Ekonomi
Destekten yoksun kalma tazminatı
Murat Özdamar ve Muhammet Resuloğlu, emeklilik ve sosyal güvenlikle ilgili her konuyu siz okurlarımız için cevaplıyor.
Bir okurumuz, emekli maaşı alan eşinin bir inşaatta gece bekçiliği yaparken duvarın çökmesi sonucu öldüğünü, inşaat müteahhidinin kan parası olarak kendisine bir daire teklif ettiğini bu teklifi kabul edip etmemesi hakkında bizden açıklama istemiş.
Bir kimsenin kazayla ölümüne sebep olan, ölenin yakınlarına bir ödeme yapmaktadır. Halk arasında “kan parası” olarak ifade edilen bu ödeme esasında Türk Borçlar Kanununda yer alan destekten yoksun kalma tazminatıdır.
Türk Borçlar Kanununun 49 uncu maddesine göre, Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kanun, ölüm hâlinde uğranılan zararları; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olarak öngörmüştür.
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen, esasında Kanundaki bu üç ödeme toplamı olmakla birlikte esas yüksek olan ödeme destekten yoksun kalma tazminatıdır. Miktarı, ölenin bilinen son geliri dikkate alınarak ve tazminata hak kazananın, oluşturulmuş bir yaşam tablosundaki (PMF Tablosu) yaşına karşılık gelen ortalama yaşam ömrü gözetilerek belirlenmektedir.
Bir anlamda ölenin 60 yaşına kadar mevcut geliri 60 yaşından itibaren de asgari ücret geliri aldığı varsayımıyla beklenen yaşam süresinde elde edeceği gelir bulunmakla, bu gelir ölüme sebep olanın kusuruyla çarpılarak aile bireylerine hisseleri oranınca dağıtılmaktadır.
Ölüm iş kazasına bağlı ise bu kez ölenin kazadan önceki son üç aylık prim matrahı gözetilerek ölüm geliri hesaplanıp hak sahibi aile bireylerine de bu gelir hisseleri oranında maaş olarak bağlanmaktadır. İşte bağlanan bu iş kazası maaşı, SGK tarafından kazada kusuru bulunanlara, maddi tazminat hesabına benzer bir yöntemle peşin sermaye değeri olarak rücu edilmektedir. Böyle olunca da zararın bir bölümü SGK tarafından karşılanmış olduğundan SGK tarafından rücu edilen peşin sermaye değeri, hesaplanan bu maddi tazminattan indirilmektedir.
Konuyu daha basit hale getirerek bir örnekle açıklamak istiyorum. Kaza sonucu ölen sigortalının bilinen geliri ve beklenen yaşına göre hesaplanan tazminat tutarının 400 Bin TL, eşine düşen kısmı 200 Bin TL olup eşine 900 TL iş kazası maaşı bağlanıp bu maaşa karşılık gelen rücu tutarı da 120 Bin TL ise işveren tarafından ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatı 80 Bin TL olacaktır. Bir anlamda ölen eşin maddi zararı esas itibariyle 200 Bin TL olmakla birlikte bu zararın 120 bin TL kısmı SGK tarafından maaş yoluyla 80 Bin TL kısmı da işverenin ödeyeceği parayla karşılanmış olacaktır.
Bizden görüşümüzü isteyen okurumuza tavsiyemiz şudur: Tazminat hesabını bilen bir avukata/uzmana destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat hesaplatarak bağlanacak gelirden de bu miktarı düşürterek bulunan miktarı teklif edilen daire fiyatıyla karşılaştırıp karar vermesi olacaktır.