Ekonomi
SUV’un yıldızı parlıyor, bir deneyen hep seviyor
En mutlu sürücülerin buluştuğu KIA Türkiye ailesi büyüyor... 2019 yılına “Bir denersin, hep seversin” mottosuyla giren KIA Türkiye, pazara sunduğu yeni modelleriyle ailesini genişletmeye devam ediyor. Anadolu Grup bünyesinde hizmet veren KIA Türkiye’nin Genel Müdürü Can Ağyel, Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya sektördeki dinamikleri değerlendirip, markalarının büyümesine dönük planlarını anlattı.
Asıl problem döviz değil faiz
Son bir yıl içinde döviz kurunun aşırı artması sebebiyle araç fiyatlarında da ciddi bir yükseliş yaşandığına dikkat çeken Can Ağyel şu tespitlerde bulundu: Genel müdür olarak göreve başladığımda Dolar/TL kuru 3.80 idi. 2017’nin kapanışında ise 4 sınırına gelmişti. Yaşanan hareketliliği otomotivciler olarak ciddi bir gösterge olarak gördük. Göreve başladığım 2017’de benzinli ve düz vites KIA Rio’yu 55 bin liraya satabiliyorduk. Yine bundan 500 gün önce ticari aracımız olan KIA Bongo’nun fiyatı 52 bin lira idi. Ağustos 2018’de kurun değeri 7 lirayı geçip 8 liraya yaklaşınca bir önceki yıla göre tam iki katına çıkan bir tabloyla karşılaştık. Tabii ki doların iki kat değer kazanmasının yanında otomobil fiyatları iki katına çıkmadı. Bu durum karşısında ilk adımda üreticilerle görüşüp destek istedik. Kâr marjları yok oluverdi. Bunun faturasını yılsonunda hemen hemen herkes ödedi. Şirketlerin 2018 yılında çok ciddi zararları var. Bunu da Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen raporlarda görüyoruz. Kur bir problem olarak görülse de, bana göre asıl problem faizdir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği gibi bu faizlerle iş yapılmaz Türkiye’de. Yapılan mücadeleyi destekliyoruz ve faizlerin düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa Birliği içinde rekabet etmeye çalışırken, karşımızda yüzde 20’leri bulan bir enflasyonun yanı sıra faizle mücadele etmek bizleri de yoruyor. Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’ın da vurguladığı gibi bu ülkede enflasyonun yüzde 10’nun altına inmesi gerekiyor ki, bizler de nefes alalım. Dövizde ise ihracat ile ithalat dengelerini dikkate alarak makul bir seviyenin tutturulması gerekiyor. Yani dolar için 5 ile 5.50 arasındaki bir seviye makuldür.
Günlük dalgalanmayla pozisyon alamayız
Piyasadaki günlük iniş çıkışlar bizlerin gündeminde yer almamalı. İşadamları orta ve uzun vadeli planlamalarla yönünü tayin etmeliler. Hele hele bizim sektörde üretim konusu kısa dönemli planlarla ilerlemiyor. Şöyle bir baktığımızda, ithal ettiğimiz otomobillerin büyük bir kısmını Kore’den getiriyoruz. Üç ay sonrasına sipariş veriyoruz. Bugünlerde mayıs ve haziran aylarının siparişleriyle ilgileniyoruz. 3-5 günlük kur hareketlerine göre pozisyon alamayız. Almamamız da gerekiyor. Ben, neyin söylendiğine ve neyin yapılacağına bakıyorum. Yani hedefe göre adımlar atıyorum. Faizin ve kurun yukarıya doğru gitmesi bu ülkede kime ne fayda sağlar? Burada Berat Beyin açıklamaları da dikkate alıyoruz. Ekonomi yönetimi tarafından söylenen, döviz kurunun bu dönemde makul seviyelerde tutulacağı ve faizlerin aşağı yönlü çekileceğidir. Biz de, bunların gerçekleştirileceğine inanıyoruz. Zaten bu olmazsa, sadece sektör olarak bizler için değil herkes için kötü sonuçlar doğurur.
2020’de satış 700 bini bulabilir
Türkiye’de otomotiv sektörünün yıllık 1 milyonluk pazar potansiyeli var. Ancak gerçekçi olmak gerekirse pazarın önümüzdeki bir yıl içinde 1 milyonluk seviyeye geleceğini beklemiyorum. Ama 2020 yılında 700 bin adetlik bir pazarın oluşacağını düşünüyorum. ÖTV ve KDV indirimleri kan kaybının önlenmesi için yapılan girişimlerdi. Doğru adım da atıldı. Ekonomi yönetimi otomotiv sektörünün içinde bulunduğu açmazın farkında. Haziran sonuna kadar yapılan süre uzatımının yılsonuna kadar devam edilmesine ihtiyaç var. ÖTV ve KDV’nin yükseltilmesi sebebiyle bir zam daha gelirse bu araçları kimler alacak?
