Aktüel
78 olayları ile Gezi aynı zihniyetin ürünü
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Eyicil, 1978 yılında yaşanan olayları çıkaran zihniyet ile Gezi olaylarını ortaya çıkaran zihniyetin aynı olduğunu belirterek, “78 olaylarında yer alan sol grubun içinde Alevi de var, Ermeni de var, diğer gruplar da var. Şimdiki Gezi olayları içinde de bunlar var” dedi.
Güncelleme Tarihi:
MEHMET ÖZMEN / KAHRAMANMARAŞ - Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Eyicil, 1978 Maraş olayları ve Gezi kalkışmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İttihat ve Terakki zihniyetinin bugün de devam ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Eyicil, “1978 yılında yaşanan olayları çıkaran zihniyet ile Gezi olaylarını ortaya çıkaran zihniyet aynıdır” dedi. Prof. Dr. Eyicil, 78 olaylarının içinde yer alan sol grupta Alevi ve Ermenilerin yer aldığını, Gezi olayları içinde de Alevi ve Ermenilerin bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Eyicil’in sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
- 1978 olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
O dönemde hem görevliydim, hem de bir gönüllü teşkilatta çalışıyordum. O dönemde gençler parçalanmıştı, bölünmüştü. Bir sağ taraf vardı. Bunlar ülkücülük adı altında toplanmıştı. Bir de sol taraf vardı. Bunlar da; TÖPDER, POLDER, TKİ, DEVGENÇ gibi topluluklarla anılıyordu. Aslında iki grup da dışarıdan kullanılıyordu. Bir grup o dönem iktidar olan CHP tarafından, diğer grup da muhalefet partisi sağcı gençlik olan MHP tarafından kullanılıyordu. Bu noktada şu akla gelebilir: “Milli Türk Talebe Birliği de sağcı gençlik değil mi?” Milli Türk Talebe Birliği kesinlikle bu olayların içine girmemiştir. Bu olayları, ülkenin, devletin, milletin zararına görmüştür. Talebe Birliği gençleri sömürmüyor, gençlere hizmet ediyor. Sağ ve sol gruplar gençleri sömürüyor, onları kullanarak bir yerlere varmaya çalışıyor. Görüş farkı bu. O dönemdeki olaylar içine biz gençlerimizi sokmadık, bugün de olaylar içinde değiliz.
- 1978 olaylarıyla Gezi ayaklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- O dönemde nasıl ki sağ ve sol gruplar yerli ve yabancı gruplar tarafından desteklenerek bir istikrarsızlık oluşturulmak istendiyse şimdi de aynısı istenmektedir. Türkiye’nin istikrar bulmasını istemediklerinden bu tür olaylar hep desteklenmiştir. Mesela 78 olaylarından sonra Maraş’ta ciddi bir kalkınma oldu. Yine 28 Şubat’tan sonra ülkemizde bir kalkınma, istikrar oldu. Bu istikrarı istemediklerinden bu olaylar desteklendi. Bu arkadaki güçler; yerli büyük sermayedarlardır. Bunların da kökeni genelde gayrimüslimlere dayanır. Genellikle de karşımıza sosyal demokrat olarak çıkarlar. İkincisi de; dış güçler... Türkiye’nin kalkınmasını Avrupa Birliği kesinlikle istememektedir. Büyük bir Türkiye’yi istemiyorlar. Bunun için de parçalamak, dağıtmak istiyorlar. Bu güçlerin uzantıları da mevcuttur. Gezi olaylarının içerisinde bulunanlarla 78 olaylarının içerisinde bulunanların zihniyeti aynı. 78 olayları ile Gezi olaylarını aynı zihniyet yapmıştır.
“İTTİHAT VE TERAKKİ ZİHNİYETİ BUGÜN DE DEVAM EDİYOR”
- 78 olaylarındaki zihniyet bu dönemde de devam ediyor mu?
- Evet, aynı İttihat ve Terakki zihniyeti bugün de devam ediyor. Bunların kafasında öncelikle İslam, daha sonra da Türk düşmanlığı var. Çünkü İslam’ın bayraktarlığını Türkler uzun süre sürdürmüştür. Diğer bir mesele de ekonomik kalkınmayı istememeleridir. Kesinlikle büyük Türkiye’yi, güçlü bir ekonomiyi, bağımsız idare edilmeyi ve Türk milletinin kendi iradesiyle ayakta durmasını istemiyorlar.
“GEZİ OLAYLARIYLA 78 OLAYLARININ NEDENİ AYNIDIR”
- Türkiye’de Alevi-Sünni problemi var mı?
