eksiklik ve yanlıştı. Bu yanlıştan dönülmüş olması güzel bir adımdır. Bu girişimlerle Türkiye normalleşecektir” diye konuştu.
ASLAN: CHP’NİN KARŞITLIĞI ÇAĞIN GERİSİNDE, BUNLARI AŞSINLAR
Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan, “İnsanların kıyafetlerine karışmak kimsenin haddine değildir. Bu insan hakları ihlalidir. CHP bu yaklaşımları terk etmek zorunda. Nerede nasıl giyineceğine sadece insanlar kendi karar vermelidir. CHP’nin bu başörtüsü karşı tavırları çağın gerisinde kalmıştır. Türkiye bunları aşmıştır. CHP’nin karşıt tavırlı vekillerinin böyle pozisyonlarda olmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Merve Kavakçı hadisesi tekrar ortaya çıkmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
YAZICI: KADIN VEKİLLERİMİZİN BAŞÖRTÜSÜ İLE TBMM’YE GİTMESİ TAKDİRE ŞAYAN
“CHP’ye hatırlatılması gereken tek şey Kurtuluş Savaşı’nda Nene Hatun’lardır. Bu savaşta boy göstermiş kahraman kadınlarımızın hangisinin başı açıktı? denmesi gerekiyor. Parlamentoya girecek başörtülü kadın vekillerimizi tebrik ediyorum” diyen Tüm İlahiyat Fakülteleri ve Yüksek İslam Enstitüleri Mezunları Derneği (TİYEMDER) Başkanı Selahattin Yazıcı, kadın vekillerin tutumunun takdire şayan olduğunu belirterek, “90 yıllık cumhuriyet tarihinde hiç kimse başörtülü kardeşlerimizin temsilciliğini yapamadı. STK’ların bugüne kadar başörtüsü için yaptığı toplumsal mücadelelerin bir meyvesi olarak görmek lazım bunu. Şu anda Türkiye’de yüzde 75 başörtülü kadın vardır; ama temsilcisi yok. Türkiye’de bir başörtüsü ve örtünme gerçeği vardır. AK Partili kadın vekillerimizin başörtüsü kararı sevindirici olduğu kadar TBMM’ye bu şekilde gitmeleri takdire şayandır” açıklamasında bulundu.
KILIÇKAYA: BAŞÖRTÜSÜNE ENGEL YOK, MÜDAHALE İSE SUÇ
Hukukçular Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya, “Başörtülü vekillerin meclise girmesinde hukuki açıdan hiçbir problem yoktur. CHP geçmişte Merve Kavakçı olayında davrandığı gibi fiili olarak bir müdahalede bulunursa hukuka aykırı hareket etmiş olacaktır. Parlamenterlerin görevini yapmayı engellemek de suçtur. Başörtülü kadınların da Meclis’te temsil edilmesi gerekir. Bu yüzden kadın vekillerimizin TBMM’ye girmesini destekliyorum” ifadelerini kaydetti.
KORKUT: TÜRKİYE BİR HUKUKSUZLUKTAN DAHA KURTULUYOR
ÖNDER Başkanı Hüseyin Korkut, “CHP’nin bu tutumu çifte standardı ifade ediyor. CHP’nin bu farklı zamanlardaki farklı tavrını millet fark etmiştir. Kadın milletvekillerimizin TBMM’ye girmesi en temel insani hakkı olmasının yanında dinin gereğidir. Bu milletvekillerimizin bu şekilde Meclis’e girmesi anasının ak sütü gibi helaldir. Kadın vekillerimizin başörtüsüyle Meclis’e girmesinin ardından Türkiye bir hukuksuzluktan ve ayıptan daha kurtulmuş olacaktır” ifadelerini kullandı. Maya bozuk
TALHA ÇOLAK / ANKARA - CHP’nin, AK Partili başörtülü milletvekillerinin TBMM’ye girişini engellemek için harekete geçmesi, 1999’daki Merve Kavakçı olayını akla getirdi. Kavakçı’ya “haddini bildirin” diyen Ecevit ve partisi DSP, sonraki ilk seçimde sandığa gömülmüştü.
