AKİT MENÜ

Gündem

Cezaevi hainlere değil, mazlumlara zindan

Mezhep çatışması arzulayan provokatörlerin 26 yıl önce Madımak’ta tutuşturduğu ateş, mazlumları yakmaya devam ediyor. Madımak Oteli’ndeki yangın sonrası delilsiz olarak tutuklanan ve yargı oyunlarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mazlumlardan Ahmet Oflaz, kaleme aldığı mektubunda adalet çığlığı yükselterek uğradığı haksızlıkları dile getirdi.

Güncelleme Tarihi:

Sivas mazlumlarının dramı sürüyor. 26 yıl önce Madımak Oteli’nin provokasyon ve tahriklerle yangına verildiği, 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan acı hadisenin faili sıfatıyla uydurma yargılamalar neticesinde hüküm giyen Ahmet Oflaz, yıllardır adalet arıyor. Gazetemize yazdığı mektubunda hak ve hukuk çığlığı yükselten Sivas mazlumu Oflaz, hem kendisinin hem de olay neticesinde tutuklanan diğer masumların yaşadığı haksızlıkları anlattı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mazlumlardan Ahmet Oflaz, cezaevinde PKK ve FETÖ gibi terör tutuklularının bile kendilerinden daha geniş haklara sahip olduğunu söyledi. Oflaz; ziyaret günleri, ziyaretçi sayısı, telefonla görüşme gibi haklar konusunda bile azılı teröristlere tanınan imtiyazlardan mahrum olduklarını kaydetti.

“Zulüm üstüne zulüm”

Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak edilen Ahmet Oflaz’ın kaleme aldığı mektupta, “Bizlerin çokça sorunları olduğu gibi, bize yapılan haksızlıkta sınır tanımayan bir zihniyet sürekli bizle uğraşıp durmakta. Oynanan oyunların tamamı siyasi olup, bizler üzerinden algı yaratmak, gündem belirlemek olsa gerek ki, 26 yıllık ceza yetmiyormuş gibi sürekli bahaneler üretilerek, suç uydurularak zulüm üstüne zulüm görmekteyiz” ifadeleri yer aldı.

Sivas mazlumu Ahmet Oflaz, 13/12/2004 tarihinde yayınlanan “Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik”in kendilerine uygulanan zulmü daha da şiddetlendirdiğine dikkat çekti. Oflaz, “2005’te yürürlüğe giren uygulama ‘Apo için’ denildi lakin onun cezası, infazı değişmedi. Bizim (ağırlaştırılmış müebbet alan Sivas tutuklularının) tüm cezaevi hayatı alt üst oldu. Saymakla bitmez. Diğer mahkumlar PKK, FETÖ’sü ve diğerlerinden farklı muamele görmekteyiz” sözlerini sarf etti.

Katmerlenen zorlukları dört başlıkta sıralayan Oflaz, şunları belirtti:

Cezaevinde yaşadığımız haksızlıklar;

1- Tüm mahkumların haftalık ziyaretleri var, bizde ziyaret günü 15 günde bir oluyor.

2- Tüm mahkumlar 3 arkadaş ve tüm aile fertleri ile görüşebilirken, bizler sadece anne, baba, eş, çocuk ve vasi ile görüşebiliyoruz. Bunlar ölmüş ise ziyarete kimse alınmıyor. Şahsımın babam dışında ziyaretçisi yok. O da felç geçirdi, bir yıldır ziyaretçim yok.

3- Tüm mahkumlar haftalık telefon görüşmesi yaparken, biz 15 günde bir telefonla görüşme hakkına sahibiz.

4- Yalnızlık ve hücreler insanın yıpranmasına ve hastalanmasına yol açar. Sivas Cezaevi’nin dışında her insan (Sivas olayı), ya tek başına hücrelerde kalıyor veya Sivas olayı tutuklusu biri varsa küçük bir yerde onunla kalıyor. Yani diğer mahkumların hakları bizde yok. Bugün dahi ‘anayasal düzeni yıkmak’la suçlanmamış olan, müebbet hapis cezasıyla yargılanmayan PKK, FETÖ ve benzerleri koca koca koğuşlarda rahat iken bizlerin hali perişan vesselam.

Akit olmasa sesimizi duyan olmayacak

Masum olmalarına rağmen tiyatro derecesindeki yargılamalar sonucu tutsak edilen Sivas mazlumlarının cüzzamlı muamelesi gördüğünü söyleyen Ahmet Oflaz, yalnızca Akit gazetesinin seslerine ses olduğunu belirtti. Her satırı adalet çığlığı içeren mektubunda Ahmet Oflaz, “Cüzzamlı muamelesi 26 yıldır bitmedi, bitecek gibi de değil. Gazeteniz olmasa sesimizi duyan da yok, anlayan da yok” dedi.

 

FARUK ARSLAN

Yorumlara Git

Aile Bakanı Göktaş, canlı yayında açıkladı: Anne babaya da ceza geliyor

Rusya cephede flaş hamle! Savunma Bakanı Belousov yeni savaş stratejisini açıkladı!

Ataşehir'de İETT otobüsü alev alev yandı EGO’ya misilleme

Skandal paylaşım yapmıştı! Nasuh Mahruki gözaltına alındı

Evlilik vaadiyle de tokatlamış! Haluk tam üçkağıtçı çıktı