AKİT MENÜ

Gündem

Yeni şafak yazarından Can Dündar'a destek!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, bugünkü köşesinde gezici Can Dündar'a sahip çıkarken, açılan davayı da sert bir dille eleştirdi.

Güncelleme Tarihi:

Cumhuriyet gazetesi, MİT TIR’larına ait olduğu iddia edilen silah iftirası ile yeni bir ihanet örneği sergiledi... 30 Mart 2014’te yerel seçimler öncesi paralelcilerin dinleyerek servis ettiği Dışişleri Bakanlığı’ndaki gizli toplantı görüşmelerini yayınlayan, geçtiğimiz günlerde de savcı Kiraz’ı şehit eden DHKP-C’li teröristlerin propagandasını yapan Cumhuriyet, hakkında yayın yasağı bulunan MİT TIR’larının durdurulması ile ilgili büyük bir yalanı manşetine taşıdı. 19 Ocak 2014'te ihbar üzerine durdurulan MİT tırlarına ait olduğu iddia edilen görüntüler, Can Dündar imzasıyla yayınlandı. Ardından Cumhuriyet'e soruşturma açıldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu'' dediği ve ardından da bireysel olarak suç duyurusunda bulunduğu Can Dündar'ın “terör örgütü kurmak ve yönetmek, kurulan örgüte üye olmak; terör örgütünün faaliyeti kapsamında siyasal veya askeri casusluk, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, soruşturmanın gizliliğini ihlal, Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlarından biri ağırlaştırılmış olmak üzere, iki kez müebbet ve 42 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Kendisi hakkında da defalarca daha sonra 159. maddeye dönüşen Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi gereğince dava edilen Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, bugün köşesinde gezici Can Dündar'a sahip çıktı ve açılan davayı sert bir dille eleştirdi.

Bayramoğlu köşesinde dün askerlerin benim hakkımda açtırdığı soruştuma ve davalar ile bugün Can Dündar için açılan soruşturma arasında hiç fark yok imasını yaptı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şahsen yaptığı suç duyurusunun devlet ve yürütmenin yargıya telkini ve müdahalesi olduğunu iddia etti.

Bayramoğlu, "Bunları, yarattığı tahribatı, en azından siyasi iktidar açısından tahrik ettiği kayıpları görmek ve düzeltmek çok mu zor?" diyerek bitirdi yazısını.

İşte Bayramoğlu'nun Cumhuriyet'in haberi ve Can Dündar için yazdıkları:

''DÜN İLE BUGÜN ARASINDA FARK YOK''

Bu satırları yazdıran Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında bir haberden dolayı yaptığı suç duyurusu oldu. Dün ile bugün arasında fark yok.

Suç duyurusundan kovuşturma kararı mı yoksa takipsizlik mi çıkacak bilmiyoruz.

Ancak cumhurbaşkanının doğrudan şahsını ilgilendirmeyen bir konuda, bir haberle ilgili olarak bu tür suç duyurusunun varlığı bile demokrasi açısından kabul edilemez ciddi bir durumdur ve ciddi sonuçlar doğurur.

''BU HALLER DEVLETİN YARGIYA MÜDAHALESİ OLARAK ANLAŞILIR''

Bu tür haller, devlet ve yürütmenin yargıya telkini ve müdahalesi olarak anlaşılır ve yaşanır.

Nasıl üzerinde üniforma olan bir orgeneral resmi yollarla olmasa bile siyasi iktidarı eleştirdiğinde kendi şahsının ötesinde bir gücü, bir tüzel kişiliği temsil ederse, nasıl böyle bir durum demokratik ülkelerde ciddi tepkilerle karşılaşırsa, bu, bir cumhurbaşkanı ve başbakan için de aynen geçerlidir.

''DEMOKRASİ AÇISINDAN USULSÜZLÜKTÜR''

Son dönemlerde siyasi gücün sık sık gazeteciler hakkında sert çıkışlar yaptığını, ithamlar da bulunduğunu görüyoruz. Haklılık, haksızlık bir yana, bu da, demokrasi açısından bir usulsüzlüktür.

Siyasi erk ve gazeteci arasında eşitsiz bir ilişki vardır. Siyasi erkin her sert çıkışı, hedef alması işi yaparken kritik bir bakışa sahip olmak durumda olan gazeteci için doğrudan ve dolaylı sonuçlar doğurur ve doğurmaktadır.

Bunları, yarattığı tahribatı, en azından siyasi iktidar açısından tahrik ettiği kayıpları görmek ve düzeltmek çok mu zor?

Yorumlara Git

Balıkesir’de korkutan deprem

Hakan Fidan'dan dikkat çeken sözler: İsrail, saldırı hazırlığında

Hakan Fidan: Suriye'de ateşkes uzayabilir

Hani kadın istihdamı nerede: Derin bir skandal sonucu mudur?

Cunta heveslisi disiplinsiz teğmenler hakkında ilginç karar