YALMAN: MAYALARINDA DİN KARŞITLIĞI VAR
Dönemin FP Milletvekillerinden Lütfi Yalman, CHP’yi de aynı akıbetin beklediği uyarısında bulunurken, “O dönem DSP yapacağını yaptı halktan cevabını aldı. Kavakçı’yı protesto etmek için alkış tutanlar şimdi silindi. Bu yaptıklarından da pişmanlık duyuyorlar. Ancak CHP’nin mayasında din ve inanç özgürlüğü düşmanlığı var. Seçim meydanlarında başörtüsü konusunda daha ılımlı daha olgun cümleler kullanıyorlar. Fakat iş ciddiye binince İnönü döneminin baskıcı, din karşıtı tavrını aynen sergiliyorlar” dedi.
DSP’nin eski Genel Başkanı Zeki Sezer ise, Akit’in soruları karşısında, Türkiye’nin geldiği noktada başörtüsü sorununu aştığını ve tekrar gündeme getirip tartışmaya gerek olmadığını söyledi. Sezer, “Meclis’e sokmayarak korumaya çalışmak son derece yanlıştır. Artık başörtüsü ile türbanla uğraşmayı bırakmamız lazım” diye konuştu. 1999 döneminde Merve Kavakçı hadisesinden ders almayan DSP’nin şimdiki Genel Başkanı Masum Türker de yasakçı tavrını koruyarak, “Anayasada, kanunda ve Meclis içtüzükte değişiklik yapılmadan başörtü ile girilmesi doğru değil. Başörtüsü simge haline getiriliyor. Başörtüsünün arkasına sığınıp, onu bir siyasi simge gibi kullandıkları için başörtülü şekilde Meclis’e girme kararını cumhuriyete ve devrime karşı bir hareket olarak görüyorum. Kavakçı’ya gösterilen tepkinin arkasındayım. Ben de tepki göstermiştim” ifadelerini kullandı. Özdemir: “TBMM, tarihinde ilk defa halkı gerçekten temsil edecek”
BRÜKSEL - Avrupa’da başörtülü ilk parlamenter olan Brüksel Bölge Milletvekili Mahinur Özdemir, TBMM’ye başörtüsüyle gireceklerini açıklayan AK Partili 3 milletvekiline destek verdi.
Politikaya ilk adımını attığı Schaerbeek Belediyesi’nin önünde soruları cevaplandıran Özdemir, “TBMM, tarihinde ilk defa halkı gerçekten temsil edecek” dedi.
2009 yılında Hümanist Demokrat Merkez Valon Hristiyan Demokratlar Partisi’nden (CDH) tercih oylarıyla seçildiği Brüksel Parlamentosu’nda yemin töreni öncesinde yaşanan başörtüsü tartışmasıyla gündeme gelen Mahinur Özdemir, “Parlamenterler toplumun bütün renklerini, bütün yüzlerini temsil etmek için oradalar. Parlamenterler halkın sadece bir kısmını temsil ederse demokrasi gerçek yüzüyle oraya taşınmamış olur” şeklinde konuştu.
Özdemir, “Başörtüsü tartışmaları geçmişte kalmalı. İnsanların kılık kıyafetini tartışmaktan vazgeçmek gerekiyor. Halka hizmet yapmak için kılık kıyafet önemli değil. Halkın gerçek problemleriyle ilgilenmemiz lazım” ifadesini kullandı.
Başörtülü olarak TBMM’ye geleceklerini açıklayan AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ve Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Bayazıt Kaçar’ın bu tercihlerini kimsenin sorgulamaya hakkının olmadığını belirten Özdemir, herkese “demokrasiye saygı” çağrısında bulundu.
“Başörtüsü karşıtı partiler ya kapanıyor ya da oyları % 1’in altına iniyor”
KORAY TAŞDEMİR / İSTANBUL - Başörtülü milletvekillerinin yemin etmesine karşı çıkan; Abdullah Gül’ün aday olduğu Cumhurbaşkanlığı seçiminde eşi Hayrunnisa Gül başörtülü olduğu gerekçesiyle oylamaya katılmayan siyasi partiler oylarının yüksek oranda düşmesi dikkat çekiyor. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Merve Kavakçı’nın yemin etmesine karşı çıkmış ve “Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” demişti. Meclis’te yüzde 22.17 oyla temsil edilen ve Merve Kavakçı’nın başörtülü olarak yemin etmesine karşı çıkan DSP’nin oyu yüzde 0.25’e düştü.
ANAP ve DYP de; Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde askerin de baskısıyla seçimlere katılmamıştı. Mehmet Ağar’ın başkanlığını yaptığı DYP kapanırken, Erkan Mumcu’nun genel başkanlığını yaptığı ANAP tabela partisi oldu.
