AKİT MENÜ

Gündem

‘HDP, bir elim siyasette diğer elim Kandil’de olsun’ istiyor

7 Haziran seçimlerini Yeni Akit’e değerlendiren Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, çözüm sürecinden en fazla HDP’nin faydalandığını belirterek, “HDP’nin Kandil’i ikna etmesi, PKK’yı silahlı eylemlerden vazgeçirmesi gerekir. Fakat benim gördüğüm şekliyle HDP buna hazır değil. İstiyor ki, bir eli siyasette, diğer eli Kandil’de olsun. Türkiye bunu kabul edemez” dedi.

Güncelleme Tarihi:

MEHMET ÖZMEN / ANKARA - 7 Haziran seçimleri, alınan sonuçlar, hükümetin kurulamaması, bunun Batı ülkeleri ve İslam ülkelerindeki etkileri üzerine Akit’e önemli değerlendirmelerde bulunan Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, çözüm sürecinden en fazla faydalanan partinin HDP olduğunu belirterek, “HDP bir eli siyasette olsun, diğer eli Kandil’de olsun. Türkiye bunu kabul edemez” dedi.

7 Haziran’da sizce ne oldu da AK Parti’ye vatandaş tarafından tek başına iktidar olma şansı verilmedi?

Önce siyasetten başlayalım. Aslında sizin saydığınız krizler yani 2007’de 367 krizi, e-muhtıra ve diğerleri eski vesayetçi sisteme karşı inşa edilmiş çoğunluktur. Fakat yeni dönemde geleceğin Türkiye’sini inşa etmeye yöneldiğin zaman o vesayetle mücadele eden insanların görüşlerinin farklılaştığını görüyorsunuz. 13 yıllık bir iktidarsınız ve bu iktidarın yaptığı çok başarılı işler var. Hâlâ Türkiye açısından gelecek vizyonu olan tek parti AK Parti’dir. Demokrasilerde bir anlamda iktidar yıpranması, metal aşınması maalesef oluyor. Yüzde 50 çoğunluktan yüzde 41’lere düşen 8-10 puanlık bir aşınma var bunu da normal karşılamak lazım. Burada ‘AK Parti seçimi kaybetti mi kaybetmedi mi’ sorusu da çok tartışılabilir. Aslında Batı demokrasilerinde son 10 yılda yüzde 41 oy oranı almak neredeyse hayaldir. Bakın en son İngiltere’de yapılan seçimlerde David Cameron iktidara geldi ve aldığı oy oranı yüzde 37’dir. İtalya ise koalisyon hükümetlerinden bıktığı için yüzde 40 ve üzerinde oy alan partinin iktidara gelmesi için yasa çıkardı. Dolayısıyla AK Parti’ye de burada haksızlık yapmayalım, Ahmet Hoca’ya da haksızlık yapmayalım. Gerçekten yüzde 41’lik oy az bir oy değildir. Ak Parti’nin tabanında bir çözülme yoktur.

SOL KESİM CHP’YE DEĞİL, HDP’YE ÇALIŞTI

HDP’ye barajı sol kesim mi aştırdı?

Kafaları karıştıran bir durum yaşanmıştır. Çünkü Kürtlerin karşısına HDP diye bir parti çıkmıştır. Ve bu partinin başlattığı propaganda ile algı operasyonlarının yapıldığını düşünüyorum. Türkiye’nin geleneksel medyası dediğimiz medya ve sol kesim dediğimiz kesimin tamamı aslında  CHP’ye değil, HDP’ye çalıştı. Çünkü muhalefet partilerinin tek başına iktidara gelme şansları yoktu. Dolayısıyla tek hedef vardı. Ak Parti’nin tek başına iktidara gelmesini engellemek. Tüm strateji Ak Parti’ye iktidarı kazandırmamak olunca, bunun yolu HDP’ye yüzde 10 barajını geçirmekten geçiyordu. 6-7 Ekim olaylarına rağmen HDP’de bir kahraman ortaya çıkarıldı. Bundan sebep Selahattin Demirtaş aklandı ve şirin bir siyasetçi durumuna getirildi. Öyle ki CHP’nin tabanında yer alan Beyaz Türkler diye tanımladığımız kişiler ‘Anti Tayyip Erdoğan’ söylemi üzerinden yola çıkarak HDP’nin barajı aşmasında yüzde 2’lik bir kısmı oluşturdular.

HDP KANDİL’İ İKNA EDİP, PKK’YI SİLAH KULLANMAKTAN VAZGEÇİRMELİ

AK Parti’nin gerçekleştirmek istediği diğer yandan seçimlerde de onu yıpratan çözüm sürecinin akıbeti ne olacak sizce? HDP’nin bu konuda takip edeceği yolları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çözüm sürecinin devam edip etmeyeceği iki şeye bağlı. Birincisi; HDP’nin izleyeceği politikadır. HDP 26 şehirden milletvekili çıkardı. Bu durum Türkiye partisi olması demektir. Beyaz Türkler bile HDP’ye oy verebiliyorsa, bu noktada HDP’nin siyaseten ve ahlaken yeni sorumluluk yüklenmesi gerekir. Bu yeni sorumluluk ise, Türkiye’yi terör belasından kurtarmasıdır. Bunun için de HDP’nin Kandil’i ikna etmesi, PKK’yı silahlı eylemlerinden vazgeçirmesi gerekmektedir. Bu durum Türkiye’yi çok rahatlatır. Fakat benim gördüğüm şekliyle HDP buna hazır değil. İstiyor ki, bir eli siyasette olsun, diğer eli Kandil’de olsun. Türkiye bunu kabul edemez. Ak Parti de kuracağı koalisyon hükümetinde ortağını bu noktada çözüm sürecine ikna edemez. Koalisyon hükümetinde çözüm süreci konusunda radikal adımlar atılamaz; ki MHP sırf çözüm süreci olmasın diye de koalisyon yapmayabilir. Şu anda da kırmızı çizgisi budur zaten.

