Gündem
YSK’ya baskıyı iktidar değil muhalefet yapıyor
AK Parti’nin İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine yönelik başvurusuyla ilgili MYK toplantısı sonrası CHP’nin yaptığı tehdit içerikli açıklamaya hukukçular tepki gösterdi: “YSK’yı ve milleti tehdit etmek yerine yasalara aykırı yapılan somut hukuksuzluklara cevap verin.”
İsmail Uğur yeniakit.com.tr
Dünkü MYK toplantısı sonrası CHP’den yapılan “Birbiri ardına yaptıkları itirazlar ve açıklamaların hiçbir maddi gerçekliği yoktur. Pusula şaşarsa, bunun bedelini ülkemiz ve demokrasimiz çok ağır öder. YSK bunun vebalini taşıyamaz. Ülkemiz, tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birini yaşarken, bu krizi daha da derinleştirecek bir hukuk krizine yol açılmamalıdır.” şeklindeki açıklamaya hukukçular tepki gösterdi.
YSK’ya baskıyı CHP yapıyor
Yeniakit.com.tr’ye konuşan Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Alaattin Varol, “Sayın Cumhurbaşkanımız her defasında YSK’nın bağımsızlığına vurgu yapıyor ve ‘ne karar verirse herkes uymalıdır’ diyor. CHP’den gelen açıklamalar ise tamamen YSK’yı baskı altına alma amacına yönelik. YSK eline gelen somut verilere bakarak bir karar verecek. Konunun ekonomik krizle, demokrasi krizi ile ne ilgisi var. Eğer bir demokrasiye aykırılıktan bahsedilecekse, YSK’nın onca somut delili araştırmadan konuyu kapatması demokrasiye aykırı olur. CHP adeta YSK’ya ‘konuyu kapat’ diyor. Ortada somut deliller yoksa eğer CHP’nin korkmasına gerek yok ama onlar da çok iyi biliyor ki İstanbul seçimlerinde yasalara aykırı, seçimlerin iptalini gerektirecek birçok somut olay var.” dedi.
46 bin kısıtlı seçmen oy kullanmış
YSK’nın bir yargı kurumu olduğunu ve kararlarını verirken dış baskılara ve ekonomik gerekçelere göre değil, ortadaki somut delillere göre hareket edeceğini belirten Varol, şöyle devam etti: “YSK Ak Parti’nin başvurusunda ortaya koyduğu delilleri ciddiye almış ki itiraz başvurusunu kabul etmiş. Bu araştırmalar sonucunda kararı YSK verecek. 46 bin kısıtlı seçmen oy kullanmış. Seçmen olması sonucu değiştirmez. Bu kişiler oy kullanmış mı kullanmamış mı. Bu sayı 13 binden fazlaysa seçimi değiştirecek nitelik arz ediyor. Bu otomatik olarak seçimin yenilenme sebebidir.” dedi.
900 sandık başkanı liste dışından seçilmiş
Özellikle Maltepe ilçesindeki sandık başkanlarının seçimiyle ilgili yasaya aykırılık olduğuna işaret eden Varol, “2018 yılında sandık başkanlarıyla ilgili yasal bir düzenleme yapıldı. O yasaya göre; mülki idare amiri ilçe sınırları içerisinde tüm memurları İlçe Seçim Kurulu’na gönderecek. İlçe Seçim Kurulu da bu gönderilen listedeki isimlerden sandık sayısının 2 katı kadar isim seçer.
Yasa bunu diyor. Maltepe’de mülki idare 3100 kişilik memur listesi göndermiş. Ancak gelin görün ki; Maltepe İlçe Seçim Kurulu 900 sandık başkanını bu listede hiç olmayan isimlerden atamış. İçinde İş Bankası çalışanları var. 130 tanesi uzak veya yakın akraba. FETÖ’den ihraç edilmiş isimler var. İstanbul’da oturmayanlar var. Bunların bir kısmı son bir yıl içinde Maltepeye taşınmışlar. Sandık başkanı olarak seçilen bu isimler rastgele mi seçilmiştir, hiç sanmıyorum. Bu görevlendirme tamamen yasaya aykırıdır. İstanbul genelinde 31 bin sandığın 18 bininde yasaya aykırı görevlendirmeler var. YSK yasaya aykırı şekilde yapılan sandık kurulu başkan seçimini elbette değerlendirecek ve ona göre bir karar verecek.” şeklinde konuştu.
CHP’nin açıklaması “YSK konuyu kapatsın” anlamı taşıyor
YSK’nın bu yıl ilk kez böyle bir itirazı değerlendireceğini belirten Varol, şöyle devam etti: “YSK tüm ilçe seçim kurullarına, yasaya aykırı görevlendirmelerle ilgili ‘Bu sandık kurulu başkanlarını neye göre belirledin’ diye sordu. Onlar da YSK’ya bir cevap verecek. Görevlendirmelerin kanuna aykırı olduğu kesin, bunda şüphe yok. Bu durumda AK Parti seçimin yenileneceğini düşünüyor. Tüm bunlara rağmen YSK’nın kararlarına da itiraz olmaz. Esas olarak CHP’nin açıklamaları YSK’yı baskı altına almaya yöneliktir. Kriz üzerinden tehdit ediyorlar. AK Parti dilekçeyi verdi, araştırın dedi. CHP ise ‘YSK hiçbir araştırma yapmasın tüm başvuruları reddetsin’ diyor. AK Parti’nin itirazlarına çıkıp delillerle cevap versinler o zaman. Hukuksal bir itiraz yapamıyorlar çünkü ortada somut deliller var. Kriz çıkar tehdidi üzerinde YSK’ya baskı yapıyorlar. YSK CHP’nin talepleri doğrultusunda karar verince bağımsız oluyor, aksi halde YSK’yı suçluyorlar.”