İçinde bulunduğumuz günlerde de iki kadın miletvekilinin TBMM’ye başörtülü olarak girmesinin gündemde olduğuna işaret eden DYP Denizli eski Milletvekili Ümmet Kandoğan, “Bu noktada ben eski bir milletvekili olarak başörtülü olarak meclise girilmesinin karşısında duran siyasi partilerin halktan büyük tepki göreceklerinin altını çizmek istiyorum. Özellikle CHP’li vekillerin dünden bu yana ortalıkta ‘Meclis’e girmelerini engelleriz, protesto ederiz’ şeklinde konuşmaları var. Bunların ne kadar yanlış olduğunu hem önümüzdeki mahalli seçimlerde, hem Cumhurbaşkanlığı hem de genel seçimlerde mutlaka göreceğiz” diye konuştu.
GÜNDOĞDU: BAŞÖRTÜLÜ VEKİLDE CHP DEĞİL, DERİN MİLLET SÖZ SAHİBİ
“CHP’ye çağrımız; Türkiye Merve Kavakçı dönemindeki Türkiye değil. O günlerde vesayetçi devletin ve kirli ilişkilerin hakim olduğu bir dönemdi ama bugün derin millet söz sahibi. Bugün devlet milletin emrinde. 90. yılını kutladığımız cumhuriyet bugün cumhurun olmuştur. Bu zamana kadar TBMM’ye herkes girdi ama başörtülüler giremedi. Bu milletin kadınlarının büyük çoğunluğu başı örtülüdür ve milletin büyük bir kısmı başörtüsüne önem vermektedir” diyen Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, CHP’nin uğraşlarının sonuç vermeyeceğini belirterek, “Kamuda başörtüsüne bile desteğin yüzde 75 olduğu bir ülkedeyiz. Mantık olarak toplumun her kesiminde başörtülü olarak çalışan bir birey milletin temsil edildiği TBMM’de olamaz demek millete hakarettir. Bu milletin TBMM’ye giremeyeceği manasına gelir. CHP bir imtihana girmiştir. Çarşaflıya başörtülüye rozet takan ‘Başörtüsüne karşı değiliz ama TBMM’ye girmesin’ diyen CHP’nin samimiyeti ortada. CHP bu imtihanı kaybedecektir. Başörtüsüyle Meclis’e girecek olan kadın vekillerimize sesleniyorum; Bu millet sizinle. Millet problemi çözmüştür. Cumhuriyet’ten faşistliği anlayan yasakçıların da artık ezberlerini bozması lazım” dedi.
KAYA: CHP İSTİSMARCI, BAŞÖRTÜLÜ VEKİLLER NORMAL
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da CHP’nin 14 sene önceki Merve Kavakçı olayından bu yana halen değişmediğini belirterek, “İnsanların dini hassasiyetlerine karşı hep mücadele eden CHP’den farklı bir tavır beklenemezdi. CHP’lilerin seçim dönemlerinde çarşaflı kadınlara rozet takmasının istismar olduğunu herkes biliyordu. Nitekim başörtülü vekillere karşı takındığı tavırdan bu net bir şekilde anlaşılabilir. Bu CHP değişmez. Bugüne kadar kadın vekillerimizin başörtüsüyle Meclis’e girememesi bir eksiklik ve yanlıştı. Bu yanlıştan dönülmüş olması güzel bir adımdır. Bu girişimlerle Türkiye normalleşecektir” diye konuştu.
