AKİT MENÜ

Gündem

Şimşek: Fetullah Gülen ile hep samimiydi

Yeni Söz Gazetesi yazarı Erdal Şimşek, Süleyman Demirel'in ölümünün ardından sergilediği yayın politikası dolayısıyla Akit Gazetesi'ne hakkını verdi. Şimşek, ayrıca Demirel'in paralel yapıyla olan bağlantısına da vurgu yaptı.

Güncelleme Tarihi:

Yeni Söz Gazetesi yazarı Erdal Şimşek, Süleyman Demirel'in vefatının ardından sergilediği yayın politikası dolayısıyla Akit Gazetesi'ne hakkını verdi. Demirel'in paralel yapının lideri Fetullah Gülen ile olan bağlantılarına da değinen Başak, ceberrut devletin sembolü, simgesi ve uygulayıcısı ifadelerini kullandı.

İşte Başak'ın söz konusu makalesi:

Demirel öldü diyorlar. Allah ameli ile; "272 ayet günümüze uygun değildir", "bana Sağcılar silah kullanıyor dedirtemezsiniz", "Başörtülüler Suudi Arabistan'da okusun" ve İslam'a hakaret eden, Müslümanları aşağılayan, 28 Şubat Darbesi'nde girdiği pozisyonu ile Şeriat-ı garrayı Muhammediye'ye mugayır tüm sözleri ile muamele etsin ona. Amin.

Demirel, her zaman otoriteden yana oldu. Ceberrut devletin sembolü, simgesi ve uygulayıcısı oldu.

12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinden önce Sol siyaset sokağa hakimdi. Süleyman Demirel o dönemde Sol'a karşı devletin yanında yer aldı.

28 Şubat aşağılık İsrailci askeri darbe sırasında muhafazakarlar sokağa egemendi. Bu sefer de Müslümanlara karşı cephede yer aldı.

Kur'an-ı Kerim'in çocuklara okutulması yasağına onay verdi

Sonra da Kur'an'dan yüzlerce ayetin hükmünün kalktığını söyledi.

Müstafi vaiz Fetullah Gülen ile hep samimi idi.

Süleyman Demirel'in ölüm haberi benim için İslami kesimin turnusol kağıdı oldu.

Ömrünü halka, İslam'a ve Müslümanlara karşı cephede geçirmiş Demirel'in ölümüne "Müslümanların bakışı" oldukça önemliydi.

Ölüm haberini okuduğumda, Rasulullah aleyhisselam'ın Kaab bin Eşref'in ölüm haberini alırken hissettiği duyguların benzerini hissettim. Çünkü Nebevi metot bunu gerektiriyor.

Yeni Söz, Milat ve Akit gazetesinin haricindeki "mahalleli gazete"lerin alayı Demirel güzellemeleri ile doluydu. Ayıp olmasın babında da bir iki aleyhte cümleler de serpiştirmişlerdi haberlerin arasına.

Süleyman Demirel güzellemeleri ile gazeteleri dolduranlar, aslında "Müslümanca duruş"tan ne kadar beri olduklarını bir kez daha gösteriyor. Ve akla şu soruyu getiriyor: "Bunlar Sağcı mı, Müslüman mı?"

Yerlerin ve göklerin rabbi olan Allah, Fussilet Sûresi 33. ayette şöyle der:

Dolayısıyla, Müslüman sıfatının önüne veya arkasına bir sıfat takılması anlamsız olduğu gibi, başka ayetlerde de bu sıfatların sakıncaları hakkında detaylı bilgi verir. Ve bu sıfatların, "günahkarlıktan fasıklığa, münafıklıktan müşrikliğe kadar" kadar çeşitli sapkınlıklar olduğunu izah eder inananlara.

Dolayısı ile Demirel'in ölümü, "Müslümanların sağcılığı" ya da "sağcıların Müslümanlığı" gibi ciddi bir sorunun varlığına işaret etmiştir.

1980'lerde siyasete döndükten sonra Süleyman Demirel kimlerin yanında veya nerede pozisyon aldı?

Bu soruların cevabı açıktır: Demirel, muhafazakar, mütedeyyin ve İslam mü'minlerine karşı cephede yer aldı.

Laikperest cenahın "başkumandanlığı"na soyundu. Çeteci askerlerin Müslüman millete yaptığı her türlü zulmün merkezinde yer aldı.

Müslüman kimliğinden dolayı Necmettin Erbakan'a kurulan bütün desiselerin kirli tezgahların, ayak oyunlarının ya içinde yer aldı ya da kurgulayıcısı oldu.

Refah-Yol hükûmetini yıkmak için Doğru Yol Partisi'nde istifa ettirdiği 20'nin üzerinde milletvekiline Demirel'e (veya Demire) Tapanlar Partisi'ni kurdurdu Danasol hükûmetini kurdurdu.

Bu hükûmet kurulduktan sonra;

Müslümanlara Arabistan yolu gösterilmedi mi?

İmam Hatip okulları kapatılmadı mı?

Kur'an-ı Kerim'in 12 yaşından küçüklere öğretilmesi yasaklanmadı mı?

"İkna Odaları"nda ikna olmayan kızlarımızın başları zorla açılmadı mı?

Başörtülü olduğu için okuldan atılan ve gösteri sırasında Bursalı bir minik İmam Hatipli kızın ölmesinden sorumlu değil mi?

Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Fatih Hilmi oğlu gibi başörtüsü karşıtlarının hamisi ve onları atayan "Nurlu Süleyman" değil miydi?

On binlerce kızın hayatını karartan kararları imzalayan Demirel değil mi?

Türkiye'yi ABD'nin, İsrail'in kucağına oturtan, yine aynı Demirel değil mi?

Ve İslam'a, Müslümanlara yapılan sayısız zulme ortak olmuş Süleyman Demirel, "Müslüman mahalle"nin kalemşorlarının güzellemeleri aslında bir gerçeği daha ortaya çıkarıyor: Sağcı kafa ile Müslüman mahallesinde gazetecilik yapmak. Bu sağcı kafadandır ki Müslüman Mahalleye hitap eden gazeteler satmıyor televizyonlar izlenmiyor.

Demirel'e güzellemeler bir hakikati bir saflaşmayı daha ortaya koymuştur: "İslamcı" ve "Müslüman" aydın. İslamcılar Demirelnameler yazarken, Müslümanlar, hakikati dile getirdiler.

 

Yorumlara Git

İtalya'dan, İsviçre'ye sert tepki Sapkın barcı diplomatik krize yol açtı

Ateşkes İsrail için sadece kağıt üzerinde: Gazze'de sivil katliamı durmuyor!

Ünlüler soruşturmasında iğrenç iddia! Önce şişe çevirmece sonra uyuşturucu

Eski SDG’liden itiraf üstüne itiraf: ABD silahlarını satıp belediye bütçelerini yağmalamışlar

Avrupa ülkesinde alarm verildi Bu da Görüntülü arayan kral tuzağı