AKİT MENÜ

Gündem

Diziler toplumun temelini sarsıyor!

Her türlü ahlaksızlığın meşrulaştırıldığı dizilerde Türk İslam kültürü hiçe sayılmaya devam ediyor. Toplumun temelini oluşturan değerlerin ayaklar altına alınması geleceğe yönelik önemli endişeler doğuruyor.

Güncelleme Tarihi:

Türk İslam aile yapısı ve geleneklerini toplumdan söküp atmak isteyen odaklar, diziler ve filmler üzerinden propaganda yapıyor. Her türlü ahlaksızlığın meşrulaştırıldığı dizilerde Türk İslam kültürü hiçe sayılırken, toplumun temelini oluşturan değerlerin ayaklar altına alınması geleceğe yönelik önemli endişeler doğuruyor.

“Diziler kültür ve değerlerimizle çatışıyor”

Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Başkanı Ecevit Öksüz, “Seküler hayatın içerisinde en çok yıpratılan kurumun da aile olduğunu üzülerek görüyor, şahit oluyoruz. Toplumların sanat, kültür ve değerlerinin şekillenmesinde modern dünyada medyanın fonksiyonu çok üst seviyelere çıkmış durumda. Medyada ise değerlerimizle çatışan, aile kavramını yıpratan hatta dağıtma noktasına getirecek örneklere çokça rastlıyoruz. Hususen geniş izleyici kitlelerine ulaşan dizilerdeki çarpık ilişkiler, aldatmalar, ebeveyn ve çocuk/genç ilişkileri, cinsellik gibi konular maalesef büyük oranda değerlerimiz ve kültürümüzle çatışır vaziyettedir. Bazı gazetelerin üçüncü sayfa haberi diye tanımlanan olaylar dizi ambalajıyla çok daha geniş kitlelere adeta yol gösterircesine işlenmekte, ekranlara yansıtılmaktadır. Kültür ve değerlerimizin beşiği olan aile kavramının ve cemiyet hayatının dizilerdeki görüntüsü bizi, inancımızı, örfümüzü, kültürümüzü yansıtır şekilde olmalıdır. Bu bağlamda medya üst kurullarının, riyaset makamındaki ilgili kurumların denetleyici ve düzenleyici etkisi bir an önce devreye girmelidir” diye konuştu.

“Dizileri kadınları sıkıntıya sokuyor”

Ailenin son kale olduğunu ifade eden İletişimci Yazar Sosyolog Betül Şatır da, “Dış güçler aileyi tahrip etmeye çalışıyor. Küresel güçler tanımsız cinsiyet gibi şeyleri de destekliyor. Sırf dertleri aile olmasın. Neslin muhafazası mezhebin düzgün akışı kıyamete kadar gerçekleşmesin, insanlar güdülebilen, şuursuzca alışveriş yaptırılabilen, kök salamamış bir yaprak gibi sallansın istiyorlar. Diziler de aileyi parçalamada üstüne en son fermuarı çekiyor. Akşam eve geldiğinizde aile ile baş başa kalıyorsun. Günün kritiğini paylaşabileceğiniz anda da diziler devreye giriyor. TV dizilerinin sürekli tekrarları yayınlanıyor. Diziler şiddet bakımından, kadına bakış açısından çok sakat. Diziler kadını ailede hep belli bir tip olmalı, belli bir kalıpta olma zorunluluğu, belli bir güzelliği, belli bir yaşta sabitleme sıkıntısını doğuruyor. Dizilerde bir yandan da derli toplu evler, topuklu ayakkabılarla aile bireylerinin evin içinde bir ofis gibi geziyor olması. Sanki evde hiç ütü yapılmıyor gibi, çamaşır yıkanmıyor gibi gerçeklikle çok alakası olmayan ev profilleri var. Süreklide konunun çarpıcı olması için aile içi hep bir entrika oluyor” yorumunu yaptı.

Yorumlara Git

Dışişleri'nden 'Ortak Anlayış' belgesine ilişkin açıklama: AB'nin asılsız iddiaları çarpık anlayışın ürünü!

İletişim Başkanı Duran'dan skandal belgeye tepki AB objektiflikten uzak ve vizyonsuz

Türkiye Tolga Hava Savunma Sistemini aktif etti: Gökyüzü yangın yerine döndü

Detay tam bomba... "Pinç Oğuzhan"ın 'baraj patladı' videosuna beğeni yağdı

MSB'den EOKA'nın kanlı geçmişini hatırlatan video: "Unutmadık, unutturmayacağız"