- Bu tarihi olay eskiden beri devam edip, geliyor. 78 olaylarının içinde yer alan sol grubun içinde Alevi de var, Ermeni de var, diğer gruplar da var. Şimdiki Gezi olayları içinde de bunlar var. Yani nerede devletin istikrarına olumlu veya olumsuz etki eden bir musibet varsa hemen bunların içinde yer alıyorlar. Ama unutmamak gerekir ki sermayesiz bu olaylar olmaz. Mutlaka bu olayların arkasında sermaye vardır, bürokrasi vardır, idari mekanizma vardır. Terör içten ve dıştan beslenmezse ayakta duramaz. Her iki dönemde yaşanan olayların nedeni aynıdır.
“SÜNNİLERE KARŞI ALEVİLERİ TEHDİT GİBİ YANSITIYORLAR”
- Alevi meselesi kullanılıyor mu?
-Dış güçler Alevi meselesini zaman zaman kullanıyor. Sünnilere karşı Alevileri tehdit gibi yansıtıyorlar. Maraş’taki Aleviler Sünnilere karşı yüzde 1 oranında bile tehdit değildir. Sünniler kendilerini ev sahibi, Alevileri de kendileri ile yaşayan kardeşleri olarak görüyorlar. Fakat kardeşlik anlaşmasını bozan maalesef ki Aleviler.
“BAŞBAKANIMIZIN ÇÖZÜM SÜRECİNİ YÜRÜTMESİ AKLİ BİR KARARDIR”
- Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bugün Başbakanımızın çözüm sürecini bu şekilde yürütmesi akli bir karardır, doğru bir karardır. Güneyiyle doğusuyla, kuzeyiyle batısıyla biz bir bütünüz. Kürtler de bu bütünün bir parçasıdır. Bu durumu bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Eğer böyle görmezsek Kürtlere başkası sahip çıkar. Kürtlere sahip çıkarak da bizi böler. Zaten Büyük Ortadoğu Projesi’nde de bu var. Bir miktar Irak’tan, bir miktar Suriye’den, bir miktar bizden, bir miktar da İran’dan alıp İsrail gibi bir devlet kurmak amaçları. Bunu isteyen, Türkiye’nin büyümesini istemeyen devletler. Yani İran, Irak, Suriye, Türkiye bölgeleri arasına bir tampon bölge oluşturmak istiyorlar. Tabii bunun gerçekleşmesi bizim maddi ve manevi çıkarlarımıza aykırı. Türkiye’yi idare edenlerin böyle bir boşluğa düşeceğini sanmıyorum.
İttihat ve Terakki zihniyetinin bugün de devam ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Eyicil, “1978 yılında yaşanan olayları çıkaran zihniyet ile Gezi olaylarını ortaya çıkaran zihniyet aynıdır” dedi. Prof. Dr. Eyicil, 78 olaylarının içinde yer alan sol grupta Alevi ve Ermenilerin yer aldığını, Gezi olayları içinde de Alevi ve Ermenilerin bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Eyicil’in sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
- 1978 olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
O dönemde hem görevliydim, hem de bir gönüllü teşkilatta çalışıyordum. O dönemde gençler parçalanmıştı, bölünmüştü. Bir sağ taraf vardı. Bunlar ülkücülük adı altında toplanmıştı. Bir de sol taraf vardı. Bunlar da; TÖPDER, POLDER, TKİ, DEVGENÇ gibi topluluklarla anılıyordu. Aslında iki grup da dışarıdan kullanılıyordu. Bir grup o dönem iktidar olan CHP tarafından, diğer grup da muhalefet partisi sağcı gençlik olan MHP tarafından kullanılıyordu. Bu noktada şu akla gelebilir: “Milli Türk Talebe Birliği de sağcı gençlik değil mi?” Milli Türk Talebe Birliği kesinlikle bu olayların içine girmemiştir. Bu olayları, ülkenin, devletin, milletin zararına görmüştür. Talebe Birliği gençleri sömürmüyor, gençlere hizmet ediyor. Sağ ve sol gruplar gençleri sömürüyor, onları kullanarak bir yerlere varmaya çalışıyor. Görüş farkı bu. O dönemdeki olaylar içine biz gençlerimizi sokmadık, bugün de olaylar içinde değiliz.