ASLAN: CHP’NİN KARŞITLIĞI ÇAĞIN GERİSİNDE, BUNLARI AŞSINLAR
Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan, “İnsanların kıyafetlerine karışmak kimsenin haddine değildir. Bu insan hakları ihlalidir. CHP bu yaklaşımları terk etmek zorunda. Nerede nasıl giyineceğine sadece insanlar kendi karar vermelidir. CHP’nin bu başörtüsü karşı tavırları çağın gerisinde kalmıştır. Türkiye bunları aşmıştır. CHP’nin karşıt tavırlı vekillerinin böyle pozisyonlarda olmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Merve Kavakçı hadisesi tekrar ortaya çıkmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
YAZICI: KADIN VEKİLLERİMİZİN BAŞÖRTÜSÜ İLE TBMM’YE GİTMESİ TAKDİRE ŞAYAN
“CHP’ye hatırlatılması gereken tek şey Kurtuluş Savaşı’nda Nene Hatun’lardır. Bu savaşta boy göstermiş kahraman kadınlarımızın hangisinin başı açıktı? denmesi gerekiyor. Parlamentoya girecek başörtülü kadın vekillerimizi tebrik ediyorum” diyen Tüm İlahiyat Fakülteleri ve Yüksek İslam Enstitüleri Mezunları Derneği (TİYEMDER) Başkanı Selahattin Yazıcı, kadın vekillerin tutumunun takdire şayan olduğunu belirterek, “90 yıllık cumhuriyet tarihinde hiç kimse başörtülü kardeşlerimizin temsilciliğini yapamadı. STK’ların bugüne kadar başörtüsü için yaptığı toplumsal mücadelelerin bir meyvesi olarak görmek lazım bunu. Şu anda Türkiye’de yüzde 75 başörtülü kadın vardır; ama temsilcisi yok. Türkiye’de bir başörtüsü ve örtünme gerçeği vardır. AK Partili kadın vekillerimizin başörtüsü kararı sevindirici olduğu kadar TBMM’ye bu şekilde gitmeleri takdire şayandır” açıklamasında bulundu.
KILIÇKAYA: BAŞÖRTÜSÜNE ENGEL YOK, MÜDAHALE İSE SUÇ
Hukukçular Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya, “Başörtülü vekillerin meclise girmesinde hukuki açıdan hiçbir problem yoktur. CHP geçmişte Merve Kavakçı olayında davrandığı gibi fiili olarak bir müdahalede bulunursa hukuka aykırı hareket etmiş olacaktır. Parlamenterlerin görevini yapmayı engellemek de suçtur. Başörtülü kadınların da Meclis’te temsil edilmesi gerekir. Bu yüzden kadın vekillerimizin TBMM’ye girmesini destekliyorum” ifadelerini kaydetti.
KORKUT: TÜRKİYE BİR HUKUKSUZLUKTAN DAHA KURTULUYOR
ÖNDER Başkanı Hüseyin Korkut, “CHP’nin bu tutumu çifte standardı ifade ediyor. CHP’nin bu farklı zamanlardaki farklı tavrını millet fark etmiştir. Kadın milletvekillerimizin TBMM’ye girmesi en temel insani hakkı olmasının yanında dinin gereğidir. Bu milletvekillerimizin bu şekilde Meclis’e girmesi anasının ak sütü gibi helaldir. Kadın vekillerimizin başörtüsüyle Meclis’e girmesinin ardından Türkiye bir hukuksuzluktan ve ayıptan daha kurtulmuş olacaktır” ifadelerini kullandı. Maya bozuk
TALHA ÇOLAK / ANKARA - CHP’nin, AK Partili başörtülü milletvekillerinin TBMM’ye girişini engellemek için harekete geçmesi, 1999’daki Merve Kavakçı olayını akla getirdi. Kavakçı’ya “haddini bildirin” diyen Ecevit ve partisi DSP, sonraki ilk seçimde sandığa gömülmüştü.
YALMAN: MAYALARINDA DİN KARŞITLIĞI VAR
Dönemin FP Milletvekillerinden Lütfi Yalman, CHP’yi de aynı akıbetin beklediği uyarısında bulunurken, “O dönem DSP yapacağını yaptı halktan cevabını aldı. Kavakçı’yı protesto etmek için alkış tutanlar şimdi silindi. Bu yaptıklarından da pişmanlık duyuyorlar. Ancak CHP’nin mayasında din ve inanç özgürlüğü düşmanlığı var. Seçim meydanlarında başörtüsü konusunda daha ılımlı daha olgun cümleler kullanıyorlar. Fakat iş ciddiye binince İnönü döneminin baskıcı, din karşıtı tavrını aynen sergiliyorlar” dedi.
