Gündem
O dönem en ağır dramı bizler yaşadık
Sözde soykırım iddialarının arka planını gazetemize anlatan Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, gördüğü belgelerin Osmanlı Devleti'nin soykırım yaptığını ispat etmediğini belirterek, "O dramı en ağır yaşayanlar bizlerdik” dedi.
En ağır dramı yaşayanlar bizlerdik
Osmanlı Devletinin o dönemde Ermeni kadın ve çocuklara yönelik olarak Anadolu’nun her tarafında yetimhaneler açtığını ifade eden Atnur, “Diyarbakır’da, Urfa’da, Maraş’ta, Halep’te, Şam’da birçok yetimhaneler açıyor. Bu yetimlerin, kimsesizlerin barınması için Ermeni cemaatine destek veriliyor. Misyonerlerin bu faaliyetlerine izin veriliyor. Alman subaylar bile bu durumu şiddetle protesto ediyor. Ordunun yiyeceğinden bu yetimhanelere erzak gönderiliyor. Ordu açken bütün bunlar yapılıyor. O dönem salgın hastalıklar çıkıyor. Ermeniler o dönem hareket halinde olduğu için bu hastalıklarından etkileniyorlar. Osmanlı Ordusu kendi doktorlarını bu nedenden dolayı Ermenilerin bakımı için görevlendiriyorlar. Buradan bir soykırım çıkar mı? Soykırım yapmayı düşünen bir devlet, ABD’de toplanan milyonlarca doları Halep’e, Şam’a aktarır mı? ABD’li Halep Konsolosu Jackie Jackson, bu toplanan paraları Ermenilere aktarıyor. Osmanlı buna izin veriyor. Yok etmeyi düşünen bir devlet buna müsaade eder mi? ABD’li akrabaları bölgedeki Ermenilere mektuplar yazıyor. İletişim halindeler. Burası kapalı bir alan değil. Herkes ulaşıyor. O dönem için bir kamp algısı oluşturuluyor. Ne kampı! Osmanlı’nın tel örgüsü mü var. Askerinin ayağına verecek bir çarığı bile yok. Ne kampı kurulacak. O tarihte Anadolu, Müslüman muhacirlerle de dolu. Alman bir komutan olan Felix Guse, “Ermeniler şanslıydı. Çünkü onlara bakan misyonerler ve milyonlarca dolar parası vardı. Türkler ve Müslümanlar ise şanssızdı. Onlara kimse bakmadı. Onlar da döne döne Anadolu ortasında yok oldular” diyor. Bir Erzurum türküsünde dendiği gibi “Ağam nereden aşar bu yaylanın yolu?” ifadesi o dönemi anlatıyor. O dramı en ağır yaşayanlar bizlerdik” dedi.
Bu işe tarihçiler karar versin
“Bu işi tarihçiler tartışsın. Kararı onlar versin demek son derece akıllıca bir siyasettir” görüşünü dile getiren Atnur, “Fakat bu Ermeni tarafının işine gelmedi. Türkiye’nin öne sürdüğü bu tez batılı devletlerin de işine gelmedi. Türkiye üzerinde siyasi olarak kullanmak istedikleri bu kartın elden gitmesini istemiyorlar. Türk insanının kafası bu konuda çok berrak. Türk-Ermeni ilişkilerini 1915’e hapsetmeyin. Bu ortak geçmişimize hakarettir. Türk toplumu çok büyük acılar yaşadı. Ben Erzurumluyum benim kendi köyümde 587 Müslüman Türk o dönemde bir camide doldurularak Ermeni çeteleri tarafından yakıldı” diye konuştu.