Araçlarımıza çok güveniyoruz
Koreliler gerçekten çok güzel otomobiller yapıyorlar. Araçlarımıza çok güveniyoruz. Son 10 yıl içerisinde Türkiye genelinde 130 bin adet KIA marka aracın satışı yapıldı. Sadık müşteri mantığı ile bakıldığında KIA, bu konuda oldukça kuvvetli. Aracı bir kez satın alıp kullananlar bir daha kolay kolay değiştirmiyor. Güvenlik, emniyet, kalite ve performans yönüyle üst düzey araçların ailesi olan KIA’da fiyatlar da oldukça makul seviyede. Sahip olduğu performansa göre fiyat avantajı olan araçlarımızın Avrupa’daki testlerinden de aynı sonuçlar çıkıyor. Markamız güvenlik, performans ve kalite alanlarında geçen yıl neredeyse tüm modelleri ödül alarak ilk üçe girdi. Testlerde de tercih edilme yönüyle ilk 10’a girmiş durumdayız. Hiç KIA kullanmamış her 10 kişiden 9’u aracı test ettiğinde ‘Ben bu aracı satın alırım’ mesajını verdi. Test sürüşleri önemli bir pazarlama argümanımız. Mottomuzu da değiştirdik. Şöyle ki: KIA’YI BİR DENERSİN, HEP SEVERSİN.
En uygun aracımız 80 bin lira
KIA markasının şu anda en uygun fiyatlı aracı 80 bin lira düzeyinden satışta olup kampanyalarla müşterilerimize farklı seçenekler sunuyoruz. Rio’dan Picanto’ya, Ceed’den Bango’ya, Cerato’dan Sportage’ye kadar binek, suv ve ticari modellerimizle tüketicilerin taleplerine cevap vermeye çalışıyoruz.
Anadolu Grubu’ndan yerli otoya destek
Milli ve yerli otomobil için kurulan konsorsiyumda yer alan 5 grubun hizmet alanlarına göre de katkıları mevcut. Devletimiz de regülatör olarak projenin içinde. Bir değişiklik yoksa ilk ürünümüzün satılmasını planlıyorlar. İnşallah herkes bu projeye destek olacak. Yerli ve milli araç hem iç pazarda hem de dış pazarda ilgi görecektir. 31 milyar dolar olan otomotivin ihracat rakamı 50 milyarlara taşınacaktır. Ben de bundan gurur duyacağım.
Memmuniyette ilk 10’dayız
Gerçekleştirdiğimiz araştırmalara göre satın alma sonrası servis memnuniyetinde ilk 10’da yer alıyoruz. Tavsiye skorlarında ise 90 puan olan Avrupa ortalamasının üzerindeyiz. Bu da 95 -96 puana tekabül ediyor. Müşterilerimizle sağlıklı iletişim süreci bizler için olmazsa olmazlardan birisidir.
SUV’da 3 oyuncumuz var
2018 yılının sonu itibarıyla dünyada 5 milyon adet KIA Sportage üretildi. Sportage modeli global satışlarda önemli bir yer tutuyor. Dünya genelinde her 69 saniyede bir KIA Sportage satışı gerçekleşiyor. Türkiye’deki SUV tercihinde de hatırı sayılır bir yerimiz var. SUV pazarında üç oyuncumuz bulunuyor. Yeni Sportage’nin 1.6 dizel otomatiğini pazara sürmemiz büyük yankı uyandırdı. Yeni dizel motoru yüksek yakıt verimliliği ile performanslı sürüşü aynı anda kullanıcısına sunuyor. KIA NIRO ise hibrit aracımız olarak pazardaki yerini aldı. Avrupa’da elektriklisi devreye giren bu aracı da 2020 yılında Türkiye’ye getireceğiz. Bu modelin Avrupa’daki 2019 yılı satışlarının tamamı kapatılmış durumda. Bunda Avrupa Birliği’nin elektrikli otomobiller için verdiği yüksek oranlı teşviklerin de rolü var. Türkiye’de de bu yönlü teşviklerin gündeme getirilmesini öneriyorum. Biz KIA algısını yukarıya çekecek girişimlerde bulunarak NIRO’yu ülkemize getireceğiz. Nitekim Türkiye’deki genç kuşağın da elektrikli otomobillere büyük ilgisi var.
