AKİT MENÜ

Gündem

'Ramazan bizi değiştirmeli'

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Akit’e konuştu. Görmez; “Biz Ramazan’ı değil, Ramazan bizi değiştirmeli. Bunun için lütuf ve ihsan ayı Ramazan’ın ruhaniyetine ve maneviyatına kendimizi bihakkın teslim edelim. Kendimizi Ramazan’ın şefkatli ellerine teslim edelim. Ramazan’ın bizi değiştirmesine izin verelim” dedi.

Güncelleme Tarihi:

Rahmet ve mağfiret ayı, 11 ayın sultanı Ramazan ayına da Allah’ın izniyle kavuştuk. İslam dünyasında Ramazan ayına kavuşmanın heyecanı yaşanıyor. Biz de bu ayın önemini, maneviyatını ve nasıl geçireceğimizi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile konuştuk.

Sayın Başkanım, Ramazan Müslümanlar için ne ifade ediyor? Ramazan’ın İslâm’daki yerinden ve öneminden söz eder misiniz?

- Bizi bu mübarek aylara eriştiren Rabbimize sayısız hamd ü senalar olsun. Şükürler olsun ki bu aylara eriştik. Cenab-ı Rabbü’l-âlemîn her birimizi bu ayın fazl u kereminden, rahmet ve bereketinden feyz alanlardan eylesin!

On bir ayın sultanı ve örneği olan Ramazan-ı şerif, nefislerimizi terbiye eden oruç ibadetiyle, Resul-i Ekrem (sas) ile Cebrail (as) arasındaki geleneği canlandıran mukabelesiyle, hatimleriyle, gençlerle, çocuklarla, kadınlarla, cemaatiyle camilerimizi neşelendiren teravihiyle, kadrimizi yücelten Kadir gecesiyle, varoluş sadakamız olan fıtır sadakasıyla, bereketli sahurlarıyla, sevinçli iftarlarıyla, itikafıyla, zikir ve tesbihatıyla, dua ve niyazıyla, yardımlaşma ve dayanışmasıyla, oruçlunun neşesi Ramazan Bayramıyla gerçekten son derece önemli bir ay.

Ramazan bizlere, değerlerimizi, sorumluluklarımızı, kendimize çeki düzen vermemizi sağlayan ilkeleri, ahlak ve fazilet ölçülerini, dostluk, arkadaşlık, akrabalık ve komşuluk ilişkilerimizi, fakirleri, kimsesizleri, aç ve açıkta olanları, mazlum ve mağdurları, kardeşliğimizi, ümmet olma bilincimizi yeniden hatırlatıyor.

Efendim, Ramazan ayı bizlere neleri getirmektedir? Ya da Ramazan’ın bize kazandırdıklarından bahsedebilir misiniz?

- Ramazan, her yıl yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i bizlere yeniden getirir. Yeni bir can, yeni bir ruh üflemek için gelir. Başta vatan sathı olmak üzere bütün yeryüzünü bir mabede dönüştürür. İradelerimizi eğiten bir mektep, bir okul olur. Bu mektebin gayesi rahmettir, mağfirettir, arınmaktır, takvadır. İnsana, eğitilmiş ve beşerî arzularının egemenliğinden kurtulmuş hür bir irade kazandırmaktır.

Bu mektepte sahurun bereketi, mukabelenin sevabı, iftarın sevinci, neşesi ve coşkusu, teravihin huzuru, teheccüdün güzelliği, ibadetin manevî hazzı, imsak ve sabır, oruç ibadetinin himayesi, gündüzün sıyamı gecenin kıyamı vardır. Kendimizi camide ibadete vakfettiğimiz itikâf; kadrimizi yücelten Kadir Gecesi; malımızı temizleyen zekât; varoluş sadakamız fıtır; fakirlere, yetimlere, kimsesizlere, dullara, düşkünlere yardım vardır.

Toplumun sosyal yaralarını Ramazan’ın şifalı elleriyle sarmak vardır. Zenginin, yoksulun hâlini anlaması vardır. Nimetlerin kadrini bilmek ve Allah’a karşı şükür görevini hatırlamak vardır. Nezaket, zarafet, kardeşlik, dayanışma ve paylaşma vardır. Kötü alışkanlıklara son vermek, iyiden, güzelden yana yeni sayfalar açmak, ahlâkı güzelleştirmek vardır. Hakkı, hakikati, adaleti ve sevgiyi tesis etmek vardır.

Kısaca Ramazan taattir, hasenattır, kurbettir; Cenab-ı Hakk’a yakın olmadır. Ramazan, bir kültürdür, bir medeniyettir, bir dünya görüşüdür. Ramazan, İslâm’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlâkını bütün insanlığa gösteren bir rahmet ve bağışlanma ayıdır.

RAMAZAN'LA DEĞİŞMEK

Çocuklara yönelik Ramazan ayında neler yapılmalıdır?