DSP’nin eski Genel Başkanı Zeki Sezer ise, Akit’in soruları karşısında, Türkiye’nin geldiği noktada başörtüsü sorununu aştığını ve tekrar gündeme getirip tartışmaya gerek olmadığını söyledi. Sezer, “Meclis’e sokmayarak korumaya çalışmak son derece yanlıştır. Artık başörtüsü ile türbanla uğraşmayı bırakmamız lazım” diye konuştu. 1999 döneminde Merve Kavakçı hadisesinden ders almayan DSP’nin şimdiki Genel Başkanı Masum Türker de yasakçı tavrını koruyarak, “Anayasada, kanunda ve Meclis içtüzükte değişiklik yapılmadan başörtü ile girilmesi doğru değil. Başörtüsü simge haline getiriliyor. Başörtüsünün arkasına sığınıp, onu bir siyasi simge gibi kullandıkları için başörtülü şekilde Meclis’e girme kararını cumhuriyete ve devrime karşı bir hareket olarak görüyorum. Kavakçı’ya gösterilen tepkinin arkasındayım. Ben de tepki göstermiştim” ifadelerini kullandı. Özdemir: “TBMM, tarihinde ilk defa halkı gerçekten temsil edecek”
BRÜKSEL - Avrupa’da başörtülü ilk parlamenter olan Brüksel Bölge Milletvekili Mahinur Özdemir, TBMM’ye başörtüsüyle gireceklerini açıklayan AK Partili 3 milletvekiline destek verdi.
Politikaya ilk adımını attığı Schaerbeek Belediyesi’nin önünde soruları cevaplandıran Özdemir, “TBMM, tarihinde ilk defa halkı gerçekten temsil edecek” dedi.
2009 yılında Hümanist Demokrat Merkez Valon Hristiyan Demokratlar Partisi’nden (CDH) tercih oylarıyla seçildiği Brüksel Parlamentosu’nda yemin töreni öncesinde yaşanan başörtüsü tartışmasıyla gündeme gelen Mahinur Özdemir, “Parlamenterler toplumun bütün renklerini, bütün yüzlerini temsil etmek için oradalar. Parlamenterler halkın sadece bir kısmını temsil ederse demokrasi gerçek yüzüyle oraya taşınmamış olur” şeklinde konuştu.
Özdemir, “Başörtüsü tartışmaları geçmişte kalmalı. İnsanların kılık kıyafetini tartışmaktan vazgeçmek gerekiyor. Halka hizmet yapmak için kılık kıyafet önemli değil. Halkın gerçek problemleriyle ilgilenmemiz lazım” ifadesini kullandı.
Başörtülü olarak TBMM’ye geleceklerini açıklayan AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ve Kahramanmaraş Milletvekili Sevde Bayazıt Kaçar’ın bu tercihlerini kimsenin sorgulamaya hakkının olmadığını belirten Özdemir, herkese “demokrasiye saygı” çağrısında bulundu.
“Başörtüsü karşıtı partiler ya kapanıyor ya da oyları % 1’in altına iniyor”
KORAY TAŞDEMİR / İSTANBUL - Başörtülü milletvekillerinin yemin etmesine karşı çıkan; Abdullah Gül’ün aday olduğu Cumhurbaşkanlığı seçiminde eşi Hayrunnisa Gül başörtülü olduğu gerekçesiyle oylamaya katılmayan siyasi partiler oylarının yüksek oranda düşmesi dikkat çekiyor. DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Merve Kavakçı’nın yemin etmesine karşı çıkmış ve “Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz” demişti. Meclis’te yüzde 22.17 oyla temsil edilen ve Merve Kavakçı’nın başörtülü olarak yemin etmesine karşı çıkan DSP’nin oyu yüzde 0.25’e düştü.
ANAP ve DYP de; Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde askerin de baskısıyla seçimlere katılmamıştı. Mehmet Ağar’ın başkanlığını yaptığı DYP kapanırken, Erkan Mumcu’nun genel başkanlığını yaptığı ANAP tabela partisi oldu.
İçinde bulunduğumuz günlerde de iki kadın miletvekilinin TBMM’ye başörtülü olarak girmesinin gündemde olduğuna işaret eden DYP Denizli eski Milletvekili Ümmet Kandoğan, “Bu noktada ben eski bir milletvekili olarak başörtülü olarak meclise girilmesinin karşısında duran siyasi partilerin halktan büyük tepki göreceklerinin altını çizmek istiyorum. Özellikle CHP’li vekillerin dünden bu yana ortalıkta ‘Meclis’e girmelerini engelleriz, protesto ederiz’ şeklinde konuşmaları var. Bunların ne kadar yanlış olduğunu hem önümüzdeki mahalli seçimlerde, hem Cumhurbaşkanlığı hem de genel seçimlerde mutlaka göreceğiz” diye konuştu.