BATI SİSTEMİNE KAFA TUTAN, BAĞIMSIZ HAREKET EDEN AKTÖR İSTENMİYOR

Seçim sonuçları Batı, Ortadoğu özellikle İsrail penceresinden baktığımız zaman sizce nasıl değerlendirildi?

2015 Yılbaşında yeni yıla ilişkin öngörülen kehanetlerini açıklarken Graham E. Fuller beş kehanette bulunmuştu. Bulunduğu bu beş kehanetten birisi de Türkiye’de Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin gücünün zayıflayacağı şeklindeydi. Bu bir kehanet miydi yoksa proje miydi bilemiyorum ama ortada bir gerçek var ki, seçim sürecine giderken  Amerika’da New York Times’dan Guardian’a, ABD, İngiliz ve Alman basınına kadar herkesin bir tek hedefi vardı; ‘Bu seçimlerde AK Parti kaybetmeli.’ Seçim sonuçlarına baktığımız zaman da İsrail’in çok memnun olduğunu Şimon Peres kendi gazetelerinde açıkladı. Bu coğrafyada Batı sistemine kafa tutan, bağımsız hareket eden aktör istenmiyor. Mursi’nin cumhurbaşkanlığı nasıl Mısır’da önlendiyse aslında aynı dalga Türkiye’yi de etkilemeye çalışıyor. Türkiye’nin bu anlamda iradesinin kırılması ve geri adım attırılması ve bağımsız hareket edenlere ders verilmek isteniyordu. Bunun da kısmi olarak başarıldığını düşünüyorum.

HDP KULLANILAN BİR ARAÇTIR

Biraz önce İsrail’in, Şimon Peres’in açıklamasından söz ettiniz. O zaman İsrail HDP üzerinden Türkiye’yi etkilemeye ve yönlendirmeye mi çalışmıştır?

Bu konuda bir şey diyemem çünkü somut olarak ispatlanacak bir mesele değil ama onlar için önemli olan Tayyip Erdoğan’ın konuşan, açıklayan ve her konuşması Arap basınında ve dünyada yankı bulan bir özgüvenin bir şekilde kırılması isteniyordu. Dikkat ederseniz Gezi olaylarından beri, 17-25 Aralık’ın hedefi AK Parti değildi. ‘Tayyip Erdoğan’ın olmadığı bir AK Parti olsun’ istenmiştir. HDP bu anlamda kullanılan bir araçtır, enstrümandır. HDP’yi ya da Kürtleri çok sevdikleri için değil kendileri açısından hangi aktör AK Parti’yi zayıflatacaksa oraya yatırım yapıyorlar. Nitekim Gezi’den beri kullandılar.

KOALİSYON OLSA DA PARALEL YAPI İLE MÜCADELE SÜRER Mİ?

Türkiye’nin Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne birinci ve öncelikli tehdit olarak koyduğu Paralel Yapı ile mücadelede seçim sonuçları da göz önünde bulundurulduğunda devam eder mi?

Kurulacak olan koalisyona bağlı ama AK Parti kesimi Paralel Yapı ile mücadelede kararlılıklarını vurgulayacaklar, muhataplarına bunu anlatacaklar. Seçim sonuçlarına baktığınız zaman da doğrudan doğruya cemaatin çıkarlarını koruduğunu söyleyen bir parti görmedim ben. Gerek CHP ve gerekse MHP, kendi partilerinden aday olmak isteyen eski polis şeflerini kabul etmediler. Dolayısıyla bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

KURUCU İRADEYE GERİ DÖNÜLMESİ GEREKMEKTEDİR

Seçim sonuçlarına göre AK Parti’nin bir özeleştiri yapması gerekirse, sizce hangi unsurları göz önünde bulundurmalıdır?

Bir kere kamuoyuna dönüp, bilimsel yollarla kendisine oy verenleri ve vermeyenlerin neden verip vermediğini tespit etmesi gerekmektedir. Öngörülen değerlendirmelerden biri de 13 yıllık iktidardan sonra halktan kopma söz konusudur. Yine bu 13 yılın verdiği rahatlıktan sonra bir rehavete kapılmış olmaktır. Bunun yanında birçok insan belki görmüyor ama Ak Parti’nin eğitim, kentleşme gibi konularda çok ciddi eksiklikleri olduğu muhakkaktır. Eğitimde ve kültürde ranta izin verildiği gibi değerlendirmeler ver. Bunlara kulak verilmesi gerekir. Kurucu iradeye geri dönülmesi gerekmektedir. Ezilmişlerin, mağdurların, haksızlığa uğramışların partisi olarak ortaya çıktı. Yine gençlik kollarında da sıkıntı var. Bunun da çözülmesi gerekiyor.

Yorumlara Git

Yabancı psikolog bile dayanamadı: "Türk Dizileri Dünyayı Zehirliyor"

CHP’de yalan rüzgârı! Enver Aysever avukatlar üzerinden Özel ve İmamoğlu’nu mat etti!

Hadsizliğin böylesi! Kandil'in Meclis'teki sesi Gergerlioğlu’ndan bayat senaryo: Milletin kardeşliğine dil uzattı!

Yalan rüzgarı dindi, rakamlar konuştu! Sosyal medya fenomeninin BİM sepeti hesabı: Alım gücü iddiaları yerle bir oldu!

İstanbul'dan hissedilmişti: Balıkesir'deki depreme ilişkin art arda açıklamalar!