- 1978 olaylarıyla Gezi ayaklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- O dönemde nasıl ki sağ ve sol gruplar yerli ve yabancı gruplar tarafından desteklenerek bir istikrarsızlık oluşturulmak istendiyse şimdi de aynısı istenmektedir. Türkiye’nin istikrar bulmasını istemediklerinden bu tür olaylar hep desteklenmiştir. Mesela 78 olaylarından sonra Maraş’ta ciddi bir kalkınma oldu. Yine 28 Şubat’tan sonra ülkemizde bir kalkınma, istikrar oldu. Bu istikrarı istemediklerinden bu olaylar desteklendi. Bu arkadaki güçler; yerli büyük sermayedarlardır. Bunların da kökeni genelde gayrimüslimlere dayanır. Genellikle de karşımıza sosyal demokrat olarak çıkarlar. İkincisi de; dış güçler... Türkiye’nin kalkınmasını Avrupa Birliği kesinlikle istememektedir. Büyük bir Türkiye’yi istemiyorlar. Bunun için de parçalamak, dağıtmak istiyorlar. Bu güçlerin uzantıları da mevcuttur. Gezi olaylarının içerisinde bulunanlarla 78 olaylarının içerisinde bulunanların zihniyeti aynı. 78 olayları ile Gezi olaylarını aynı zihniyet yapmıştır.
“İTTİHAT VE TERAKKİ ZİHNİYETİ BUGÜN DE DEVAM EDİYOR”
- 78 olaylarındaki zihniyet bu dönemde de devam ediyor mu?
- Evet, aynı İttihat ve Terakki zihniyeti bugün de devam ediyor. Bunların kafasında öncelikle İslam, daha sonra da Türk düşmanlığı var. Çünkü İslam’ın bayraktarlığını Türkler uzun süre sürdürmüştür. Diğer bir mesele de ekonomik kalkınmayı istememeleridir. Kesinlikle büyük Türkiye’yi, güçlü bir ekonomiyi, bağımsız idare edilmeyi ve Türk milletinin kendi iradesiyle ayakta durmasını istemiyorlar.
“GEZİ OLAYLARIYLA 78 OLAYLARININ NEDENİ AYNIDIR”
- Türkiye’de Alevi-Sünni problemi var mı?
- Bu tarihi olay eskiden beri devam edip, geliyor. 78 olaylarının içinde yer alan sol grubun içinde Alevi de var, Ermeni de var, diğer gruplar da var. Şimdiki Gezi olayları içinde de bunlar var. Yani nerede devletin istikrarına olumlu veya olumsuz etki eden bir musibet varsa hemen bunların içinde yer alıyorlar. Ama unutmamak gerekir ki sermayesiz bu olaylar olmaz. Mutlaka bu olayların arkasında sermaye vardır, bürokrasi vardır, idari mekanizma vardır. Terör içten ve dıştan beslenmezse ayakta duramaz. Her iki dönemde yaşanan olayların nedeni aynıdır.
“SÜNNİLERE KARŞI ALEVİLERİ TEHDİT GİBİ YANSITIYORLAR”
- Alevi meselesi kullanılıyor mu?
-Dış güçler Alevi meselesini zaman zaman kullanıyor. Sünnilere karşı Alevileri tehdit gibi yansıtıyorlar. Maraş’taki Aleviler Sünnilere karşı yüzde 1 oranında bile tehdit değildir. Sünniler kendilerini ev sahibi, Alevileri de kendileri ile yaşayan kardeşleri olarak görüyorlar. Fakat kardeşlik anlaşmasını bozan maalesef ki Aleviler.
“BAŞBAKANIMIZIN ÇÖZÜM SÜRECİNİ YÜRÜTMESİ AKLİ BİR KARARDIR”
- Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bugün Başbakanımızın çözüm sürecini bu şekilde yürütmesi akli bir karardır, doğru bir karardır. Güneyiyle doğusuyla, kuzeyiyle batısıyla biz bir bütünüz. Kürtler de bu bütünün bir parçasıdır. Bu durumu bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Eğer böyle görmezsek Kürtlere başkası sahip çıkar. Kürtlere sahip çıkarak da bizi böler. Zaten Büyük Ortadoğu Projesi’nde de bu var. Bir miktar Irak’tan, bir miktar Suriye’den, bir miktar bizden, bir miktar da İran’dan alıp İsrail gibi bir devlet kurmak amaçları. Bunu isteyen, Türkiye’nin büyümesini istemeyen devletler. Yani İran, Irak, Suriye, Türkiye bölgeleri arasına bir tampon bölge oluşturmak istiyorlar. Tabii bunun gerçekleşmesi bizim maddi ve manevi çıkarlarımıza aykırı. Türkiye’yi idare edenlerin böyle bir boşluğa düşeceğini sanmıyorum.