Takasla KIA ailesine davet ediyoruz
Pazarlama sürecinde müşterilerimize farklı seçenekler sunuyoruz. Bunlardan birisi de takas teklifimiz. Bayilerimiz, her modeli takasa alıyor. Müşteri adaylarımızın KIA bayilerine gittikleri zaman takas kapsamında alacakları teklifler, diğer araç markalarının bayileri tarafından verilecek tekliflerden çok daha iyi seviyededir. Biz, hiçbir müşteri adayımızı kaçırmak istemediğimiz için takas tekliflerini de yüksek seviyeden veriyoruz.
SUV’ları tercih oranı yükseliyor
Markaların SUV modelleri bir dönem bu ülkede belli bir zümreye hitap ediyordu. Lüks algısı oluşmuştu. Dünyada ise çıkış noktası böyle değil. SUV’lar bayanların tercihiyle yükselmiş. Onların kendilerini SUV içerisinde daha güvenli hissetmeleri tabii ki üretim ve satışlara da yansıdı. SUV’da kendini güvenli hissetme psikolojisi bizde de zamanla yaygınlaştı. KIA cephesinde de, SUV’da, bayan kullanıcıların oranının yüksek olduğunu söyleyebilirim. Öte yandan; belinden kaynaklı problemler yaşayanlar, yaşlı olan sürücüler için de SUV’lar ergonomik araçlardır. Lüks algısı yerini artık güvenli, ergonomik ve konforlu bir seyahat etme sürecine bıraktı. Bu durum Türkiye pazarında SUV’ların oranını da etkiledi. 2011’de yüzde 10 olan pazar payında yüzde 25’lere gelindi. Bu noktada KIA’nın yeni dizel Sportage ile biz de grafiğimizde bir yükselme kaydettik. Toplam satılan SUV’ların yüzde 10’unda KIA’nın bayrağını dalgalandırmak istiyoruz. Ocak ve şubat aylarında aldığımız sinyaller bize bu konuda önemli bir mesaj verdi. Dizel motoru olduğu için çok cimri bir araç olması Yeni Sportage’yi üst sıralara çıkaracaktır. Ayrıca çevreci bir motoru var. Tabii ki fiyatı da oldukça makul. Otomatik dizel aracımızın fiyatı 161 bin liradan başlıyor. Orta dolulukta olan 4X4 aracımızı 186 bine satıyoruz. En dolu aracımızın fiyatı ise 230 bin lira seviyesinde. Şu anda talep görenler 161 bin lira ile 190 bin lira aralığındaki araçlarımızdır.
Otomobil kullanmayı çok seviyorum
Seyahatlerimde mesafeye göre otomobil kullanmayı tercih ediyorum. KIA Sorento model aracım var. Aracımı da kendim kullanıyorum. Otomobil kullanmayı çok seviyorum. 10- 12 saat otomobil kullanabilirim. Mesela Ankara ve İzmir’e aracımla gidiyorum. Aracımda teknik bir sorun olsa aracımın doktoruyum diyebilirim. Lastiğim patlarsa onunla da bizzat ilgilenirim. Kendime zaman ayırdığımda ilk fırsatım spor oluyor, yüzmeyi seviyorum.
Hayal ettiğim KIA
Aldığım görevi lâyıkı ile yerine getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye’de yüzde 1.5 olan pazar payımızı, kısa dönemde yüzde 2, orta ve uzun dönemde de yüzde 3’lük bir seviyeye çıkarma hedefimiz var. Müşteri memnuniyetinin sürekliliği çok önemli. Bu noktada satıştan servis ağına, aracın güvenli olmasından, servislerdeki hizmet bedeline kadar her şeyi dikkate almak durumundayız. Makul fiyatlarla ürünümüzü daha fazla insanlara ulaştırmak istiyoruz. Anadolu Grubu’nun sosyal sorumluluk projelerinde eğitim, sağlık alanlarında da yer alarak insanların mutluluğuna odaklanıyoruz. Malatya’da bir okulun her yönden yenilenmesinde de rol aldık. Açılışına hazırlanıyoruz.
Ben olsaydım...
Ekonomi alanındaki sıkıntıların bir an önce aşılması amacıyla alınan tedbirlerin uygulama sonuçlarıyla ülkemizin Avrupa’daki refah seviyesine ulaşılması konusundaki gayretlere katkı sağlanması gerekiyor. Biz, grup olarak bu gayreti ortaya koyuyoruz. İnşallah en kısa sürede ekonomimiz toparlanacaktır. Bunu gerçekleştirme potansiyelimiz oldukça yüksektir. Taşlı yollardan asfalta geçiş için geri sayımdayız.
(Can Agyel)