- Çocuğun dünyasında orucun yeri bambaşkadır. Evvela Ramazan’ı bekler. Ailesindeki ve çevresindeki konuşmalar ona kutlu bir misafirin geleceğini haber verir. Ramazan bütün görkemi ile geldiğinde evde bir değişim başlar. Çocuk bu değişime katılmaya çalışır. Sahura kalkar. Büyükleri “uyu” dese de o, dinlemez sahurda uyanır. İftar vaktini sabırla bekler. Kulağı ezan sesindedir. Çocukla oruç arasında bir iyilik ırmağı akar. Oruçla, teravihle, iftarla, sahurla çocuk kutsal bir dünyaya girer ve o dünyanın içinde yaşar.

Bazen anneler, çocuklarına kıyamaz ve sahura uyandırmazlar. Ama bu neşeden onları mahrum etmemek, hatta gönüllü olarak, ikna ederek çocukları sahura kaldırmak lazımdır.

Özellikle Ramazan’da çocuklar ilk günlerde neşe içerisinde camiye gelirler. Tabii ki çocukluklarını orada da gösterirler. Bunun kadar tabii bir şey olamaz. Belki koşturacaklar, belki ses çıkaracaklardır. Bir konuşmamda şunu söylemiştim; “camide cemaatle namaz kılarken arka saflarda gülüşen çocuk sesleri yoksa gelecek nesiller adına korkun.” Bundan dolayıdır ki; hiçbir mü’min, hiçbir çocuğun gönlünde ve muhayyilesinde, cami ile ilgili kötü anı oluşturabilecek bir söz ve davranış içerisinde olamaz. Hatta diyorum ki; kendisine hâkim olamayıp, çocuklara bu yanlışlığı yapacak olan kimse teravihe gelmesin daha iyi. Çünkü herhangi bir çocuğun hafızasında ve muhayyilesinde din-i mübin-i İslam’ın şiarı ile ilgili acı bir hatıra, kötü bir iz, yaralı bir bilinç oluşturmak, kebâir denilebilecek büyük bir günahtır.

Efendim, Ramazan’da aslolan nedir? Acaba Ramazanlar giderek değişiyor mu?

- Bugün İslâm dünyasında “Ramazan’la değişmek”le “Ramazan’ı değiştirmek” arasında gidip gelen yeni bir takdim formu dikkat çekmektedir. Oysa aslolan ve doğru olan Ramazanla değişmektir. Ramazanda değişmek, onun etkili manevî ortamında değişimi gerçekleştirmek, murâd-ı ilahî’ye uygun birer kul olarak bu sınavlardan geçmek her bir Müslüman için kuşkusuz en büyük bahtiyarlıktır. Ramazan’ın Kur’an ve sünnetle oluşmuş geleneğini korumak gerekir. Biz Ramazan’ı değil, Ramazan bizi değiştirmeli. Bunun için lütuf ve ihsan ayı Ramazan’ın ruhaniyetine ve maneviyatına kendimizi bihakkın teslim edelim.

SOFRALAR İSRAF SOFRASI OLMASIN

Lüks iftar programlarını nasıl buluyorsunuz?

- Üzülerek ifade etmeliyim ki gösterişli iftar programları, sınıf ve itibar esasına dayalı ihtişamlı davetler, Ramazan’ı yanlış bir şekilde bir tür eğlence, karnaval ve festival havasında terennüm eden eğilimler, giderek dikkat çekmeye başladı. Kanaatimce insanlık durumumuzu Yüce Rabbimiz indinde tahkim etmenin yolu, lütuf ve ihsan ayı Ramazan’ın ruhaniyetine ve maneviyatına bihakkın teslim olmaktan, yeniden yapılanmaktan ve değişmekten geçmektedir.  Ramazan’ın coşkusu bir eğlence, şatafat ve gösteriye dönüşmemelidir. Bu iftar sofraları asla israf sofralarına dönüşmemelidir.

GÖSTERİ ARACI OLMAMALI

İftar çadırlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- İftar çadırları başlangıçta tamamen güzel bir düşüncenin ürünü olarak, yoldan geçenlerin ve yolda kalanların bir çorbayla iftarını açması düşüncesiyle ortaya çıkmıştır. Ancak bu gayenin dışına çıkarak bir gösteri aracına dönüştürülmemesine özellikle yerel yönetimlerin ve kamu hizmeti yapanların dikkat etmesi gerekir.

YARIN: İnfakta yarış yapmalıyız

 

Yorumlara Git

İsrail aşığı sahte alimin oğlu bakın nerede ortaya çıktı: Kürtlere ‘PKK’ saflarında savaşıp ölün’ diyordu

Suriye’deki gelişmeler İngilizleri üzdü! Haritası çizilen Türkiye’den Harita çizen Türkiye’ye

Milyonların yüreğine su serpen haber nihayet geldi! Bakan Bayraktar’dan o iddialara tokat gibi cevap!

Bu da oldu! Hamam böçekli pizza yedirdiler

Müjdeyi Vali verdi: 100 bin öğrenciye aylık 2 bin TL yemek desteği!